Barış imzacısı hocalarımızdan Bülent Duru'nun ardından Aykut Çoban hocamızın da göreve iade edildiğini öğrendim.
Son zamanların en güzel haberlerinden.
Eşim makyaj malzemelerini gösteriyordu bana, diyor ki; "Bununla matlaştırıyorsun sonra bununla parlatıyorsun." Yani hiç dokunmasa da aynı olacak gibi..
İzmir, Bayraklı’da yaklaşık bir asırdır süren Eski Smyrna kazısı Cumhurbaşkanlığı kararıyla mühürlendi, arkeologların erişimi kısıtlandı ve kazı envanterlerine el konuldu. Gerekçeyi bilmiyoruz!
https://t.co/endeK7hncY
Kızılırmak Sinemasının olduğu bina yıkıldı. Sanırım en son 3 yıl önce Eylül ile birlikte bir filme gitmiştik.
Salonda hatta sinemada sadece bizim olmamız bazı şeyler tükeniyor hissi vermişti...
Kentsel dönüşüm sadece binaları değil belleklerimizi de dönüştürüyor.
Şeref Üyemiz Prof. Dr. Feroz Ahmad’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Son dönem Osmanlı tarihi ile erken dönem Cumhuriyet tarihi alanlarına önemli katkılar sunan hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı dileriz.
Eğer Murat Sancak takımı çekmeseydi GS tayfa penaltının haksız olduğunu kabul etmeyecekti, öyle bir yapı bunlar. Mantıksız bir hareket işe ancak gerçeği kabullendiler.
Silivri’den herkese merhaba,
Öncelikle paylaştığım videoyu yeniden izlemenizi ricaediyorum.
Videoda, 13 Haziran 2013 tarihinde Ankara’da, dönemin Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle katıldığım heyetin, hükümet yetkilileriyle yaptığı 3.5 saatlik toplantı sonrasında, Başbakanlık konutunun merdivenlerinde yaptığım konuşmam yer alıyor.
O halimi düşünüyorum. TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı gencecik bir Tayfun. Hükümet davetiyle görev bilmiş kendine orada olmayı ve bu açıklamayı yapmayı.
Bu açıklamanın üzerinden kocaman bir 9 yıl geçti ve bir andasuçlu ilan edildik. Aklımızın hala almadığı bir karar.
Bugün, haksız yere tutukluluğumuzun 1000. gününü geride bıraktık.
1000 günlük anormallik yaşıyoruz.
1000 gündür demir parmaklıklar arkasındayız.
1000 gündür sevdiklerimize hasretiz.
1000 gün hayatımızdan geçti, gitti.
1000 gün dile kolay…
1’den 1000’e kadar saymaya başlasa insan usanır, bir yerde saymayı bırakır.
Oysa ben hiç bırakmadım, eşim Meriç bırakmadı, kızım Vera bırakmadı. Annem ve babam bırakmadı. Meslektaşlarım bırakmadı. Öğrencilerim bırakmadı.
Hayatı bir yerde durdurma isteği geliyor, yalan değil. Çünkü anılar hep dışarıda. O anların fototğrafıyla avunuluyor burada ancak.
1000 gündür bir bu anılara yenileri eklenir mi diye düşünüyorum.
Videodaki gencecik Tayfun bir daha düşüyor hatrıma.
Defalarca şiddetsiz ve demokratik tepki gösterilmesini, yasalara saygıyı hatırlatan ben değil miydim? Bütün TV kanalları bunlarıyayınlamadı mı?
Şimdi neden hiç parçası olmadığım ve karşı çıktığım şiddet eylemlerinin faili sayılıyorum?
Bu soruyu 1000 gündür soruyoruz.
Mahkemede de sorduk. Tanıkları dinleyin dedik. Bütün ulusal kanallara çıkan görüntüleri verdik. Bakın bu masumiyetin kanıtıdedik. Kabul etmediler. Peşin hükümle, siyasi inatla verilen 18 yıllık bir ceza ile tüm hayatımız altüst edildi. Yine de sormaya devam ettik. 1000 günde en az 1000 kere sorduk.
