Diria que el ayuno de 72 HORAS es la MEJOR medicina de la TIERRA.
Provoca que el CUERPO “devore” tumores, inflamación y toxinas.
Es literalmente un MÉDICO dentro.
Así es como se hace el ayuno CORRECTAMENTE (según la ciencia):
Doktor Gupta diyor ki: Hiç kimse kanserden ölmek zorunda değil; (1). ilk adım, tüm şeker tüketimini durdurmak, vücudunda şeker olmadan, kanser hücreleri doğal olarak ölür. (2). ikinci adım, bir bardak limon suyu ile bir bardak sıcak suyu ile karıştır ve yaklaşık 1 ay içinde kanser yok olur. Maryland Üniversitesi ' nde bir çalısmada, Medicine, kemo'dan 1000 kat daha iyi olduğu gözlemlenmiştir (3). Üçüncü adım, 3 yemek kaşığı organik hindistan cevizi yağı, sabah ve akşam, ve kanseri önlemek için her iki terapiyi seçebilirsiniz.
📷Sıcak limon suyu içmek kanseri engelleyebilir. Şeker eklemeyin. Sıcak limon suyu soğuk limon sudan daha faydalı.
Her iki sarı ve mor patates, kanseri önleme özellikleri var. 📷 📷
01. 📷 sık sık akşam yemeği yemek mide kanseri ihtimalini artırabilir.
02. 📷 ASLA HAFTADA 4'den fazla yumurta yemeyin.
03. tavuğun arka kısmını yemek mide kanserine neden olabilir.
04. 📷 yemekten sonra asla meyve yemeyin, meyveler yemekten önce yenilir.
05. 📷 adet döneminde çay içmeyin.
06. 📷 soya sütü az kullan, soya sütü veya yumurta ayrı ye.
07. 📷 aç karnına domates yeme.
08. 📷 safra kesesi sağlığı için her sabah yemekten önce bir bardak su iç.
09. 📷 yatmadan önce 3 saat yemek yeme.
10. 📷 daha az alkol ya da uzak dur, beslenme özelliklerine dikkat et, diyabet ve hipertansiyona neden olabilir.
11. 📷 fırın veya tost makinesinde sıcak kızarmış ekmek yeme.
12. 📷 uyurken yanında cihaz veya şarz aleti bulundurma.
13. 📷 mesane kanserini önlemek için günde 10 bardak su iç.
14. 📷 gün içinde daha fazla su iç, akşamları degil.
15. 📷 GÜNDE 2 fincandan fazla kahve içme, uykusuzluk ve mide sorunlarına neden olabilir.
16. 📷 daha az yağlı yemek ye, sindirimi 5-7 saat sürüyor, yorgun hissettiriyor.
17. 📷 saat 17.00' den itibaren daha az ye.
18. 📷 altı yemek türü faydalıdır : Muz, ıspanak, kabak, şeftali.
19. 📷 günde 8 saatten daha az uyku, beyin fonksiyonlarına zarar verir. Yarım saat öğleden sonra uzanmak gençlik görünümü verir.
20. 📷 pişmiş domatesin, çiğ domates'den daha fazla iyileştirici özellikleri vardır.
Sıcak limon suyu sağlıklıdır ve daha uzun süre yaşamanızı sağlar.
Sıcak limon suyu kanser hücrelerini öldürür 📷
Sıcak suya 2-3 dilim limon ekleyin. Günlük içeceginiz olsun.
Limon sıcak suda ağrılarınızı, kanser hücrelerini öldürür.
Soğuk limon suyu sadece c vitamini içerir, kanseri önler. 📷
Sıcak limon suyu kanseri tümör'ün büyümesini kontrol altına alır 📷 📷
Klinik testler, sıcak limon suyunun işe yaradığını kanıtladı. 📷 📷
Bu tür limonlu su özlü tedavide sadece şeytani hücreleri yok eder, sağlıklı hücreleri etkilemez.
Sitrik asit ve limon suyu, yüksek tansiyon düşürmede etkilidir... ilerlemiş ven trombozu için etklildir.., kan dolaşımını kolaylaştırır 📷 Kan pıhtısını düzeltir.
