Bir kadının, “kapalılar imha edilsin” şeklinde bir ifade kullanmasını en sert şekilde kınıyoruz.
Kadınların başörtüsü takıp takmayacağına, hangi inanca sahip olacağına ya da nasıl yaşayacağına karar verme haddi hiç kimseye ait değildir.
Kadınlar; birbirlerinin tercihlerini, yaşam biçimlerini ve kimliklerini yok sayarak değil, farklılıklarına rağmen birbirlerinin haklarını savunarak güçlenir. Kendi tercihine saygı beklerken başkasının tercihine tahammül edememek özgürlük değil, tahakküm anlayışıdır.
İnancı ve kıyafeti nedeniyle milyonlarca vatandaşımızı hedef alarak “imha edilsin” çağrısında bulunmak, kabul edilemez bir nefret söylemidir. Bir kadının, başka kadınları yalnızca tercihleri ve inançları nedeniyle hedef göstermesi ise toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren, ortak yaşam kültürüne zarar veren son derece talihsiz bir tutumdur.
Bu ülkede başörtülü kadınlar yıllarca ayrımcılığa, baskıya ve yasaklara maruz kaldı. Büyük mücadelelerler kazanılan hakların ardından, bugün aynı ayrımcı zihniyetin yeniden nefret diliyle ortaya çıkmasına asla müsaade etmeyiz!
Türkiye, birilerinin insanları inançları ve kıyafetleri nedeniyle hedef gösterdiği, toplumdan dışladığı eski Türkiye değildir, asla da olmayacaktır!
AK Parti Kadın Kolları olarak, kadınları hedef alan her türlü ayrımcı ve nefret içerikli söylemin karşısında durmaya; hukuki sürecin de sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz.
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı olarak, Babalar Günü’nde baş tacımız olan çok kıymetli şehit babalarımızla bir araya geldik.
Canından aziz bildiği evladını bu vatana emanet eden siz değerli babalarımız; şunu bilin ki bugün bu ülkede sizlerin gözünün içine bakan, sizleri canıgönülden seven 80 milyon evladınız var. Sizin yüzünüzdeki ufak bir tebessüm, kalbinizdeki huzur ve mutluluk bizim en büyük mutluluğumuzdur.
Bu aziz milletin en şerefli emanetleri olarak her zaman başımızın tacısınız. Bu vesileyle, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; ebediyete irtihal etmiş tüm babalarımızı dualarla yad ediyorum.
Tüm babalarımızın ve ömrünü evlatlarına adayan kıymetli büyüklerimizin Babalar Günü kutlu olsun. İyi ki varsınız. 🤍🇹🇷
Arefe gününün en güzel bereketi, paylaşılan mutluluktur... 💝
İl Kadın Kolları Başkanımız Sn. Duygu Sena Kurt ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile birlikte, bayram öncesi bu mübarek arefe gününde ziyaretler gerçekleştirdik.
@AKKADINGM@sena29_34#MilliAileHaftası
Finlandiya Cumhurbaşkanı Sayın Alexander Stubb’a nazik kabulleri için teşekkür ediyorum. Ziyaretimizin, Türkiye ile Finlandiya arasındaki iş birliğini daha da güçlendirmesine ve parlamentolarımız arasındaki ilişkilerin gelişimine ivme kazandırmasını temenni ediyorum. 🇹🇷🇫🇮
Her ismin, her emeğin, her hikâyenin ardında bir anne var.
Bir hayatı büyüten, bir nesli yetiştiren, milletimize güç veren annelerimizin günü kutlu olsun!
#AnnelerGünü
📞 Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
“Anneler Günü’nüzü tebrik ediyorum.
Annelerimizin o mübarek ayaklarının altı öpülesi diyorum.”
📍AK Parti İstanbul Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı
Tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kûtü’l Amâre Zaferimizin 110’uncu yıl dönümünde, Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere Birinci Cihan Harbi’nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerlerimizi rahmetle yâd ediyorum.
Şanlı tarihimiz boyunca ila-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor; Rabb’im cümlesinin ruhunu şad, mekânını inşallah cennet eylesin, diyorum.
“Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar” temalı Ideathon fikir maratonumuzun finalini Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdik.
“Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecimizde partimize ve milletimize çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymuyorum.”
