@OzanStark@Dervisderin I pad kullanıyor onun için varmı Windows misali bir plan çünkü hiç anlamadığım konular ..ilkokul 1 e anlatır gibi anlaymışınız aynısının varsa ıpad versiyonu lütfen
Platform üyemiz Ahmet Yavuz Karaca'nın 15 Eylül Pazar Günü (Önümüzdeki Pazar) yapılacak olan İstanbul Veteriner Hekimler Odası seçimine dair meslektaşlarımıza mesajı var⤵️
İstanbul St.Joseph hazırlık sınıfı 982,50 evet 28 bin Euro evet bir milyon .yazıyla da rakamla da Euro bazında da .ipin ucu kaçmış ama nereye acaba ??(sadece okul ücreti .yemek servis kitap forma hariç)
KANSER, TEK BAŞINA KİMSEYİ ÖLDÜRMEZ.
Soğuk bir Aralık sabahı Çapa’daki odasının kapısından içeri giren, üniversiteyi bitireli birkaç yıl olmuş genç bir biyologdu.
Kapıyı iki kere çaldıktan sonra kafasını uzattı.
─ Hocam müsait misiniz?
Biyoloji Bölümü’nden Avni Bey gönderdi beni… Aramıştı sizi…
─ Hatırladım, hatırladım. Melanoma (cilt kanseri) genetiği ile ilgili çalışıyormuşsun, gel içeri gel...
Yüzünde son nefesini verirken bile eksilmeyen o tatlı gülümsemeyle genç adama
“Kahve mi içersin çay mı?”
Diye sordu.
─Zahmet olmasın hocam… Bir iki sorum vardı. Onları sorup sizi çok yormadan gideyim ben…
─Zahmet filan olmaz. Ben de şimdi tomografiden çıktım. İki laflarız işte…
Genç adam duraksadı.
─Meme kanseri tedavisi görmüştüm.
Geçti bitti diyorduk.
Bugün öğrendim ki karaciğerimde de küçük bir leke varmış.
“Küçük bir leke”..
Dediği, memesinde başlayan kanserin vücuduna yayıldığının ilk haberiydi aslında.
Genç adam durumunun farkına varınca, endişe dolu bakışlarla, nazikçe;
─ Daha sonra rahatsız edeyim sizi isterseniz? dedi.
Hoca güldü ve
─ Çevrende hiç kanser teşhisi konan oldu mu çocuk?”
Diye sordu.
─ Hayır hocam..
Dedi genç adam.
─ Bak o zaman sana ilk dersi veriyorum:
Bu KANSER denen mikrop TEK BAŞINA HİÇBİR GÜCÜ OLMAYAN ZAVALLICIKTIR.
Kanser tek başına kimseyi öldürmez; ölümcül olmak için,
YALNIZLIK..
ÇARESİZLİK..
UMUTSUZLUK..
MUTSUZLUK..
ÜZÜNTÜ..
STRES arar.
Ona bu fırsatı vermezsen, er ya da geç çeker gider.
O yüzden sen şimdi hocanı bu zavallı mikropla yalnız bırakmayı çıkar aklından ve anlat bakalım..
Ne yapıyorsun, ne ediyorsun?
Böyle tanışmıştık Hocam Türkan Saylan’la.
“Tanışmıştık”
Diyorum ama bazen tanımak için tanışmak yetmiyor.
Bazı insanları tanımak için onları yaşamak, anlamak, attıkları her adımdan, ağızlarından çıkan her heceden bir şey öğrenmek gerekiyor.
Hoca da öyle biriydi.
O gün kapısından çıkarken
“Sakın ha literatürü açıp
‘HOCANIN NE KADAR ÖMRÜ KALDI?”
Diye bakma..
Literatür insan hikâyesi yazmaz, rakam yazar.” Demişti.
Aradan geçen yıllar içerisinde Hocayı çok daha yakından tanıma fırsatım olmuştu.
Ne zaman başım sıkışsa telefona sarılıyordum.
Bir gün
“Ben bilim adamı olmaktan vazgeçtim Hocam!”
Diye aradım.
Kızacağını sanıyordum.
Kızmadı.
Sadece bir öğüt verdi ki hâlâ kulağıma küpedir:
“İNSAN OLMAKTAN VAZGEÇME YETER.”
Hoca haklıydı.
Her karar aslında bir vazgeçiştir…
O yüzden vazgeçebilirdi insan birçok şeyden ama insan kalmakta israr etmeliydi.
Böyle bir Mayıs ayında kaybettik
Türkan Hoca’yı…
“Kanserden öldü.”
Dediler.
Yalan!
HOCAYI KANSER ÖLDÜRMEDİ.
Genç kızlar da okula gidebilsin diye hayatını ortaya koyan..
Bu ülkenin yetiştirdiği en aydınlık yüzlü kadındı Türkan Saylan.
Onu ölüm döşeğinde
“TERÖRİST” ilan edenler öldürdü.
Onu televizyonların canlı yayınlarında, gazete köşelerinde “MUHABBET TELLALI” ilan eden medya pez...nkleri öldürdü.
