İzmir içi ev temizliği yaptığımı elden ele şeedebilir miyiz acaba? Malum yaz tatili ve ergen beslemesi çok zor, bikaç gün daha tüp almazsam odun ateşinde beni çevirebilir diye korkuyorum 🤣
Mayıs 2023’te atanmalarına rağmen idari süreçler ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle ancak Eylül 2023’te göreve başlatılan sözleşmeli öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve mazerete bağlı yer değiştirme başvuru hakkının tanınması, sendikamızın takibi ve kararlı mücadelesi sonucunda çözüme kavuştu.
İlk olarak 23 Ocak 2026 tarihinde Bakanlığa ilettiğimiz ve kamuoyuyla paylaştığımız, 22 Haziran 2026’da ise yenileyerek tekrar sunduğumuz resmi talebimizin ardından, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bugün yaptığı açıklama ile 1 Eylül 2023 itibarıyla göreve başlayan öğretmenlerimizin 7528 sayılı Kanun gereği yaz dönemi sürecine dâhil olamasalar da yasal çalışma süresini tamamlayacakları eylül ayında, mazerete bağlı yer değişikliği talepleri için kendilerine özel ayrı bir duyuru yayımlanacağını ilan etmiştir.
Bakan Tekin’in eylül ayında yapacağına dair söz verdiği özel duyuru sürecinin de takipçisi olacağız.
Ancak bu tür kısmi düzenlemelerle sözleşmeli öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetler kalıcı olarak çözülemez. Asıl ve kesin çözüm; öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarının tamamen ortadan kaldırılmasıdır.
Eğitim-İş olarak, tüm örgütlü gücümüzle eğitim emekçilerinin yanında olmaya; öğretmeni değersizleştiren politikalara ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Emekle, alın teriyle, sevgiyle evlatlarını büyüten; onlara yalnızca yaşamı değil, yaşamın değerlerini de öğreten tüm babaların Babalar Günü’nü kutluyoruz.
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, aydınlık yarınlara omuz veren eğitim emekçisi babalarımıza minnetle.
#babalargünü
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en görkemli başkaldırısı olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ni 56. yıl dönümünde saygıyla selamlıyoruz.
15-16 Haziran; yalnızca bir ücret veya zam talebi değil, emeğin örgütlenme özgürlüğüne vurulmak istenen darbeye karşı verilen bir mücadeledir. İktidarın ve sermayenin el ele vererek, 1967’de kurulan ve kısa sürede işçi sınıfı içinde büyük bir örgütlülük yaratan DİSK’i fiilen bitirmeyi hedefleyen yasa tasarısına karşı emekçiler; kendi sendikalarını seçme özgürlüğünü ve anayasal haklarını büyük bir mücadeleyle korumuşlardır.
İktidarın, işçileri sarı sendikalara mahkûm kılmak isteyen yasa tasarısı; yüz binlerce işçinin iki gün boyunca meydanları ve fabrikaları saran direnişiyle iptal edilmek zorunda kalmıştır. Ancak 56 yıl önce işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle koruduğu hakları, 12 Eylül faşist darbesiyle gasp edilmiştir.
24 yıla yaklaşan AKP iktidarının sonucunda, emekçilerin örgütlenmesinin önüne konulan engellerin, yandaş sendikaları devlet eliyle büyütme çabalarının, 1970’teki yasa tasarısını hazırlayan zihniyetle birebir aynı olduğunu görüyoruz. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) Küresel Haklar Endeksi raporu da bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye, son 11 yıldır işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer almaya devam etmektedir. Rapora göre Türkiye’nin bu listede yer almasının nedeni; sendikal nedenlerle kitlesel işten çıkarmalar, toplu sözleşme hakkının engellenmesi, sendika yöneticilerine yönelik keyfi tutuklamalar, asılsız suçlamalar ve kovuşturmalarla hukukun bir baskı aracı olarak kullanılması, emekçilerin sürekli bir işsizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasıdır.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız;
https://t.co/irZFBEkB7e
Bugün öğretmenler yine şiddete uğradı. Kimi zaman okulda, kimi zaman sokakta… Bugün Ankara’da öğretmenlerin atanma, güvenceli çalışma ve insanca yaşam taleplerine verilen yanıt yine barikat, polis müdahalesi ve gözaltı oldu. Eğitim emekçilerine yönelik bu anlayışı ve yaşanan gözaltıları kınıyoruz.
Öğretmenler atanma, güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları istiyor. Özel sektör öğretmenleri ise mesleklerini patronların insafına terk eden düzene karşı mücadele ediyor. Bu taleplerin muhatabı polis değil; Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidardır.
Eğitim bir piyasa faaliyeti değil, kamusal bir sorumluluktur. Öğretmenler güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilemez. Bu ülkenin çocukları, kadrolu ve güvenceli öğretmenlerle kamusal eğitim hakkına kavuşmalıdır.
Okulda öğretmene yönelen şiddetle, sokakta öğretmenin karşısına barikat çıkaran zihniyet aynı zihniyettir. Öğretmeni değersizleştiren, yalnız bırakan ve susturmaya çalışan bu anlayış, yaşananların asıl sorumlusudur.
Ebedi Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.”
Gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
Edirne’de haklarını alamadıkları için 25 gündür direnen ve kendilerini yer altına kapatarak açlık grevine başlayan
Özşen Madencilik işçileri ile iletişim kesildi.
Sendika, şirketin internet ve telefon hattını kestiğini söyledi.