Sorsak, belki Silivri’nin soğuk duvarı bile dile gelir konuşurdu, bir cevap verirdi. Olayın birebir tanıkları ise susuyor. Hapishane duvarından bile daha soğuk olmak mümkün mü? Mümkünmüş.
Çok basit, çok temel bir sorular soruyoruz: Benim suçum ne? Bu suçun kanıtı ne? Bu cezanın gerekçesi ne? Haykırıyoruz. Ailem haykırıyor, ufacık kızım Vera haykırıyor, aynı soruları, çevirip çevirip soruyoruz. Cevap yok.
Adalet hepimiz için ne önemli bir kelime. Değil 1000 gün bir ömür geçse de bugün olduğu gibi gür haykıracağız: Adalet, hemen şimdi.
Biliyorum sıkılıyor canınız. Biliyorum adaletin geciktiği her gün bir kâğıt kesiği gibi acıtıyor canımızı.
Ama vazgeçmiyoruz umut etmekten. Ne olur hiç vazgeçmeyelim umuda tutunmaktan.
Dostlarım, haksız tutsaklığımızın 1000. gününde özgür ve güzel günlerimizin yakın olduğu umudu ile hepinizi Silivri’den hasretle selamlıyorum.
Sevgilerimle;
Tayfun Kahraman / Silivri K. C. İ. K. A/42
Pestisitlerin zararlarına katılmakla birlikte doğalını almak için köylüden alın mantığı doğru değil.
Köylünün yüzde 90'ı bu ilaçları ve kimyevi gübreleri kullanıyor hem de bilinçsiz şekilde. Organik ürün alabiliyorsanız ya da kendiniz yetiştirebiliyorsanız sağlıklı beslenirsiniz
🔴🔴PESTİSİTLER (zehirler)
.
🔶️Pestisitler (tarım ilacları) nasıl temizlenir ?
🔶️Bu Pestisitler hangi hastalikları tetikler, neler yapmak gerekir ?
🟢 SİZE BASİT BİR SORU
➖️Binanızın çatısında 10 TONLUK su deposu var, ve evin su ihtiyacı bu depodan karşılanıyor. İçine sadece 20 DAMLA BUPROFEZIN damlattim...Bu suyu kullanır mısınız?
(BUPROFEZIN : Narenciyelerde, domates,biberde kullanilan "beyaz sinekleri öldüren zehir")
🔶️Herkes hayır diyecek, ama herkes meyve ve sebzelerle bu zehiri her gün alıyor..
⭐️ BUPROFEZIN: Yönetmeliğe göre 1 kg ürün için 0.01 mg kalıntı miktarı normal...
📢 : Neye göre normal? Bize zararmi vermiyor? Dokularda mı Birikmiyor ? Kan beyin bariyerinimi geçmiyor ?
▶️Yahu geçmez olur mu?
🔸️Otizm
🔸️DEHB (dikkat eksikliği/hiperaktivite)
🔸️Alzheimer
🔸️Parkinson
🔸️MS (multiple skleroz)
🔸️Aşırı gecirgen bagirsak sendromu
🔸️Otoimmun sebepli hastalıklar
➖️Haşimato, Romatoid artrit, lupus,egzama, sedef, crohn, ülseratif kolit vs)
👆Bunların hepsinde o minik minik alinan pestisitler o kadar etkili ki...
🟣🟣Gebeliğin daha en başında, döllenme sırasında bir şeyler ters gidiyor. Genlerde mutasyonlar oluşuyor. Nöronlardaki dizilim bozuluyor. Bunlar o kadar minik degisimler ki detatli incelemeden farketmek mümkün degil.
🔸️E doğum oluyor, halâ Pestisitlerin bulundugu besinler tuketiliyor ve cevresel faktörlerle hastalığı tetikliyoruz.
🔸️Bu 20 aylık bevekte otizm olarakta görünür, 20 yaşına gelince tip-1 diyabet olarakta tetiklenebilir...
