🔴Berlin seçiminde birinci çıkan Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp zaferini 'Jin, jiyan, azadi' sloganıyla ve halayla kutladı
https://t.co/QiZRdtsUV4
Meltem Cumbul (@MCumbulOfficial): Oyuncular, prekaryanın tipik özelliklerini (güvencesizlik, belirsizlik) taşırken, kendilerini “elit” bir zümreye ait hissetme yanılsaması içindedirler.
Oyuncuların “sınıf bilinci” geliştirmesinin önündeki en büyük engel, “sanatçı” kimliğine yüklenen metafizik anlamlar. Yapımcıların “Siz işçi değilsiniz, sanatçısınız, starsınız”söylemi, oyuncuların 4A (işçi) statüsünü reddedip 4B (esnaf) statüsüne geçmelerine neden olmuştur.
Bu durum, teorik olarak bir “yanlış bilinç” hâli yaratmakta ve oyuncuların kendi sömürü koşullarına rıza göstermelerine yol açmaktadır. Oyuncular, prekaryanın tipik özelliklerini (güvencesizlik, belirsizlik) taşırken, kendilerini “elit” bir zümreye ait hissetme yanılsaması içindedirler.
@Emirby1451
https://t.co/icxxYq6wfr
Serhat’ın ölüm haberine bu görseli yerleştirenler tek kelimeyle “rezilsiniz”
Yaptığınız şeyin adın asla gazetecilik olamaz. Sizler, aklın almayacağı kadar kötü kalplisiniz. Yazıklar olsun.
25 yıl önce ilk rolünde birlikte çalıştık... Güle güle arkadaş, uğurlar olsun. Ailene sabır dileklerimle. Çerağını yaktım sonsuzluğa... Mekanın ışık olsun🌿🌹
Cengiz Hoca tam 10 (on) yıl sonra hukuksuz bir şekilde çıkarıldığı görevine dönebildi.
Haksız yere ihraç edilen diğer hocalarımızın da bir an önce göreve iadesi şarttır.
Hoş geldin Cengiz Hoca
Siz karar verin, ben ne iş olsa yaparım!
📊 Sivil toplum emekçilerinin en az %71,4’ü iş tanımı dışında çalıştığını söylüyor.
📊 Karar alma süreçlerine katıldığını ifade edenler ise %25,6.
🔴 Sivil toplumda, “ne iş olsa yapın, kararlara da karışmayın” düzeni; emekçileri derin bir güvencesizlikle baş başa bırakıyor.
✊ Sivil toplum emekçilerini muğlak görevler ve iş tanımı dışındaki angaryalarla güvencesizleştiren, konu karar almaya gelince dışlayan düzene karşı örgütleniyoruz!
Meslek hayatımda hafızama kazınan 1993'te Dicle Kelekçi köyü yanarken, Bir köylünün sürahiyle yanan evine su dökerek söndürmeye çalışması. sonrası duvar dibinde hıçkırarak ağlaması. video: Faruk Balıkçı
📌Tutuklu gazeteciler için Tünel’de buluşma çağrısı
📌"5 aydır tutuklular, iddianame nerede?"
▪️İstanbul’da sahada çalışan gazeteciler, yaklaşık beş aydır tutuklu bulunan ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun ile diğer tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talebiyle 10 Haziran’da Taksim Tünel Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. Gazeteciler, henüz iddianame hazırlanmamasına dikkat çekerek tüm basın ve meslek örgütlerini dayanışmaya çağırdı.
https://t.co/l5adZD6Oqi
Irkçılığın ve kadın düşmanlığının mizahı olmaz!
🔴 Rahmi Koç'un bir hastanenin açılışında sarf ettiği, Kürt halkını ve kadınları aşağılayan sözler, “mizah” adı altında normalleştirilemez.
🔴 Sermayenin işçi düşmanlığına karşı mücadele ederken, aynı zamanda halkların eşitliğini, toplumsal barışı, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunarak, mücadele bayrağını yükseltmeye devam edeceğiz.
“Haram araç” skandalını doğru anlamış mıyım bakalım.
