Biz sevdiklerimizin, dostlarımızın sağ salim özgürlüklerine kavuşacak olmasının sevincini yaşarken; birileri oturdukları konforlu alanlardan, sırf kendi koltuklarını ve siyasi rantlarını koruma uğruna 'yapıcı eleştiri' maskesi altında bu süreci baltalamaya çalışıyor.
İsmail Beşikçi’nin şu doktor tarafından mütemadiyen paylaşılan videolara ne kadar rızası var, en azından kendisinin gündelik hayatını bu kadar paylaşmadığını biliyoruz. Yazık çevresinden birileri bu duruma bir dur dese keşke.
🟢Sevgili Amedspor taraftarları, değerli Amed halkı kutlamalar esnasında silah ile ateş açmak kendimize ve etrafımızdaki insanlara zarar verebilir ve ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabilir.
🔴Lütfen silah sıkmadan, ateşli herhangi bir alet kullanmadan kutlamaları devam ettirelim🙏🏻 @amedskofficial
#Amedspor
Arjen Ari’nin yazdığı, büyük usta Mehmet Atlı’nın besteleyip seslendirdiği “Mıhemedo” parçasını dinlerken hafızamdaki yansımaları yapay zekâyla canlandırdığım bu video, büyük usta Mehmet Atlı’ya armağanımdır.
“Ebeveynlerinizi, sizi yanlış yöne sevk ettikleri için suçlamanın da bir son kullanma tarihi vardır; dümene geçecek yaşta olduğun an, sorumluluk sana aittir...”
Her metin her açıklama o kadar yapay zeka ürünüyüm diye bağırıyor ki; imla hatası olan bazen anlatım bozukluğu olan yer yer bağlanamamış cümlelerin olduğu metinleri özlediğimi fark ettim.
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında 7/24 erişilebilir bir danışma ve yönlendirme hattı oluşturduk.
Paylaşarak yaygınlaştırmanızı rica ediyoruz.
#kadındayanışmasıyaşatır
Bu derin yoksulluğun ve sosyal devlet mekanizmalarının eksikliğinin sonucudur.Engelli bir çocuğa sahip her ebeveynin ömrü boyunca içten içe taşıdığı en büyük korku: ‘Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak?’Oysa bir sosyal devlette, hiçbir ebeveynin bu korkuyu hissetmemesi gerekir.
Diyarbakır’da çöp toplayan bir kadınla ilgili paylaşımlara bakıyorum. Oysa dayanışma için birinin yoksulluğunu, çaresizliğini gösteren bir videoyu beklemeye gerek yok. Bu şehirde hâlâ, derin yoksulluğu dayanışmayla aşmaya çalışan kurumlar, insanlar var.
Keşke destek olmak isteyenler bu kurumlara ulaşsa. Üstelik Diyarbakır’da yaşıyorsanız, bu manzaralar zaten her gün gözünüzün önünde. Bir insanın rızası olmadan, yaşam mücadelesini bu kadar teşhir etmek ne kadar etik, gerçekten düşünmek gerekiyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’de şöyle bir şey diyor: "Ne yaşadığım hayatı beğeniyor, ne yenisine gidebilecek kudreti kendimde buluyordum…” sanırım arafta kalma ve yeteri kadar gönüllü olmamaktan.
Sizce insanlar neden değişemiyor?
Çevremizde hayatı, düşünceleri, alışkanlıkları ya da kariyer seyrini köklü şekilde değiştirebilen insan sayısının bu kadar az olma sebebi nedir?
Bu çalışma için oy vermenin son saatlerindeyiz.
Birbirinden güzel projeler geldi; biz okurken hem keyiflendik hem de heyecanlandık.
Şimdi karar, sizlerin oylarını bekliyor. 🌿
https://t.co/q1ccoxpNEA
🗳️ 'Katılımcı Bütçe' Oylaması Başladı: Kent İçin Kararı Halk Veriyor 💬
📌 Büyükşehir Belediyemiz ve Diyarbakır Kent Konseyi iş birliğiyle, halkın karar alma süreçlerine katılımını sağlamak amacıyla "Katılımcı Bütçe" uygulamasını başlattık. “Haydi Diyarbakır! Kentin için oy ver, kararı sen ver!” sloganıyla yürütülen bu çalışma, belediye yatırımlarının yurttaş taleplerine göre şekillenmesini hedefliyor. Yurttaşlarımız, kentin öncelikli ihtiyaçları için hazırlanan projeleri 10 Ekim tarihine kadar inceleyip oylarını kullanabilecek.
