Risale-i Nurda Şakirdân.Araştırır-Okur Yazar Daha Çok Kendi Nefsini Terbiye Etmek için Yazar.İmtihan bir nevi eğitimdir Eğitim ise maddi ve manevi tekamül içind
Eğer densen: Neden en çok misalleri çiçekten ve çekirdekten ve meyveden getiriyorsun?
Elcevap : Çünki onlar hem mu'cizat-ı kudretin en antikaları, en hârikaları en nâzeninleridirler.
#Risale-i #Nurdan, #Sözler ..
O muzır nefsin hatırı için, mü’minlere adavet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen; kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adavet et. Evet nasılki muhabbet sıfatı, muhabbete lâyıktır; öyle de adavet hasleti, her şeyden evvel kendisi adavete lâyıktır.
#Risale-i #Nurdan, #Mektubat..
Adâvet etmek istersen,
kalbindeki adâvete adâvet et, onun ref'ine çalış.Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmârene ve hevâ-i nefsine adâvet et, ıslahına çalış. Hem en ziyade sana zarar veren nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adavet et, ıslahına çalış.
'Velleyli iżâ yesr
Ve Geçip gitmekte olan geceye
Fecr 4.Bunda iki nükte vardır
Birisi, geceden maksat karanlık olduğuna ve karanlığın yok olmaya yüz tuttuğu ana işaret olması,
birisi de gecenin bir de gam ve elemle ilgili olduğuna ve o gam ve elemin geçmek üzere bulunduğu ana
"Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur."
"Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder."
"Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur."
"Sultan-ı Ezelîye iman ile intisap eden ve amel-i salih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hakeza kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hudutlarından berk ve burak süratinde geçer, ta saadet-i
Adın nefesim adın huzurum, "الله"
Adın tutunduğum tek umudum. "الله"
Bir elif’lik med, bir nefeslik cezim, "الله"
Ey kalbime düşen üç harfli sevdam! "الله"
... Ey Âşk, "الله....
Domatesi kestim dışı kırmızı içi ise kar beyaz. Meyvenin, sebzenin genetiğiyle oynanmış, ama baktımki; insanlığın genetiğiyle daha çok oynanmış. Vâ! Esefa! Vâ! Hâsretâ! Dedim....
İnsandan geriye kalan, bir çift ayakabı ve bire on, bire yüz, bire bin veren başak tanesi gibi yaptığı iyiliklerdir. Biri fani dünyaya has, diğeri ise baki bir hayata mütealliktir.
" Bugünümü fani şeylere sarf etmek arzusunda değilim. Anladım ki; kalbim , ruhum ve lisanım, tüm aza ve duygularım okumak, okumak, okumak, üç türlü okumayı ve dua etmeyi arzu ediyor. Aslında en başından beri tek umut okuma da ve duâ'da değil miydi?...
Elimizdeki en değerli hazine, masumiyettir. Onu kaybettiğimiz zaman, başka hiçbir şeyle yeri dolmayacak. İnsan hata yapabilir; doğasında var. Ama masumiyeti kaybetmek bir hata değil kasıttır...