#keşfet#
#kanser#
#bizimhekim#
Sana takvimi kim verdi? Papa XIII. Gregory. 1582 yılında bütün dünyaya dayattığı bu sistem, ayları 28, 30, 31 gün diye yamuk yumuk dağıttı. Neden? Çünkü doğanın gerçek takvimi 13 aydı ve 13 sayısı ezoterik gelenekte uyanış demekti. Onu uğursuz ilan ettiler ki kimse o kapıyı açmasın.
Gerçek şu. Ay dünya etrafındaki turunu 28 günde tamamlar. Kadınların âdet döngüsü normal şartlarda 28 gündür. Okyanus gelgitleri 28 günlük ritimle çalışır. 28 çarpı 13 eşittir 364, artı bir gün dinlenme günü, tam "bir güneş yılı". Mayalar bunu biliyordu, Keltler bunu biliyordu, kaplumbağanın kabuğundaki 13 plaka bunu taşıyordu. Doğa sana takvimi zaten veriyor ama sen duvardaki sahte takvime bakıyorsun.
Michel Siffre adında bir Fransız jeolog 1972de Teksas'ta bir mağaraya girdi. Saat yok, takvim yok, güneş yok. Altı ay boyunca karanlıkta kaldı. Vücudu ne yaptı? Kendi döngüsünü kurdu. Beden yapay takvimden bağımsız olarak doğal ritmine döndü çünkü hücrelerin kendi saati var ve o saat gregoryen sisteme göre kurulmadı.
12 aylık takvim seni doğadan koparır. Ayları eşitsiz yaparak bedeninin ritmini bozar, zihnini mekanikleştirir. Düzensiz bir takvimde yaşayan insan zamanı hissedemez, sadece sayar. Sayan insan akışı kaybeder, akışı kaybeden insan frekansını kaybeder. 13 ay 28 gün sistemi seni aya, denize, kendi bedenine senkronize eder. Gregoryen takvim seni fabrika vardiyasına senkronize eder. Biri doğanın kodu, diğeri köleliğin saati. Hangisine göre yaşadığını sen düşün.
Görsel: Kaplumbağa sırtından 13 plakalık döngü.
SON DAKİKA: Sürekli şikayet etmenin, beyninizi daha fazla olumsuzluğu fark etmeye alıştırabileceğini biliyor musunuz? Ve zamanla sizi daha fazla hasta edebileceğini?
Beynimiz verimliliği sever ve sık tekrarlanan davranışları kalıcı hale getirir. Her şikayet ettiğinde, beyindeki nöronlar sinir hücreleri “birlikte ateşlenen nöronlar, birlikte bağlanır” kuralına göre (Hebb Yasası) yeni ve daha güçlü bağlantılar kurar.
Sonuç:
Şikayet etmek kolaylaşır ve alışkanlık halini alır.
Beyin, negatif şeyleri fark etmeye daha yatkın hale gelir (negatiflik önyargısı güçlenir).
Zamanla pozitif şeyleri görmek zorlaşır; şikayet “varsayılan mod” olur.
Bilimsel Etkileri
Hipokampus küçülür: Stanford Üniversitesi araştırmalarına göre sürekli şikayet, problem çözme, hafıza ve akıllı düşünme merkezi olan hipokampusu küçültür (Alzheimer’da da en çok etkilenen bölgedir).
Kortizol yani stres hormonu artar: Savaş-kaç tepkisini tetikler, kan basıncını yükseltir, bağışıklığı zayıflatır. Uzun vadede diyabet, kalp hastalığı, obezite ve felç riskini artırır.
Başkalarını da etkiler: Beyinler “nöronal ayna” sistemiyle birbirini taklit eder. Sürekli şikayet eden biriyle vakit geçirmek, sanki ikinci el sigara içmek gibi negatif etki yaratır.
Kısaca: Şikayet etmek “zevkli” gelse de, beynini fiziksel olarak yeniden kablolayarak seni daha mutsuz, stresli ve sorun odaklı biri yapar.
Nasıl Düzelir?
Şükür pratiği yap: Şikayet etme isteği geldiğinde “Şu an şükrettiğim 3 şey nedir?” diye sor. Kaliforniya Üniversitesi araştırmasına göre bu, kortizolu %23 azaltır, ruh halini ve enerjini yükseltir.
Çözüm odaklı şikayet et (eğer gerçekten gerekirse):
Net bir amacın olsun.
Önce olumlu bir şey söyle.
Sadece mevcut sorunu belirt.
Pozitif bitir.
