“Kirazın Tadı”, yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide sessizce yürüyen bir film.
İzlerken konuşmak değil, hissetmek gerekiyor.
Bazen bir kirazın tadı bile, yaşamanın sebebi olabiliyor.
#kirazıntadı
Abbas Kiarostami "Arkadaşımın Evi Nerede" filmiyle bu defa kamerasını bir çocuğun merhametle dolu yürüyüşüne sabitler. Adeta yürümek bile bir vicdan meselesidir bu filmde. Basit görünen bir konu ve arkadaşının defterini teslim etmeye çalışan Ahmed'in hikâyesiyle aslında insani sorumluluğun, adaletin ve sadakatin nahif bir temsilidir.
"Hepimiz bekleriz. Bir şey bekleriz. Mesela ben. Ben hayatım boyunca sanki tren istasyonunda bekler gibiydim. Bütün bu zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değil de bir tür bekleyişti."
Offret, Andrei Tarkovsky (1986)
"Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğü zaman ise kaskatı ve duygusuzdur. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir. Kendini sertleştiren hiçbir şey kazanmayı başaramaz."
Stalker, Andrei Tarkovsky (1979)
İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.
Sabahattin Ali - #içimizdekişeytan