🔵 İsmail Saymaz:
▪️"Sayın Cumhurbaşkanı orada müdahale edemez misafirimiz, anlayabiliyorum. Ama misafir de misafirliğini bilecek!"
▪️"Geldi başkentimizde, komşumuza saldırı talimatı verdi. Misafir adabını bu kadar mı bilmez?"
Hamaney’in cenaze töreni sürerken, Ankara’daki NATO Zirvesi devam ediyor. Aynı günlerde Benjamin Netanyahu yıl içinde yedinci kez Donald Trump ile görüşmeye hazırlanırken, ABD son 48 saatte İran’da 80’den fazla hedefi vurdu ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetini kaldırarak yeniden yaptırım sürecini başlattı.
Bu gelişmeler, ABD-İran ateşkesinin küresel ham petrol ve rafine ürün piyasalarında en azından geçici bir rahatlama sağlamak amacıyla kullanılmış olabileceğini gösteriyor.
Gelinen noktada İsrail’in istediği stratejik tablo büyük ölçüde şekilleniyor. Ortada kalıcı bir barıştan ziyade, farklı yoğunluklarda devam eden kalıcı bir çatışma düzeni var.
Hem NATO, hem İsrail hem de küresel finans kapital, ABD liderliğinde 28 Şubatta başlayan kanayan yarayı tamamen kapatmaktan çok yönetilebilir seviyede tutmayı tercih ediyor.
Merak ettiğim İran savaşında nato üyesi ülkelerinden istediği desteği alamayan Trump bu zirvede ne söyleyecek?
Açıkçası Trump gibi bir liderin bir şey söylememesi sürpriz olur. Bekleyelim bakalım...
Aileden biri kesinlikle istenmiyor. Net...
Cevabı gözleriyle görmek isteyen insin sahaya...
Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında yüzlerin ekşimediği tek isim Hakan Fidan. Fidan dışında yüzler hemen ekşiyor.
(Sahayı iyi okuyabilen herkes bunu rahatlıkla görebilir.)
Daha önce ifade etmiştim, biraz açarak tekrar edeyim.
Son dönem sivil siyaset alanının giderek daraldığını, bu boşluğa bürokrasinin yerleştiğini, devlet içinde kontrolsüz yeni iktidar gruplarının peydah olduğunu gözlemliyoruz.
Zamanla siyasetin tasfiyesini sağlayacak bu gelişme, AK Partinin altını oyuyor, toplumsal bağını zayıflatıyor.
Haliyle seçim sürecine girerken iktidar açısından siyasi risk artıyor.
Lafı uzatmayım.
Gelinen bu noktada, Cumhurbaşkanımızın yükünü alacak, siyaset ve bürokrasi ilişkisini rayına sokacak, gelecek kaygısı taşımayacak, toplumla yeni bir ahit yapacak güçlü ve güvenilir bir isme ihtiyaç var.
Herkes alternatif sunabilir.
Kişisel kanaatim, Berat Albayrak bu role en uygun olanıdır.
Bu görev illa bir bakanlık veya parti yöneticiliği değil, olursa iyi olur ayrı, cumhurbaşkanlığı makamıyla siyaset ve bürokrasi arasında güvenli bir köprü inşasını sağlayacak görev tarifidir.
Misal, güçlü Başdanışmanlık gibi.
Böyle bir ara istasyonla cumhurbaşkanımızın gücünün istismarı da önlenir.
Buna Berat beyin değil AK Parti’nin ihtiyacı var.
Bu misyonu üstlenecek daha güçlü ve uygun aktör varsa o da denenebilir.
Ben bulamadım, bulan varsa eyvallah.
Dikkat çekmek istediğim konu, bu ihtiyacın aciliyetidir.
Hakkını yememek gerek. Çatışmalı ortamı Kılıçdaroğlu iyi yönetiyor.
O yüzden uzun süre CHP'nin başında kalabildi.
Altılı Masa dönemi tam bir çatışmalı ortamdı. Ve Kılıçdaroğlu kendisi açısından çok iyi yönetti o süreci.
Kılıçdaroğlu'nun konuşması açık bir savaş ilanı; CHP'nin içinde artık iki eğilimin bir arada yaşama ihtimali çok daha az. Kılıçlar çekildi; CHP'nin kaderini uzlaşma değil çatışma tayin edecek.
Özgür Özel ve ekibinin CHP'yi terk etmek zorunda kaldığı görüntüler çok etkiledi kalabalıkları.
Dolayısıyla ne kadar açıklama yapılırsa yapılsın nafile...
🎙️ Kılıçdaroğlu’ndan “CHP'ye biber gazlı müdahale canınızı acıttı mı?” sorusuna yanıt:
💬 "Cumhuriyet tarihinde CHP’nin kurulduğu günden bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiğinde kapılar kapanmamıştır!"