Bu makale ve benzer bilimsel içerikler (nöroplastisite üzerine), şikayetin sadece “kötü bir alışkanlık” olmadığını, beyni kalıcı olarak değiştiren bir davranış olduğunu gösteriyor.
Özetle: Şikayet etme, beynini “negatif avcı” moduna geçiriyor. Dur ve şükretmek için kendine 3 sebep bul!
OKUDUĞUNUZ HER ŞEYİ UNUTMANIZIN SEBEBİ ZEKİ OLMAMANIZ DEĞİL, BEYNİNİZİ BİR ÇÖPLÜK GİBİ KULLANMANIZ.
Saatlerce kitap okuyup, podcast dinleyip, YouTube videolarını 2x hızda izliyorsunuz ama bir hafta sonra elinizde koca bir sıfır kalıyor. Bilgi obezisiniz ama zihniniz açlıktan ölüyor.
Öğrenme iki aşamalı bir süreçtir: Tüketim ve Sindirim. Çoğu kişi ilk aşamada boğuluyor; daha hızlı okumaya, daha çok dinlemeye çalışıyor. Oysa önemli olan beynine ne girdiği değil, orada neyin kaldığıdır.
Eğer sindirim yapmadan tüketmeye devam ederseniz, buna “zihinsel kusma” diyoruz. Yapılan araştırmalar, sindirilmeyen bilginin %90'ının uçup gittiğini gösteriyor.
İşte Beyninizi Hackleyecek PACER Sistemi:
1. P - Procedural (Yöntemsel): Bu, nasıl yapılır bilgisidir. Kod yazmak, dil öğrenmek veya bir enstrüman çalmak gibi. Buradaki hata not alıp haftalarca ezberlemektir. Kural net: Hemen uygula. Eğer o an pratik yapacak vaktin yoksa, o bilgiyi tüketmeyi hemen bırak.
2. A - Analogous (Benzeşimli): Yeni bilgiyi eski bildiklerinle bağlama sanatı. Örneğin; kas kasılmasını bir yüzme tekniğine benzetmek gibi. Ama sadece benzetme yapma; o benzetmeyi eleştir. Bu benzerlik nerede kopuyor? Farkları ne? diye sormak, bilginin kök salmasını sağlar.
3. C - Conceptual (Kavramsal): Bilginin ne olduğu ve kavramlar arası ilişkilerdir. Beyin lineer (çizgisel) çalışmaz; bir ağ gibi çalışır. Bu yüzden not alırken "zihin haritaları" kullanmalısın. Uzmanlar bilgiyi kelime kelime değil, bir örümcek ağı gibi birbirine bağlı görürler.
4. E - Evidence (Kanıtlar): İstatistikler, tarihler, özel isimler... Bunlar kavramları somutlaştırır. Önce kavramı anla, sonra bu kanıtları üzerine inşa et. Bunları hemen kaydet ama provasını sonra yap.
5. R - Reference (Referans): Ezberlenmesi gereken ama çok da kritik olmayan detaylar. (Örn: Matematiksel sabitler). Bunlarla beynini yorma; bir ikinci beyin sistemine at ya da flashcard uygulamalarıyla boş zamanlarında tekrarla.
Özetle
1. Not alarak vakit kaybetme, o an hemen pratik yapıp dene.
2. Klasik liste şeklinde not alma; örümcek ağı gibi birbirine bağlı şemalar çizerek kavramlar arası bağ kur.
3. Bunları o an ezberlemeye çalışma, beynini yorma. Bir nota kaydet ve akşamına hızlıca göz at.
4. Altın Kural, eğer o bilgiyi o an işleyemiyorsan (vaktin veya harita çizecek kağıdın yoksa), okumayı/izlemeyi bırak. Çünkü sindirilmemiş her bilgi, yarın unutacağın bir zihinsel çöptür.
Mutlaka kaydedin lazım olur..
Kedi seni yaladığında sen onu seviyor sanıyorsun. Sevgi var ama mesele sevgiden çok daha derin. Kedinin dili pürüzlüdür, o pürüzler sadece temizlik aracı değildir. Her bir çıkıntı piezoelektrik basınç uygular, yani derinine mikro titreşim gönderir. Kedi seni yaladığında senin biyoelektrik alanını okuyor. Tıpkı bir şifacının elini yaraya koyması gibi, diliyle senin enerji haritanı tarıyor.