🟧Ben BUPROFEZIN uzerinden örnekle gittimde
🔸️Kiminde Buprofezin, kiminde Etksazol, Prochloraz, Formetanate, İmazalil, Deltamethrin, Taufluvalinate, Flonicamid, Diafenhiuron var...
📢 Listeyi link en alta atayim, neyde ne kadar neye izin veriliyor metak eden bakar
💧Limon, portakal, Elma, Nar, Fıstık, Fındık, antep fıstığı, kuru incir, pul biber, sivri biber, domates, patlican, fasulye ,baharatlar... Liste uzayıp gidiyor ve hepsinde pestisit var....Daha açık ifade ile ZEHİR VAR...
🔸️Yurtdışına gidende geri geliyor. Ama bunun tek sebebi bizde pestisit çok çıkmasın DEGİL...Evet bizde pestisit çok, ama
Onlarda da çok. Fakat Türk limonu pestisitii deyip ülkenin kötü reklamini yapmış oluyor.....(bunda da ticari oyunlar var)
🟪BUNLARİ TUKETMEDEN ÖNCE
NASIL TEMİZLEYECEZ
1️⃣➖️ Ilık su ile yıkama : %40 temizler
2️⃣➖️ Tuzlu suda bekletme : %45
3️⃣➖️ Sirkeli su içinde 10 dakika bekletip ılık su ile durulamak % 60
4️⃣➖️ Karbonatlı su içinde 10 dakika bekletip ılık su ile durulamak %70
5️⃣➖️ önce sirkeli su, sonra Karbonatlı su içinde 10'ar dakika bekletip durulamak %80
6️⃣➖️ sirke + karbonat ikilisinden sonra ;
Yumuşak, zedelemeyen fırça ile meyvecsebzeyi temizlemek % 90
7️⃣➖️ Hurma çekirdeği tozu ile yıkamak ve durulamak %95
▶️Bu son maddeyi nilimsel olarak çalışmışlar ama, her gün o kadar hurma çekirdeği tozunu nerden bulacaz. Pratikte geçerliliği yok, bilimsel calisma yapılmış sadece.
⭐️Dikkat ettiyseniz pestisitleri sıfırlayamadik...Kalıntı muhakkak var ve bunu yiyoruz...Haa %100 pestisit almak başka, %90 'ini yok etmek tabiki başka...
💧Ama abicim ben bu zehiri zerrede olsa neden alıyorum ya? EKONOMİK SEBEPLERLE...Eğer bunlar kullanılmaz use 10 ton ürün yerine 1 ton hasat ediliyor...
▶️Örneğin krizantem çiçeğinden elde edilen bir pestisit var. Insanlar icin toksikte degil. Ama pestisiti kullandin bir saat güneş ışını gorunce işlevsiz kalıyor. EKONOMİK DEGIL...
⭐️Vel hasılı her şey para....Haa daha bunun başka boyutu var. Önce haşereyi ela edip sonra ilaci bende var deyip piyasaya sürmek gibi hadsiz, insanlık dışı eylemlerde var.. ama apayrı konu
🔴BENİM TAVSİYEM
1️⃣➖️Mümkün oldukca pazarlardan KÖYLÜLERDEN (kendi ürettiği olacak) sebze meyve alın.
🔸️Bu ilaclar pahalı ve köylü onu alıp atamaz. Zaten ürünleri de yamuk yumuktur, tornadan çıkmış gibibtek tip domatesi olmaz. Ya da kurtludur..
👇DEVAMI ALT TWİTTE 👇
"Tasarruf" diye,
"Kamuda ikili, üçlü maaş alınmasın" diye yapılan düzenlemeden
Cumhurbaşkanı'nın yönetim kurulu başkanı olduğu Varlık Fonu şirketlerini muaf tutmuşlar!
Turkcell, Türk Telekom, THY yöneticilerinin cebine girecek paraya sınır konulmayacak!
https://t.co/z44aYinobC
Eee Arda Efendi, 100 milyon Euro’ya transfer olan Bellingham ile rekabet etmek kolay, sıkısıysa İngiltere 2. Lig’de kadroya giremeyen galatasaraylı Yunus Akgün ile rekabet et!