Bakmayın siz şimdi kurdukları sahnede oynadıkları “masum” rollerine…
Türkan Saylan’a ölüm döşeğinde
‘DARBECİ’ diye operasyon yapılırken sessiz kalan, cenazesine katılmaya tenezzül etmedikleri gibi bir çiçek bile göndermeye KORKANLAR yüzünden öldü Hoca.
Tanıştığımız gün kapısından çıkarken “Bakma” dediği o literatüre Türkan Hocam öldüğü gün bakmıştım.
Biliyor musunuz ne yazıyordu? “EN FAZLA BİR SENE…”
Oysa Hoca o günden sonra tam 13 sene DAHA YAŞADI.
Ve bıraksalar belki bir 13 sene daha yaşayacaktı…
Hatırlıyor musunuz ne söylemişti?
“Kanser kimseyi tek başına öldürmez…”
CandaşTolgaIşık
KafaDergisi
Mayıs2015...
SonerOğuz 🧭
…
Yobazına…
Şeriatçısına…
Bölücüsüne…
Teröristine…
Hırsızına…
Arsızına…
Uğursuzuna…
İş bilmeyen yöneticisine…
Adam kayıran idarecisine…
Menfaatini önde tutanına…
İlkelerini anlayamayanına…
Işığınla aydınlanmayanına…
Yolundan yürümeyenine…
Seni sevemeyene…
Seni bilemeyene…
Seni öğrenemeyene…
Seni öğretemeyene…
Velhasıl cümlesine rağmen…
Velhasıl bunların hepsine rağmen…
İlelebet izindeyim ben Atam…
İlelebed de öyle kalacağım…
Ruhun şad olsun…
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bir yüksek mahkeme olmakla beraber, Anayasa Mahkemesi karşısındaki konumu herhangi bir mahkemeninkine denk bir mahkemedir. Yargıtay'ın AYM kararına direnmesiyle Sulh Ceza Mahkemesinin AYM kararına kafa tutması arasında fark yoktur. Anayasa Mahkemesi, ülkemizin, kararları istisnasız tüm mahkemeleri bağlayan yegane ve en üst yargı merciidir.
Anayasa Mahkemesi üyelerinin görevlerinin ifası çerçevesinde kullandıkları oy sebebiyle Yargıtay eliyle suç duyurusuna muhatap olmaları, olsa olsa ceza hukuku alanında Yargıtay'dan adalet ve hakkaniyet tesisine dair bir rol bekleyen toplumu yaralar.
Bu tür, eskalasyon odaklı ve "inceldiği yerden kopsun" tavırlı kararlar, hukuk tekniği içerisinde değerlendirilemezler. "Kime ne mesaj verilmeye gayret ediliyor", sorusunun sorulmasını kaçınılmaz kılan, "bu cesaret nereden alınıyor" sorusunun cevabını "hukuktan" kelimesiyle verememe halidir.
Bu karara imza atan Yargıtay 3. Ceza Dairesi hakimlerinden herhangi birinin "sizce Anayasa Mahkemesi ne işe yarar, görevi nedir ve bu görevi nasıl ifa eder" sorusuna Anayasal çerçevesi içerisinde doğru cevap verip de imza attıkları bu kararla da o verdikleri cevapla tutarlı kalmaları mümkün değildir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu kararının Anayasa Mahkemesini tatil etmeye yönelik sonuçlarını umursamama lüksüne sahipse, bunun bedelini, hukukun üstünlüğüne saygı beklentisi olan, bir hukuk devletinde yaşama arzusu olan tüm toplum öder.
Marşımızı hep birlikte coşkuyla söyleyen ve bu anlamlı klibi oluşturmamızı sağlayan binlerce güzel kalpli insana kocaman teşekkür ederim. ❤️🤍🇹🇷 #Parla
https://t.co/Vi2yyCMQWg
Nejat İşler’in hastasıyız…
İnsan olarak da…
Oyuncu olarak da…
Cesaret diyor bakın burada…
Cesaret çok mühim bence de….
Bir şeyleri değiştirebilmek için…
Yeni bir dünya inşa edebilmek için…
İlk lazım olan şey…
En çok gereken şey cesaret…
Unutmayın…
Bunu sakın aklınızdan çıkartmayın…
Cesaret…
1)Denetim raporu 6 -28 Şubat dönemini kapsamaktadır.
Tüm dernek gelirimiz 2.994.991 TL’dir
Deprem bölgesi mal/hizmet alımlarına ilişkin nakit çıkışları ise Şubat’ta 409.162.000 TL
Mart’ta 361.841.944 TL
Mart ayında sözleşmesi olan ve vadesi bekleyen ödeme ise 310.097.786 TL dir.
Şimdi...
Her kim ki memnun değilse geçen 20 seneden...
Ve yeni bir iktidar hayali varsa yüreğinde...
Artık kavga, ayrılık, tartışma bitti...
Şimdi birlik zamanıdır...
Birliktelik zamanıdır...
Hayırlı olsun Türkiye...