Kılıçdaroğlu ve 22 vekil, Aziz İhsan Aktaş adlı yolsuz iş insanı çevresine kümelenmiş CHP’lilere isyan ediyordu.
Bayram günü sabahı yolsuz işadamı Aktaş’ın partiye hediye ettiğini iddia ettikleri iki aracı ‘haram parayla alındı’ yazarak genel merkezde sergiye çıkardılar.
Ancak Özgür Karabat akşamüstü aracın da partinin parasıyla alındığını açıklıyor. Dahası araçlardan birini görevdeyken Kılıçdaroğlu’nun kullandığı ortaya çıkıyor.
Skandal bununla bitmiyor.
Özgür Karabat açıklamasında bir aracı daha gündeme getiriyor. O sergide olmayan 3’üncü aracı yine görevdeyken Kılıçdaroğlu kullanmış. Ve sıkı durun.
Aracı Aziz Aktaş Kılıçdaroğlu’na İstanbul’dan göndermiş. Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan düşünce tekrar araç İstanbul’a dönmüş. Bunun anlamı şu: Yolsuz işadamı, aracı partiye değil, şahsa tahsis etmiş. O şahıs Kılıçdaroğlu.
Bitmedi, asıl bomba geliyor. Yolsuz işadamının araç tahsisine 22’lerden Erdoğan Toprak aracılık etmiş.
Sonuçta Özgür Karabat’a cevap verilemedi.
Günün sonunda baş yolsuz işadamı ile kilit bağlantısı olanlar, “yolsuzluk var” diye CHP’yi yok etmeyi göze alanlar çıkıyor. İktidar lehine canhıraş çalışma motivasyonunun bir açıklamasını arıyorduk. Sonunda tuhaf bir yere geldik.
🔴 Sosyal medyada çilingir sofrası paylaştı, hakkında alkol reklamı soruşturması açıldı
Kişisel sosyal medya hesabında çilingir sofrasını paylaşan ve "Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides ve diğer pahalı mamullerle hiç işimiz olmadı" diye yazan 67 yaşındaki emekli Şükrü Mısırlıoğlu'na "alkol reklamı" soruşturması başlatıldı.
https://t.co/IkKoPQFZNl
TURKEY: A 67-year-old Turkish retiree faces a 3.3M TL fine for a photo of his Rakı table. 🥃
His "crime"? Satirizing the elite by posting: "We don't need dragon fruit or buffalo yogurt"—a nod to Erdoğan’s daily favorites.
The state claims it's an "alcohol ad," but it looks like a hit to free speech. 🇹🇷
Barış Bey, gazetecilerin korkunç bir medya patronuyla mücadelesine lütfen siyasi hesaplarınızla gölge düşürmeyin. Kendi medya patronluğu günlerinizde kurumunuz sendikalıysa, özlük hakları ve editoryal bağımsızlığı sağladıysanız ve orayı siyasi emellerinize alet etmediyseniz oralardan örnek verin bize lütfen.
Sendikanın çağrısına katılıyorum!
Halk TV emekçilerinin talepleri kabul edilinceye kadar zaman zaman katıldığım Halk TV yayınlarına çıkmayacağım.
Halk TV yönetimini ve patronajını çalışanların haklarına saygılı olmaya, çalışanların taleplerini karşılamaya ve sorumlu davranmaya çağırıyorum!
Halk TV yönetimini ve patronajını gazetecilik mesleğinin doğasını tahrip eden tüm uygulamalarından vazgeçmeye, mevcut ve eski tüm çalışanlarının mali ve sosyal haklarını vermeye çağırıyorum.
Aksi uygulamalar Halk TV'nin yayıncılık ilkeleriyle çelişecektir ve izleyici kitlesine saygısızlık olacaktır.
Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olmaya devam edeceğim.
@cafermahiroglu@halktvcomtr
Muhalif kamuoyuna sesleniyoruz: Gazetecilerin emeğini ve onurunu hiçe sayan bu "işçi düşmanı" zihniyeti alkışlamayı bırakın. Bizler ne bu ekrana muhtacız ne de bu vicdansızlığa mahkûmuz!
Dayanışma ve örgütlenme ile bu kötülüğü yeneceğiz!