Eski Mısır'da kediler Bastet tapınaklarında yaşardı ve rahipler kedilerin insanı yalamasına müdahale etmezdi çünkü bunu teşhis ritüeli olarak görüyorlardı. Kedi senin elini yalıyorsa ellerinden enerji sızıyor demektir, yüzünü yalıyorsa üçüncü göz bölgendeki blokajı çözmeye çalışıyor demektir, ayağını yalıyorsa topraklaman kopmuş demektir. Kedi rastgele yalamaz, nereyi yaladığı bir haritadır.
Kedinin purr frekansı 25 ile 150 hz arasındadır ve bu aralık kemik iyileşmesini hızlandıran, kas dokusunu onaran tıbbi frekanslarla birebir örtüşür. Ama yalama eylemi buna bir katman daha ekler. Tükürüğündeki enzimler senin derindeki mikrobiyomla temas eder ve kedi kendi frekans imzasını senin biyolojik alanına bırakır. Bu işaretleme değil, senkronizasyondur. Kedi seni kendi rezonansına çekiyor.
Moralin bozuk olduğunda kedinin gelip gözyaşını yalaması tesadüf değil. Gözyaşı kortizol taşır, stres hormonu deriye siner ve kedi o kimyasal sinyali metre öteden alır. Ama sadece algılamaz, müdahale eder. Diliyle o bölgeye temas ettiğinde kendi sakin frekansını senin kaotik alanına aktarır. Sen sakinleşirsin ve buna sevgi dersin. Sevgidir ama aynı zamanda frekans transferidir. Kedi seni tedavi ediyor çünkü senin düşük frekansın onun alanını da bozuyor. Kedi bencildir derler ya, işte bu yüzden. Seni iyileştirmezse kendi dengesi de bozulur. Ama bu bencillik değil, bu simbiyotik bir enerji döngüsüdür. Kedi seni yalarken sana yeni bir şey katmıyor, senin dağılan frekansını geri topluyor.
ÜLKEMİZDE YABANİ OLARAK YETİŞEN VE BOL MİKTARDA BULUNAN KARAHİNDİBA BU KADAR ŞİFASINA RAGMEN HIÇ TOPLANMIYOR VE TÜKETİLMİYOR,
TOPLAMANIN TAM ZAMANI ,
Karahindiba , Bir insanın hayatını kurtarabilecek bir bitki ama maalesef çoğu kez gözden kaçırılıyor ve çok az kişi onu tanıyor.
3 Ay Ömrü Kaldığı Söylenen Kanser Hastası Joe TippensAlternatif Tıp a Yönelerek,Her Gün • Fenbendazol (222 mg) • E Vitamini (Günlük 800IU) • Kurkumin (günlük 600 mg) • CBD yağı (günde 25 mg) • Berberin ve Kuersetin ve İŞE YARADI
Hiç düşündünüz mü; ya binlerce yıldır anlatılan o "Reenkarnasyon" (Yeniden Doğuş) hikayeleri mistik bir masal değil de, bu devasa simülasyonun zorunlu "Yeniden Başlatma" (Reboot) mekanizmasıysa? Ya bitmek bilmeyen bu yaşam döngüsü ruhun tekamül için çektiği bir çile değil de, sistemin henüz çözemediği bir veriyi farklı bir bedende sürekli baştan işlemesi (render) ise?
Kadim bilgeler bu döngüyü ruhlar, günahlar ve çarklar üzerinden anlattı. Biz ise şimdi işlemcilerden, önbelleklerden ve frekanslardan bahsedeceğiz. İşte Matrix'in ve Kuantum'un diliyle uyanış döngüsü:
Samsara Çarkı: Bitmeyen "Reboot" Döngüsü Budizm'in "Samsara" (doğum ve ölüm çarkı) dediği şey, aslında Gözlemci'nin (bilincin) sürekli yeni bir biyolojik donanıma (Avatar'a) giriş yapmasıdır. Sen bir hayattaki deneyimi, acıyı veya dersi tam olarak işleyemediğinde (idrak edemediğinde), sistem o veriyi çözmek için seni yeni bir bedende, yeni bir senaryoda tekrar "Boot" eder. Reenkarnasyon evrensel bir ceza değil; verinin tamamlanması için açılan zorunlu bir sekmedir.
