Değerli Öğretmenlerimiz,
Yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında gerçekleştireceğimiz mesleki çalışma programımızın ilk haftası olan 1-4 Eylül tarihleri arasındaki eğitimlerimizi çevrim içi olarak gerçekleştireceğiz.
7-11 Eylül tarihlerini kapsayan ikinci hafta çalışmalarımızı ise yüz yüze gerçekleştirerek tamamlayacağız.
Mesleki çalışma programımızın eğitim ailemiz için hayırlı olmasını temenni ediyor, yeni eğitim öğretim yılına hazırlanan tüm öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar diliyorum.
Zorunlu hizmetini tamamlayan ya da bulunduğu ilden başka bir ile isteğe bağlı tayin olmak isteyen öğretmenler açık norm olmadığı için yer değiştiremiyor. Mazeret atamalarında tayinleri çıkmayan öğretmenler çaresiz şekilde il emrine atanma hakkının verilmesini bekliyorlar. Öğretmen hareketliliğinin durma noktasına gelmesinin çeşitli nedenleri var ancak en önemlisi öğretmenlerin artık ekonomik nedenlerden dolayı emekli olamaması. En üzücü olanı ise tayin bekleyen öğretmen arkadaşların ya MEB yönetiminden bir lütuf beklemesi ya da MEB’e yakın olduğunu bildikleri bazı internet sitesi editörlerinden ya da gazetecilerden çözüm beklemeleri. Öğretmenlerin sorunları çözülmeden eğitimin sorunları çözülmez.
Matematiğin iyi öğretilmediği toplumlarda yalnızca sayılar değil, ölçüler de şaşar; ölçünün şaştığı yerde adalet de uzun süre ayakta kalamaz. Nobel ödüllü matematikçi John Nash bu durumu çarpıcı biçimde ifade ediyor:
“İyi matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur.”
#ilkmatsecmeligerigelsin
@ildisiplatformu@03900Onur@SerdarDemirdil Dkab ta var olan boşluğa seçmeli dersler eklenerek yeni boşluklar oluşturmanın sisteme hiç bir faydası yok. Seçmeli dersler revize edilip diğer ana branşlara nefes olmalı. Şu an zaten dkab a verilen seçmelilere farklı branşlar giriyor mecburiyetten
Matematikten uzaklaşan bir eğitim sistemi; sorgulamadan, analitik düşünmeden ve bilimden de uzaklaşır.
Çocuklarımızın matematik temelini güçlendirmek bir tercih değil, eğitim politikamızın önceliği olmalıdır.
Ortaokulda matematik seçmeli dersinin kaldırılması doğru değildir. Bu yanlıştan dönülmeli,matematik yeniden seçmeli ders olarak müfredata alınmalıdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
#ilkmatsecmeligerigelsin
Yer değiştirme yönetmeliği hızlıca değiştirilmelidir. Zorunlu hizmetini yapmayan herkes yapmak zorunda bırakılmalıdır. İl/ilçe merkezindeki okulllara belli aralıklarla rotasyon şart. 10-20 yıldır aynı okulda olanların hali belli okulun sahibi gibiler. Gerçekçi çözümler üretilmeli
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎KİM HAKLI, KİM MAĞDUR?▪︎▪︎▪︎
Öğretmen atama ve yer değiştirme sistemi tıkandı. Bugünlerde kime dokunsan barut gibi. Herkes haklı ve herkes mağdur! Nasıl oluyor demeyin aynen böyle. Her yıl yaşanan sıkıntı bu sene daha derinden yaşanıyor. Günü kurtaran işlemler bile tükendi, artık başımızı iki elimizin arasına alıp ciddi çözümler için çalışmalıyız.
Kamunun ihtiyacının çok üzerinde öğretmen yetiştirdik, atanamayan öğretmen sayısı milyona yaklaştı. Nüfus artış hızımıza bağlı olarak çağ nüfusu da hızla düşüyor. Öğretmenler çoğunlukla, mecburi emeklilik yaşına kadar çalışıyor ve yıllara göre emekli olan öğretmen sayısı düşüyor.
Birçok ilimizde norm fazlası öğretmen var ve sayıları her yıl katlanarak artıyor. Bu yüzden, ne iller arası yer değiştirmek için yıllarca bekleyen öğretmenlere ne de mazereti olanlara yer açılıyor.
Atama ve yer değiştirme işlemlerine göre çeşitli gruplar oluşuyor. Her grup kendini avantajlı konuma getirecek uygulamayı hayata geçirmek için organize oluyor. Ortak talep etrafında sosyal medya grupları, platformlar vs. kuruluyor ve örgütlü mücadele başlıyor.
