Hem onkoloğumun, hem de cerrahımın sadece iki önerisi oldu: Sigaradan, üzüntü ve stresten uzak durmak. İlki çok kolay oldu. İkincisiyse bu coğrafyada işçi sınıfına, ezilen halklara, kadına, çocuğa, doğaya, tüm canlılara yaşatılan barbarlık karşısında imkansız bir seçenek sanırım.
@Ozgul__11_11 İlk kemodan çıkınca bir daha zamanım olmaz diye rakı içmiştim, iyi de gelmişti. Sonrakilerde ise yataktan kalkamadım. Gerçekten çok zorlu geçiyor. "Gelmiş, geçmiş olsun" diyeceğimiz gün yakın olsun. Şifa diliyorum 🙏
DİSK’in Genel Merkezinin Ankara’ya taşınmasına ilişkin olarak Nakliyat-İş Sendikası tarafından açılan dava, mahkeme tarafından reddedilmiştir.
Mahkemenin verdiği bu karar, DİSK’in en yetkili karar organı olan Genel Kurulun iradesinin esas olduğunu ve bu doğrultuda alınan kararların hukuka uygunluğunu bir kez daha teyit etmiştir. Böylece, Genel Merkezin Ankara’ya taşınmasına ilişkin hukuki tartışma da yargı kararıyla sonuçlanmış ve konu açıklığa kavuşmuştur.
DİSK Genel Merkezinin Ankara’ya taşınması yönündeki irade yeni bir karar değildir. Bu doğrultudaki ilk karar, DİSK’in Haziran 1980’de gerçekleştirilen 7. Genel Kurulunda alınmıştır. Daha sonra, 2020 yılında gerçekleştirilen 16. Genel Kurulda, Genel-İş Sendikası tarafından sunulan önergenin Genel Kurul tarafından kabul edilmesiyle, DİSK Genel Merkezinin Ankara’ya taşınmasına ilişkin irade bir kez daha açık ve tartışmasız biçimde ortaya konulmuştur.
Dolayısıyla bugün uygulamaya geçirilen karar; DİSK Genel Kurullarında ortaya çıkan iradenin ve Konfederasyonun yetkili organları tarafından alınan kararların hayata geçirilmesinden ibarettir.
Mahkemenin ret kararı da, DİSK Genel Kurullarının iradesini, Konfederasyonun yetkili organlarının kararlarını ve bunların hukuka uygunluğunu bir kez daha yargı kararıyla tescillemiştir.
DİSK, geçmişten bugüne Genel Kurullarında ortaya çıkan ortak iradeye, tüzüğüne, hukuka ve demokratik ilkelere bağlı kalarak emek, demokrasi ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
@LoreninizYeni Evrim Alataş'ın "Mayoz Bölünme Hikâyeleri" kitabındaki 90'ların tuzluğu aklıma geldi. Öcalan'a benzediği yasaklanan, Kürt illerinde ise halkın çaktırmadan çantasına attığı o meşhur tuzluk:)
@DenizDe15789947@feykasli1 Çubukçu çok öncesinden tutsak olduğu için sıkılmış ve maç izleme aşamasına gelmiş olabilir. Garbis yoldaş ise, kendisinin sürgün ve ağır işkence koşullarının devam ettiği dönemde böyle bir manzara ile karşılaşınca az bile söylemiş bence :)
@kbrkthsrtsgr@soldaki_sifir9 Aynen öyle... zindan çok soğuktu falan diyordu . 24 saat bile kalmadı. Sadece geceyi asayiş şubede geçirip zindan ajitasyonu çekti defalarca:)
@soldaki_sifir9@kbrkthsrtsgr Bir gece gözaltında kaldığının ertesindeki programında, sürekli "ben zindandayken" diye konuşarak sinirimi zıplattığıdan bu yana yüzünü görmek istemiyorum:)
@Ozgul__11_11 "Uykusu kaçmış agresif serçe" :)) Yapay zeka bazı konularda insanı pohpohlamak dışında bir işe yaramıyor. "Kukumav kuşu değil mi" diye yanıtlarsanız, "çok haklısınız" diyecektir:) Merlin'in hata verdiğine hiç denk gelmedim. Birkaç kuş sesini ayırararak, hepsini tek tek söylüyor.
@LoreninizYeni Tontiş chpli teyzelerden bile sevenini görmedim:). Gözaltında bir gece kaldığının ertesinde sürekli "ben zindandayken" diye söze başladığı program favorimdir:)
@LoreninizYeni Kısa ömründe büyük bir iz bırakan bir gruptu gerçekten. Solistlerden Metin Turan yıllardır hasta tutsak. Sesini, dinleyen hiç kimse unutmamıştır sanırım. Cezaevinde roman ve öyküler yazarak üretimini devam ettiriyor.