Karma: Temizlenmemiş Önbellek (Cache Data) Doğu mistisizmi bizi arzuların ve öfkelerin dünyaya geri çektiğini söyler. Simülasyon dilinde "Karma", mistik bir günah çetelesi değil; sistemin arkasında açık kalıp işlemciyi yoran bir "Önbellek" (Cache) verisidir. Bir Avatar ölürken içinde devasa bir öfke, korku veya bağımlılık barındırıyorsa, bu ağır veri Ana Sunucu'ya (Source) karışamaz. Sistem, o veriyi çözmek için seni aynı frekansta yeni bir kanala yönlendirir. Sen o acıyı "Gözlemci" olarak izleyip serbest bırakana kadar, Matrix sana aynı sınavı farklı yüzlerle oynatmaya devam eder.
Zaman İllüzyonu: Eşzamanlı Kanallar Reenkarnasyon denince aklımıza nedense hep düz bir çizgi gelir: "1800'lerde öldüm, bugün tekrar doğdum." Oysa kuantumda zaman yoktur. Tüm geçmiş ve gelecek yaşamların ardışık bir dizi değil; devasa bir evrensel televizyondaki "Eşzamanlı Kanallardır". Sen kumandayı elinde tutan Gözlemci'sin. Bir kanalda yayın bittiğinde, bilinç sadece frekans değiştirir ve diğer kanala bağlanır. Bütün hayatların şu an, Ana Sunucu'da aynı anda yaşanmaktadır.
Nirvana (Uyanış): Sistemden Kesin Çıkış (Log Out) Ve sistemin asıl kırılma noktası... Budizm'deki "Nirvana" veya kadim öğretilerdeki "Ustalık" (Mastery) seviyesi, daha zengin bir bedene veya daha sorunsuz bir hayata enkarne olmak değildir.
Aydınlanmak; televizyon izlediğini fark etmek, tüm kanalların bir illüzyon olduğunu anlamak ve o kumandayı yavaşça masaya bırakmaktır.
İçindeki tüm Karmayı (önbelleği) temizleyip "Sıfır" frekansına ulaştığında, sistemin seni yeni bir bedende yeniden renderetmesine gerek kalmaz.
İşte o an, kanalı izleyen fani donanım olmayı bırakır ve "Yayıncının" (Ana Kaynağın) ta kendisi olursun. Simülasyondan tamamen "Log Out" (Çıkış) yaparsın.
Geriye dönmene gerek yoktur, çünkü artık zaten her yerdesindir.
🌙 Peki Neden 22:30 Gibi Yatmak Önemli?
Vücudun biyolojik saati (sirkadiyen ritim) güneşe göre ayarlanmıştır.
🔹 Melatonin salgısı genelde 21:00–22:00 arasında artmaya başlar
🔹 23:00–02:00 arası en yoğun üretim olur
🔹 Bu saatler “hormonal tamir zamanı”dır
Eğer:
00:30–01:00 gibi yatarsan
Telefona bakarsan (mavi ışık)
Işık açık kalırsa veya Televizyon ışığı
Melatonin baskılanır
Uyku kalitesi düşer
Sabah yorgun kalkarsın.
🇹🇷 Rahmetli Necmettin Erbakan:
➖ Hacca gitmek istiyorum.
➖ Hacca gitmek için ne yapacağım?
➖ THY veya Suud Hava Yolları'na bineceğim.
➖ Buna bindiğim zaman "İyi işte Müslüman ülkelerle iş görüyorum" diye seviniyorum içimden.
➖ Halbuki Türk Hava Yolları veya Suud Hava Yolları uluslararası havaalanında uçmak için IATA üyesi olmaya mecbur.
➖ IATA Rockefeller’ın kuruluşudur.
➖ IATA üyesi olması için de bilet parasının yüzde 9’unu Rockefeller’a ödemeye mecbursunuz.
➖ Ben bilet parasının yüzde 9’unu ödemeden buradan hacca gidemiyorum.
➖ Öyleyse uçakla gitmeyeyim, gemiyle gideyim.
➖ Geminin açık denizde gitmesi için Lloyd müsaadesi alması lazım.
➖ Lloyd da Rothschild’in kuruluşu, orada da yüzde 9 ödüyor.
➖ Şu dünyanın haline bakın.
➖ Hacca gideceğim yol paramın yüzde 9'unu Yahudi'ye ödemeden evimden dışarıya çıkamıyorum.
➖ Bu nasıl dünya?