Saatlerce okuyabilir, film izleyebilirim... Kadınım, anneyim, iyi bir eşle evliyim, düzenli okuyucu ve film izleyicisiyim... Diplomalı işletme-iktisatçıyım🫶🫶
Söylenen söz boğazına durur zamanı gelince. Kızım ODTÜ'de okurken eltimin kızı sınava hazırlanıyordu, annem nereyi istiyorsun, sen de ODTÜ mi düşünüyorsun diye sordu, annesi eliyle çook üstü işareti yaptı. Neresi dedim eczacılık falan, dedi.
Şimdi kızım öğr. üyesi o lise mezunu.
Kızım ilk üni sınavında 40 binde kaldı tercih yapmadı.Yakın akrabam aradı bu başarısızlığın sorumlusu anne olarak biraz da sensin vs dedi.2. yıl kızım tıp fakültesini kazandı.Şimdi kızı 3.yıl sınava giriyor ve kazanamıyor.Çocuğu çok seviyorum ve dua ediyorum inş.kazanır..Kendisi
Bir öğretmen arkadaşımızı Irmak Ayşe Koparan’ı kaybettik.
Mazereti nedeniyle görevlendirildiği okulda kendisinin ve tanık öğretmenlerin Irmak Öğretmenin okul müdürü tarafından şiddete uğradığı beyanına rağmen Irmak Öğretmenin cezalandırıldığı, Ağrı’nın Hamur ilçesinin en uzak okuluna gönderildiği, her gün okula gidiş-geliş için 2500-3000 TL ödemek zorunda kaldığı, yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve mobbing nedeniyle yaşamına son verdiği kamuoyunda paylaşılıyor.
Öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin bu denli değersizleştirildiği, her sorunda; depremde, salgında, okul güvenliğinde öğretmenlerin yapayalnız bırakıldığı, liyakatin yok sayıldığı, liyakata sahip olmayan kişiler tarafından öğretmenlerin baskıya, mobbinge, şiddete uğradığı, haklarına sahip çıkmanın cezalandırıldığı hiçbir dönem yaşanmadı.
Irmak Öğretmenin yaşadıkları hepimizin hikayesi. Tüm sorumlular ortaya çıkarılana, sorumlular hakkında hukuki süreçler yürütülene kadar Irmak Öğretmenin sesi sesimizdir. Bir arkadaşımızı daha kaybetmemek için…
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Kendisi ağır Bipolar Bozukluk hastası ve evden kaçtı 1 yıldır evden uzak ve en son 2 gün önce Eskişehir merkezde görüldü. Lütfen elden ele dağıtın onu görürseniz bize ulaşın durumu iyi değil yanında parası yok, telefonu yok, sığınacak bir yeri yok çok çaresiz ve güçsüz yrdm edn
ÇOK GÜZEL KIRMADAN İNCİTMEDEN YAZMIŞ. YÜREĞİNE SAĞLIK ❤️
“Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına”
Selvi Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup
Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,
Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk.
Çünkü hitap ettiğim kişi yalnızca bir siyasetçinin eşi değil…
Bir döneme tanıklık etmiş, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı yıllarında metanetle yanında durmuş, Türkiye’nin kaderine eşlik etmiş bir kadınsınız.
Ama artık bu hikâyenin sessiz tanığı olmakla yetinilmeyecek bir noktadayız.
Çünkü söz konusu olan artık sadece bir koltuk değil.
Bir partinin değil sadece…
Bir ülkenin vicdanı, direnci ve rotasıdır kaymakta olan.
Sayın Hanımefendi,
Türkiye tarihi, nice liderler gördü.
Kimi, bir dönemi aştı; kimi, o dönemin enkazı altında kaldı.
Ama her biri, bir zamanın kaderini elinde tuttu.
Eşiniz Kemal Bey, bu ülkenin demokratik hafızasında önemli bir yer edindi.
12 Eylül sonrası suskunluğa bürünmüş sosyal demokrasiyi yeniden görünür kıldı.
Kürt meselesinden Alevi kimliğine, devlet içi yapıların açılımına kadar pek çok risk aldı.
Ancak artık tarihin çizgisi başka bir yöne akıyor.
Ve direnilen şey bir iktidar değil; bir değişim arzusu, bir tazelenme ihtiyacı.
CHP, kurucu felsefesi gereği sadece bir parti değildir.
Bir rejimin, bir kültürün, bir direnişin adıdır.
Ve bu yapı, ilk kez bu kadar ivmelenmişken…
Gençlerin yeniden umutla baktığı, kadınların sesini duyurduğu, Anadolu’da yeniden toprağa ayak bastığı bir döneme girilmişken…
Şimdi bu yükselişi, bu dinamizmi kişisel bir hesaplaşmaya kurban etmek…
Bütün bir geçmişe ihanet değil de nedir?
Sayın Selvi Hanım,
Tarih, yalnızca büyük savaşları değil, küçük suskunlukları da yazar.
Ve bazen susmak, en büyük destek biçimidir.
Bu destek artık vicdanları yoruyor.
Ben sizi yıllar içinde, hep güçlü duruşunuzla izledim.
Sade ama etkili, geri planda ama anlamlı…
Şimdi o zarif duruşu bir adım daha öne çıkarma zamanı.
Bir kadın olarak,
Bu ülkenin yorgun ama direnen evlatlarından biri olarak,
Size içten ve samimi bir çağrı yapıyorum:
Eşinize söyleyin.
Bu hikâyenin sonu, kaybettiği seçimlerle değil, çekildiği yerde kazandığı onurla yazılsın.
Giderken devleti, adaleti, muhalefeti dizayn etmeye değil,
Yeni nesle yol açmaya gitsin.
Biliyoruz ki, her zaferin önünü açan biri vardır.
Bazen bu bir lider olur.
Bazen bir kadın.
Bazen sadece bir eş.
Şimdi size düşen, bir seçim değil;
Bir uyarı, bir telkin, bir vicdanın sesidir.
Bir cumhuriyet kadını olarak, tarihin kırılma anlarından birinde susmak,
Yalnızca susmak değildir.
Bu mektup bir öfke değil.
Bu bir çağrıdır.
Bize kalan son umudun, yok yere heba edilmesine karşı yazılmış bir tarih notudur.
Saygılarımla,
Bir Cumhuriyet Kadını
Handan Atamer Engin
Yine akşam olmuş hiç anlamadan🤔 saatler bizim zaman algımıza bağlı olarak çok meşgulsek, mutlu bir andaysak çabuk geçmiş oluyor. Sıkılıyorsak, yapacak bir işimiz yoksa uzuun sürüyor.
Öyleymiş gerçekten, bir yerde okumuştum zaman, algımıza göre geçiyormuş.
Gönlünüzce geçsin zaman
@purenoz Demeyin öyle demeyin, saatine denk gelir falan...
En yakın dostum hoje dedikçe, yanında sürekli sevdiğim oje renklerinden falan bahsediyorum, onun bir de veranda yerine varende diyeni var ki, bana göre daha zor söylemesi, çevresi de öyle sanıyor aynı yanlışı sürekli tekrarlayınca
🔴 #SONDAKİKA | Kemal Kılıçdaroğlu'nun Grup Toplantısı'nda konuşma talebi CHP Grup Yönetim Kurulu tarafından teamüle aykırılık gerekçesiyle işleme alınmadı.