Giresun’da belediye başkanınızın taciz ettiği 16 yaşındaki kızcağız şüpheli bir kazaya kurban gidiyor, sesi çıkmayan siz.
Uşak belediye başkanınız işe alma vaadiyle gencecik kızları istismar ediyor, savunan siz.
İBB kreşlerinde çocuk istismarı oluyor, inkar eden siz.
Şimdi hiç utanmadan çıkıp ‘hiçbir kadın şiddet görmeyecek, hiçbir çocuk istismara uğramayacak’ diyen de siz!
Sadece son birkaç ay içinde kendi partisinin adının karıştığı skandallarda bile 'kadını' ve ‘çocuğu’ değil 'faili' savunan bir siyaset anlayışına sahip olanların, dosyaları sümen altı edenlerin kadınlara ve çocuklara vadedebileceği hiçbir gelecek yoktur.
Bu çifte standartçı, iki yüzlü yaklaşımlarınıza, gözünüzün önünde olanlara siyaseten göz yummalarınıza hiçbir meselede olmadığı gibi kadın ve çocuk meselelerinde de asla müsade etmeyeceğiz!
Sözde kendi partisinin kadınlarını temsil etmekle görevli bir insanın; kadın onurunun ayaklar altına alındığı, 21 yaşındaki bir gencin geleceğinin ve kamu kaynaklarının bir otel odasına sığdırıldığı bu ağır tabloda ilk refleksinin “savunma” olması…
İşte asıl trajedi tam da budur.
CHP Kadın Kolları Başkanı'nın, belediye imkanlarıyla istihdam edilen bir çalışanın adının karıştığı bu skandalda belediye başkanının avukatlığına kalkışması, temsil ettiğini söylediği tüm kadınlara yapılmış en büyük haksızlıktır.
Biz kadını koruyan, yücelten ve güçlendiren ahlaklı siyaseti savunuyoruz; siz ise sadece koltuğu ve kişileri koruyan siyaseti!
Bu utanç tablosunu 'mağduriyet' maskesiyle örtemezsiniz!
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, ulusal bir çevre politikasından küresel bir farkındalık hareketine dönüşen Sıfır Atık vizyonu; sürdürülebilir kalkınma anlayışının en somut ve güçlü tezahürlerinden biridir.
2017 yılında %13 olan geri kazanım oranının 2025’te %37,53’e yükselmesi ve son 8 yılda 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırılması, bu vizyonun başarısını açıkça ortaya koymaktadır.
#UluslararasıSıfırAtıkGünü’nü kutluyoruz.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Teşkilat Başkanlığımızın koordinasyonuyla, AK Parti’nin tüm kadrolarıyla sahada olduğu; vefayı merkeze alan ve vatandaşımızla birebir temas kuran devasa bir Ramazan seferberliğini daha alnımızın AKıyla tamamladık.
Tanıtım ve Medya Başkanlığımızın belirlediği “Niyetimiz Bir, İnancımız Bir, Yolumuz Bir” ortak söylemi çatısı altında bu Ramazan’da Türkiye’nin her hanesine misafir olduk.
Genel Merkezimizden, en uzak mahalle temsilciliğimize kadar, teşkilatımızın her bir ferdiyle adeta saat gibi işleyen muazzam bir koordinasyon sergiledik.
Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, MYK ve MKYK Üyelerimiz, her ilde siyasetin rotasını milletimizin taleplerine göre yeniden çizerek devletin vakur simasını mütevazı sofralara taşıdı.
Sosyal Politikalar Başkanlığımız öncülüğünde şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve engelli ailelerimize yönelik iftar ve sahur programlarıyla partimiz yine vefanın adresi oldu.
Kadın Kollarımız, “merhamet elçileri” olarak çalınmadık kapı, girilmedik hane bırakmadı; mukabele ve hane ziyaretleriyle annelerimizin dualarını heybemize doldurdu.
Gençlik Kollarımız, “İftara 5 Kala” ve “Sahura 5 Kala” programlarıyla sahadaki dinamizmin adı oldu; enerjilerini Türkiye’nin yarınlarına vakfetti.
Yerel Yönetimler Başkanlığımızın koordinasyonunda belediyelerimiz, şehirlerimizin her köşesini Ramazan’ın manevi iklimine uygun şekilde donatarak dayanışma ruhunu meydanlara taşıdı.