Projeleri incelemek ve oyunuzu kullanmak için:
🔗 https://t.co/wWbSB5oZG5
🗳️ Dengdana 'Bûdçeya Beşdarî' Dest Pê Kir: Biryara Bajêr Gel Dide 💬
📌 Bi hevkariya Şaredariya me ya Mezin û Konseya Bajêr a Amedê, me sepana "Bûdçeya Beşdarî" da destpêkirin da ku beşdarbûna gel di pêvajoyên biryargirtinê de pêk were. Ev xebat, ku bi dirûşma "Haydê Amed! Ji bo bajarê xwe deng bide, biryarê tu bide!" tê meşandin, armanc dike ku xizmetên şaredariyê li gor daxwazên welatiyan bên teşedayîn.
Welatiyên me dikarin projeyên ku ji bo pêdiviyên sereke yên bajêr hatine amadekirin, heta 10’ê Cotmehê lêkolîn bikin û dengên xwe bi kar bînin.
Ji bo ku hûn projeyan lêkolîn bikin û dengê xwe bi kar bînin:
🔗 https://t.co/wWbSB5oZG5
🗳 Raydayîşê 'Butçeya Beşdare' Dest Pêkerd: Şar Seba Bajarê Xo Qerar Dano 💬
📌 Bi hemkarîya Şaredarîya Ma ya Amedî ya Şaristanê Girdî û Konseya Bajarî ya Amedî seba ke beşdarîya şarî ya prosesê qeraran bikerê, ma tatbîqê “Butçeya Beşdare” da destpêkerdene. Xebata ke bi sloganê “Hadê Amed! Seba Şaristanê Xo Ray Bide, Qeraran Ti Bide” yena kerdene, pê yeno waştene ke buçteya şaredarî goreyê waştişanê şarî bêra xebitnayene.
Şar eşkeno heta 10ê teşrîna verêne projeyan ra biewnîyo ray bido kamcîn verê bêro viraştene.
Seba raydayîş û ewnîyayîşanê projeyan: https://t.co/wWbSB5oZG5
#Diyarbakır #Amed #KatılımcıBütçe #KentKonseyi
Önceki dönem Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Dr. Selçuk Mızraklı, hukuka aykırı bir şekilde görevinden uzaklaştırılarak yerine kayyım atanmış, kayyım atamasına gerekçe oluşturabilmek için 23 Ekim 2019 tarihinde tutuklanmıştır. Sonrasında da hakkındaki ceza yargılaması tutuklu olarak devam etmiş ve hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşmiştir.
Yakın zamanda Dr. Selçuk Mızraklı, 2022 yılından beridir kaldığı Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi Müdürlüğüne yasal koşullarının oluştuğundan bahisle açık cezaevine ayrılma/denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanma talebiyle başvuruda bulunmuş; bu talebi "iyi halli bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir.
Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin 6.maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi uyarınca koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az süre kalanların açık cezaevi kurumlarına geçebileceği ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanabileceği açıkça düzenlenmiştir. Ancak infaz mevzuatında 3713 sayılı TMK kapsamındaki suçlar için ayrı bir uygulama öngörülmesi hali hazırda mahpuslar arasında eşitsizliğe sebep olmakta iken cezaevi idarelerinin keyfi bir tutumla hukuka aykırı kararlar almasının da önünü açmaktadır.
Başta hasta mahpuslar olmak üzere binlerce mahpus yasal koşulları taşımasına rağmen hukuki dayanaktan yoksun ve keyfi kararları nedeniyle koşullu salıverme hükümlerinden faydalanamamaktadır. Mevcut infaz düzenlemelerinin hukuki ihtiyaçları karşılamadığı ortada iken uygulama pratiklerinin de bununla birlikte hukuka aykırılık taşıması ve İnfaz Hakimliklerinin etkili bir itiraz merci olamaması hak ihlallerini çözülemez boyutlara taşımaktadır.
Diyarbakır Barosu olarak; Anayasa'nın suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını güvence altına alan hükümleri gereği cezanın insan onuruna uygun bir şekilde infaz edilmesi ve ceza adaletinin sağlanabilmesinin demokratik hukuk devletininin gereği olduğunu bir kez daha vurguluyor; hukuka aykırı ve keyfi kararlardan vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz.