Ayhan Şengüler adlı pedofil hala serbest,tecavüz edip evlendirildiği karısı ve tecavüz ettiği çocuğu toprak altında.Kuran vakfı kurucusuymuş. Ey savcılar,niçin bir soru bile sormuyorsunuz?Kim koruyor? Kim o emri veriyor?Niye?
aralarında bbp li mi ararsın,doping yapmış güreşçi mi ararsın,bilindik mafya patronlarıyla foto çektiren mi ararsın? her türlüsü mevcut,herhalde bir tek olmayan,Kemal beye inanan bir sempatizan😀
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kamuoyuna çağrısı var:
"Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alinan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu. Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
BİLGİ ÜNİVERSITESI ÖGRENCİLERİ
🚨ADALET ÇAĞRISI🚨
Avukat Mehmet Pehlivan, sadece yalancı olduğu açıklanan bir iftiracının beyanıyla 335 gündür Çorlu Kuyutipi Cezaevi'nde esir tutuluyor!
Suçu: Ekrem İmamoğlu’nun avukatı olmak! 2 yaşında minicik kızı bu zulüm yüzünden babasız büyüyor!
Kendisi “beni de tutuklayabilirler” demişti. Ben de kendisine “eğer öyle bir şey olursa asla unutturmayacağım” demiştim.
Minik kızı Almina’nın babasına kavuşması için Avukat Mehmet Pehlivan’ın sesi olalım!
DUYDUNUZ MU?
Osman Kavala'nın 8,5 yıl,
Selahattin Demirtaş'ın 9,5 yıl,
Soma madecilerinin avukatlarından;
Can Atalay'ın 4 yıl,
Selçuk Kozağaçlı'nın 9 yıldır
cezaevinde olduğu bir ülkede;
IŞİD’in Türkiye kurucusu bugün beraat etti.
Bugün 45 yaşıma giriyorum ve bu, Silivri’de geçirdiğim 5. doğum günüm.
İnsan gençliğinde her şeyi düşünüyormuş da hayatının en orta yerindeki yılları bir hücrede, yapayalnız geçireceğini hiç düşünmüyormuş.
Beş yıl bir tohuma verildiğinde kök salar, toprağı değiştirir. Beş yıl bir çocuğa verildiğinde aklı, hayalleri büyür. Beş yılda ben de değiştim; sabrı, özlemi, umudu daha derinden öğrendim.
Ve bugün hâlâ tüm öğrendiklerimle beraber, bir gün yeniden sevdiklerimle yan yana olacağıma inanıyorum.
Adalete olan inancımla, destek ve dayanışmasını eksik etmeyen herkese sevgilerimle...
Soma Katliamı'nın 12. yılı.
Cezaevinde hiç sanık kalmadı.
En yüksek ceza alan sanıklar, ölen her madenci için sadece 6 gün hapis yattı.
Şu anda tek tutuklu, katledilen madencilerin avukatları olan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay.
23 yaşında bir genç kadın bir uyuşturucu baronu tarafından öldürülüyor.
annesi kayıp başvurusu yaptığı polislerden değil gazetecilerden öğreniyor, cesedinin sarıldığı halıyla uyuyor.
futboldan dolayı gündemde 15ten yukarı gidemiyor. SedefGülerin SesiOl
Günlerdir şu video dönüyor bu platformda. İzlemeyen kalmadı sanırım.
Rahatsız olan bir yetkili var mı?
Başlayan bir soruşturma var mı?
Ufacık bir utanç, bir mahcubiyet açıklaması var mı? Yok.
İnsanlık onuruna zerre kadar saygı duymayan, buna karşı şiddeti, işkenceyi, kötü muameleyi kutsayan bir yerde ifşa sadece bir başlangıçtır.
Devam etmeden, ısrarla istemeden netice elde edemeyiz.
Bu gördüğünüz çok ciddi bir Anayasa suçudur. Ne zamandan beri dini inancı yüzünden bu ülkenin vatandaşları hedef gösteriliyor ? Ve buna iktidar sessiz kalıyor ? Bu gazetemsi şetin yaptığı nedir biliyor musunuz vatandaşları birbirine kırdırmaktır. Nefret suçu işlemektir . 7-8 Eylül olaylarında ne yaşandıysa onu tekrarlamaya kalkmaktır . Buna iktidar çok sert cevap vermek zorundadır. Buna susarsa devamı herkesin dini, dili, ırkı, kökenine gelecek .. Hani Terörsüz Türkiye ?
Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümünün üstü intihar denilerek kapatıldı. Bu olayı aydınlatmak için, Rojwelat’ın bizden başka kimsesi olmadığı için hastagh’a lütfen herkes destek versin.
#RojwelatiçinAdalet
2022’de TBMM’de, Gülistan Doku için verilen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
İşte AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın muhalefeti suçladığı konuşma:
“İstismar ve provokasyon olsun diye her şeyi yapıyorsunuz. Tunceli Valiliği ailenin bir dediğini iki etmemiş.”
deprem bölgesindeki yardım malzemelerini resmi araçla çalarak satan emniyet müdürü yadigar ışık’tan rabia naz vatan’ın öldürülmesinde delilleri karartan, baba şaban vatan'a deli raporu aldırarak tutuklanmasını sağlayacak kadar gözü dönen akp'li vekil nurettin canikli'ye, evinde çalıştığı akp’li vekil şirin ünal’ın silahıyla intihar ettiği söylenerek dosyası kapatılan nadira kadirova’ya, mehmet ağar’ın biricik oğlu akp’li vekil tolga ağar tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddiasından sonra şüpheli intiharı örtbas edilen iletişim öğrencisi gazeteci yeldana kahırman’a, altı yıldır kayıp olan ve dosyasında hiçbir yargısal ilerlemenin olmadığı gülistan doku cinayetinin baş zanlısı dönemin valisi tuncay sonel’in oğluna, ankara'ya çöken suç örgütlerinden araba hediye alan yüksek yargı üyesine... bunlar gibi sayılacak kamuoyuna yansıyan ve yansımayan yüzlerce korkunç örnek sıralanabilir.
tüm bunlar kişisel bir suça iştirakin veya bireysel yolsuzluğun, hırsızlık ve rantın emaresi değil, iktidarın esas karakterini oluşturan suç işleme özgürlüğünün tabiiyetinde olan yöneticiler için, her türden yozlaşma sınırsızlığının ve dokunulmazlığının bir tezahürüne dönüşen gerçeklerdir.
sadece yukarıda ismini zikrettiğim her bir örnek kendi içinde susurluk benzeri bir kirli yapı ve anlayışa, işbirliğiyle gerçekleşen devasa suç organizasyonuna tekabül ediyor. suç ve rantla cezasızlık iklimi içinde işleyen çarkın, tüm kurum ve kişileriyle düşündüğünüzde düzenin nasıl korkunç ve yıkıcı bir pratiğe geldiğini de görebilirsiniz.
nihayetinde 25 yılın sonunda rejim dibine kadar nepotizmi içselleştirmiş, kurumlarıyla çürümüş, yargıyı araçsallaştırarak dokunulmaz bir zırha dönüştürerek, cezasızlığı; yaşayabilmesinin, bekasını devam ettirebilmesinin organik bir varoluşu haline getirmiştir.
hülasası, okullarda çocuk yaşta işlenen cinayetleri iflas etmiş bu çarkın insanı hiçe sayan, umutsuz bırakan, yaşama dair yarınsız ve yoksun kılan, şiddet tekeline dönüşen adaletsizliğinden ayrı düşünmek imkansız. aksine hattı tam da buradan çizerek konuşmamız gerekiyor.
eğitimdeki gericileşmenin vahametini bir kenara bırakarak, dar gelirli öğrencilere bir öğün ücretsiz yemeğin dahi çok görüldüğü, okulların veliler tarafından temizlendiği, lavabolarında sabunun olmadığı bir çürüme ortadayken okulları, çocukları güvenlikçi söylemlerle, okul kapısı önüne ekip otosu koyma akıldışılığıyla korunabileceğini salık veren, “acılarımızı siyasete alet etmeyin” diyen herkes, o siyaset sonucu toplumdaki dezavantajlı, düzen dışı kalmış her yurttaşın acı çekmesinden yana taraftır.
Gazeteci Asuman Aranca, 4 yıl boyunca başkent Ankara’nın başsavcılığını yapan Yüksel Kocaman’ın, Ayhan Bora Kaplan örgütünden “araç parası ödemesi” aldığının belgesini yayınladı.
Ört ki ölem 👇🏼
https://t.co/bfA8T11CgA