Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Geçtiğimiz günlerde revire gittim, doktor şikayetlerimi sordu.
Doktorumuz beyefendi biri, şikayetlerimi sabırla dinledikten sonra stresli bir dönemde olup olmadığımı sordu.
Şok oldum. Hemen hemen yaşıtım bir doktor olduğu için şakalaşmak amacıyla mı soruyor diye tereddüt ettim ve hemen cevap vermedim.
'İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar hapiste olacağım bilmiyorum. Bunlar her insanın yaşadığı günlük stresler, majör bir şey yok!' dedim. Stresle mücadelede iyiyiz.
Türkiye’de pek çok cezaevinde halen yüzlerce hak ihlali yaşanmaya devam ediyor. Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor.
Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum.
Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
(Cumhuriyet)
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık hastaneye kaldırıldı
Anne Gülseren Çalık: "Endişeliyim, çok üzgünüm, bekliyorum, elimden bir şey gelmez. Ameliyat olması beni çok üzdü. Buradayım bekliyorum. Ne söyleyebilirim ki sözümün bittiği yerdeyim. Ümitsizce bekliyorum..."
IRAN’DA İNTERNET ve ELEKTRIK TAMAMEN YOK • İran’da devrimciler, molla rejiminin güvenlik güçleri tarafından katlediliyor. Ülkede elektrik ve internet erişimi tamamen kesildi. Halk buldukları en ufak iletişimde, ‘sesimiz olun’ mesajları gönderiyor.
In Iran, revolutionaries are being killed by the security forces of the mullah regime. Electricity and internet access have been completely cut off across the country.
در ایران، انقلابیون توسط نیروهای امنیتی رژیم ملاها سرکوب و کشته میشوند. برق و دسترسی به اینترنت در سراسر کشور بهطور کامل قطع شده است.
-nizamettin kabaiş,(rojin)
-ethem büyükışık (dorukhan)
-şaban vatan, (rabia naz)
3 baba
üçüne de “intihar”
“unut. yoksa…”dediler
korku imparatorluğuna rağmen
onlar hiç vazgeçmediler. bakmaya kıyamadıkları çocuklarının otopsi fotoğraflarında bile delil aradılar.
Öyle bir hale geldik ki çocukları katledilen aileler, dolaylı bir şekilde cezalandırılır hale geldi. Ailelerin suçu ispat etmesi ve suçluları kendilerinin bulup adalete teslim etmesi bekleniyor. Örnek mi? #RojinKabaiş'in babası mücadele etmeseydi "intihar" deyip geçiştirmişlerdi.
KIZLAR GÜVENDE DEĞİL | Cevizlibağ Atatürk KYK Kız Yurdu’nda yaz döneminde yapılan tadilat sırasında kız öğrenciler çok ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldı. Tadilat için görevli işçilerin odalara izinsiz şekilde girmesi, öğrencilerin mahremiyet hakkını ağır biçimde ihlal etti.
Öğrencilerin kilitli dolaplarına ya da bazalarının altına yerleştirdikleri kişisel eşyalarının çalındığı, hatta yeni kilitlenmiş dolaplardan bile hırsızlık yapıldığı tespit edildi.
Bazı odalarda öğrencilere ait olmayan cinsel içerikli materyaller, alkol şişeleri, tıraş bıçakları ve sigara izmaritlerinin bulunması yalnızca hijyen koşullarını değil, öğrencilerin güvenlik algısını da ortadan kaldırdı.
Dolap kapakları, kilit sistemleri, bazalar ve komodinlerin kırılması sonucunda hem öğrencilerin şahsi eşyaları hem de devlet malı niteliğindeki yurt demirbaşları zarar gördü.
Kartlı kilit sistemlerinin sökülmesiyle odalara isteyen herkesin girebilmesi, öğrencilerin can ve mal güvenliğini tamamen ortadan kaldırdı. İşçilerin öğrencilere yönelik sözlü tacizlerde bulunduğu iddiası da endişeyi artırdı.
Mahremiyet ihlali, kamu malına zarar verilmesi, kişisel eşyaların çalınması, güvenlik zafiyetleri ve psikolojik travma başlıklarında öğrenciler çok yönlü mağduriyet yaşadı. Öğrenciler, bu durumun acilen giderilmesini ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep ediyor.
@OA_BAK@tcmeb@TC_icisleri
İHBAR | Mağdur kadının ifadesi: “Bazanın altına taşıyamadığım için bazı çamaşırlık gibi eşyalarımı bıraktım. Yurdumda bir senem daha olduğundan, görevli ablalar görürse eşyaları atmasın ve benimle iletişime geçsin diye numaramı adımın yanına not olarak bıraktım. Böyle bir şeyin başıma geleceğini hiç düşünmemiştim.”
#cevizlibağkyk #cevizlibağdatacizvar
Sokakta hasta bulduğumuz kedinin tedavisi tamamlandı, tüyleri çıkmaya başladı.Kum eğitimi var, çok sevecen ve ilgi bağımlısı. Isırma/tırmalama huyu yok. Evdeki kedimiz hırçın old. 20 gündür balkonda bakıyoruz, sokakta yaşayamaz.Yer avcılar ama İstanbul içi her yere getirebilirim
Bugün gencecik bir meslektaşımızın daha intihar haberini aldık gözlerden kaçmasın Avukatlık mesleğinde devasa sorunlar devam ediyor ve hala organize olamadık. Baba parası yiyenler bizleri anlamaz. Bizi biz kurtarmalıyız.
İstanbul Barosuna üye avukatların iradesinin gasp edilmesi çabası anlamına gelen bu kararın meslek camiamızda hiçbir karşılığı yoktur. İstanbul Barosu, yöneticilerini mahkeme kararlarıyla değil, 147 yıldır olduğu gibi kendi genel kurulunun özgür iradesiyle belirler.
İbrahim Kabaoğlu baro başkanlığına seçildiğinde üzüldüm. Eleştirilerimi de tek tek saydım. Ancak benim gibi düşünmeyen meslektaşlar kendisini seçti. Seçimle gelen de ancak seçimle gider. Herkes saygı duymalı. Binlerce avukatın iradesi bir hakimin iki dudağı arasında olamaz!
Dönemin çarkları işliyor:
İSTANBUL BAROSU BAŞKAN VE YÖNETİM KURULU GÖREVDEN ALINDI.
Bu rezalet ve hukuksuzluk hiçbir şeyi değiştirmeyecek:
İstanbul Barosunu yine İstanbul Barosunun avukatları yönetecek ve 147 yıldır olduğu gibi hukukun üstünlüğü ve özgürlüğü savunmaya devam edecek.
Baro yönetimimizin ve meslek onurumuzun arkasındayız.
BİR GİDER BİN GELİRİZ❗️
#İstanbulBarosuBiatEtmez
#İstanbulBarosuSusmayacak
tam 2 sene önce öğrenci evimi kapattığım gün kızlarla birkaç yıl sonraki halimiz için hedeflerimizi, hayallerimizi anlattığımız bir video çekmişiz. çoğu hedefimize ulaşmışız, gözlerimiz hala o videodaki gibi parlıyor, aramızdaki bağ mesafelere rağmen aynı. ne kadar da şanslıyım💕