Bu Ramazan’ın en anlamlı duraklarından biri de şüphesiz deprem bölgemizdi. “Yeni evim, ilk iftarım” anlayışıyla, yeni yuvalarına kavuşan kardeşlerimizin sofralarına misafir olduk. Bu buluşmalar, omuz omuza yeniden ayağa kalkışımızın en güçlü sembolü oldu.
Sokaklarda ve hanelerde hissettiğimiz o eşsiz duygu, aslında hepimizin özlediği o kadim ruhun yansımasıydı. Senelerdir dile getirilen “Nerede o eski Ramazanlar?” söylemine, AK Parti’nin özündeki “94 Ruhu” ile yani samimiyet, sahicilik ve vatandaşla birebir temasla en güçlü cevabı vererek o günlere olan özlemi giderdik. Meydanlardan sokaklara yayılan bu nostaljik ama diri ruh ile geçmişin bereketini Türkiye Yüzyılı’nın vizyonuyla birleştirdik.
Gönül coğrafyamızın sınır tanımadığını bu yıl bir kez daha tüm dünyaya gösterdik. AK Parti’nin şefkat elini, Sivil Toplum Kuruluşlarımızla el ele vererek dünyanın neresinde bir mazlum varsa oraya uzattık.
Suriye’den Gazze’ye kadar uzanan yardım köprülerimizle, kardeşlerimizin Ramazan sevincine iftar ve sahur sofralarıyla ortak olduk, acılarını paylaştık.
Dış İlişkiler Başkanlığımız ve UID aracılığıyla, Avrupa’dan Asya’ya kadar gurbetteki vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık; “Sıla” özlemlerini kardeşlik sofralarında dindirdik.
Gündüzden geceye, ışıl ışıl meydanlardan en sessiz mahallelere kadar bu Ramazan bir kez daha ortaya koydu ki; AK Parti’nin asıl gücü sahadadır, milletle kurduğu gönül bağındadır. Attığımız her adımda, çaldığımız her kapıda, sıkılan her elde, dokunduğumuz her gönülde aynı hakikati yeniden gördük: Biz bu milletin içinden doğan, bu milletle yürüyen, kaderi bu milletle aynı olan büyük ve güçlü bir hareketiz.
Dün olduğu gibi bugün, bugün olduğu gibi yarın da milletimizle kol kola, omuz omuza ve gönül gönüle yürümeyi sürdüreceğiz. Çünkü niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir. Ve biz, birlikte Türkiye’yiz.
Güven içinde,
Hayırlı ve huzurlu bayramlar Türkiye.
Çok üzgünüz.
Kelimenin tam anlamıyla alim, kelimenin tam anlamıyla üstad ve kelimenin tam anlamıyla vatan evladı kıymetli büyüğümüz İlber Ortaylı hocamızı kaybettik.
Büyük bir değerimizden yoksunuz artık.
Allah rahmet eylesin.
Mekanı cennet olsun.
Gücüyle aileyi ayakta tutan, emeğiyle toplumu inşa eden, azmiyle yarınlara yön veren kadınlarımız; bu milletin en kıymetli hazinesidir.
Hayatın her alanında emek veren; inancıyla, kararlılığıyla ve fedakârlığıyla Türkiye’nin gücüne güç katan tüm kadınlarımızın #8MartDünyaKadınlarGünü’nü yürekten kutluyorum. 🌸
Ülkemizin ve tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum.
Kadınları her alanda destekleyip teşvik etmeyi, kadınların yanında olmayı bundan sonra da çok güçlü bir şekilde sürdüreceğiz. #KadınlarlaYükselenTürkiye
81 ilimizde aynı niyetle, aynı hassasiyetle, aynı sorumluluk bilinciyle sahadayız.
Her haneye dokunuyor, her gönüle selam oluyoruz.
#MilletimizleNiyetimizBir
“Siz kimi, kimin toprağından kovuyorsunuz? Burası bizim toprağımız. Burası bizim vatanımız.”
Hiçbir yere gitmedik, gitmeyeceğiz. Burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz.
Türkiye’nin demokrasi tarihinde bir utanç vesikası olan #28Şubat’ın yıl dönümünde bir kez daha söylüyoruz; Türkiye bir daha asla o karanlık günlere dönmeyecek!