Gururunu hiçe sayıp attığın tüm adımlara pişman edilince değişiyorsun. Eskiden olsa gurur da neymiş derdim, şimdi; "Sana bir adım daha atanın ayağını kırsınlar" diyorum. Bu kadar net.
Bazen bırakmak lazım. Düşünmemek, çaba harcamamak. Düpedüz yaşamak işte. Bir şey uğruna ne kadar çaba harcarsan sonunda kaybediyorsun. Ve bazen savaşmamak lazım hiçbir şey için. Gelişi güzel yaşamak lazım hayatı. Olmuyorsa olmasın. En azından yorulmayız, kaybetmeyiz.
Seni pek umursamayan, hislerini yok sayan yahut anlamayan birine mühim ve özel bir duygunu açman Leyla Erbil’in o meşhur ifadesiyle sahiden de ucuzlatır işi. Anlasın diye türlü yollar denemekle insan yalnızca kendini tüketir. Elinden gelenin fazlasını yapmak bazen ziyandır.
İkili iliskilerde isteseydi yapardı gerceğini kabullendikten sonra her sey cok daha anlasılır oluyor.. İstesydi arardı, isteseydi yanında olurdu, isteseydi en özel anlarına seni de dahil ederdi.. Cünkü gercekten değer veren biri her zaman isteklidir..
Bazı şeylerin yaşanması için sadece istemek yetiyor. Yani demem o ki, bir şeyler olmuyorsa istenmediği içindir. Bahane vardır, zaman yoktur, sebep çoktur. o yüzden çok kurcalamayın. Olmuyorsa eğer bırakın. Bahanelerle size gelene değil, çözüm yollarıyla gelene inanın.