Bu günlerde 2023 mülakat ve 2024 kısıtlı kontenjan mağdurları, ikinci il dışı isteyenler, mazeret iline yerleşemeyip il emri müjdesi bekleyenler, mazereti olmayıp yüksek puanla çakılı kalanlar, engelli ataması bekleyenler, kadroya geçiş ve devamında mazeret ataması bekleyen Eylül 2023 atama grubu…
Bir de bakanlık tarafı var. Her gruba küçük de olsa şans verme çabası anlamlı olsa da kalıcı çözüm için radikal önlemler alma vaktinin geldiğini herkes biliyor. Mülakat mağduriyeti çözüm yoluna girmişken, ikinci il dışı, il emri ve 2023 mazeret bekleyenlere de şartları zorlayarak çözüm üretip uzun vadede şu adımlar atılabilir diye düşünüyorum.
Öğretmen açığının olduğu illere, bireysel veya eş durumu ile atamaları herhangi bir şart koşmadan sürekli yapmak.
Bu illere hatırı sayılır oranda ek ders artışı ve ilave hizmet puanı uygulamasını hayata geçirmek.
Yine bu illerde görev yapanlar için uzman ve başöğretmenlik sürelerini yüzde elli düşürmek.
Burs karşılığı mecburi hizmet ve atama önceliği olan öğretmen istihdam modelini yeniden hayata geçirmek. Belli sürede görev yapmayı taahhüt edecek bir sistemi, taraflarla çalışıp olgunlaştırmak.
Öğretmen yetiştirme ve atamada milat ilan edip ihtiyaç kadar öğretmen yetiştirmek.
Diğer bakanlıklarla yapılan protokolleri gözden geçirerek, eğitime önem veren ve öğretmen eşlere tabi atamaların yapılmasını sağlamak.
Emekliliği teşvik edecek uygulamaları hayata geçirmek.
Norm kadro yönetmeliğini gelişen yeni şartlara göre güncellemek.
Norm fazlası öğretmenlerin iller arası görevlendirilmelerini kolaylaştırmak, teşvik etmek.
Birçok çözüm üretilir, öneriler konuşulur. Yoğun bir çabanın içerisindeyiz. Gün içinde onlarca telefon görüşmesi yapıyor, uğrayan arkadaşlarımızla hasbihal ediyoruz. Bütün grupları dinliyor, taleplerini alıyor ve çözüm için yollara düşüyoruz. Bazen çatışan talepler bizi zorlasa da çözülen her problem için seviniyoruz.
Son dönemde en büyük mutluluğu mülakat mağduru kardeşlerimiz için yaşadık. Yetkililer başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmemize rağmen, “ortada kesin olan bir şey yok.” diyebilen felaket tellalları da umarım aklını başlarına alır ve en azından emeğe saygı duymayı öğrenirler.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
Öğretmenlerin son dönemde en çok gördüğü ekran bu. Öğretmen yer değişikliğindeki tıkanıklığın aşılması ancak öğretmenlerin emekli olduklarında aldıkları ücretlerin olması gereken seviyeye çıkarılmasıyla mümkün.
Bursa'da bir doktor, kalbi duran kişiye hastaneye ulaşana kadar sedye üzerinde kalp masajı yaptı. Müdahalenin ardından hastanın kalbi yeniden atmaya başladı.
Mevcut haliyle LGS’ nin eğitim sistemine verdiği zarar büyüyor.
LGS özellikle de özel okullar için büyük bir reklam ve pazarlama fırsatına dönüşüyor. Ne yazık ki eğitim sistemimiz her geçen yıl biraz daha özel okulların büyümesini ve güçlenmesini besleyen bir yapıya evriliyor. Devlet okulları arasındaki makas ise artık inkâr edilemeyecek kadar açılmış durumda. Durum aşağıdaki gibidir:
1)Özel okullar
2)Şehrin merkezinde bulunan, sosyoekonomik düzeyi yüksek ailelerin adres değişikliğiyle çocuklarını gönderdiği “VIP” devlet okulları
3)VIP devlet okullarına yakın imkânlara ve başarı düzeyine sahip nitelikli devlet okulları
4)Mahalle ve sokak aralarındaki standart devlet okulları
5)Kenar mahalle, varoş, yarı kırsal, şehir dışı (şehreküstü) veya getto olarak tanımlanabilecek dezavantajlı devlet okulları
6)İmkânları nispeten daha iyi olan köy okulları
7)Kaderine terk edilmiş, öğretmen sirkülasyonunun yüksek olduğu ve ciddi imkân yoksunluğu yaşayan köy okulları
Bir tarafta laboratuvarı, kütüphanesi, etüt sistemi, kursları, güçlü öğretmen kadrosu ve yoğun veli desteği olan okullar; diğer tarafta öğretmen hareketliliğinin yüksek olduğu, öğrenme yoksulluğunun zirve yaptığı, kaynak sıkıntısı yaşayan, temel ihtiyaçları (gıda yoksulluğu) bile karşılamakta zorlanan okullar var. Bunların üzerine bir de özel okulları eklediğinizde tablo çok daha çarpıcı hâle geliyor. Sonra da bütün bu birbirinden tamamen farklı eğitim gerçekliklerine sahip çocukları hiçbir farklılığı dikkate almadan aynı gün, aynı saatte, aynı sorularla yarıştırıyoruz. Bu, fırsat eşitliği değil; eşitsizlikleri tek bir sınav salonunda yarıştırmaktır. Fırsat ve imkan eşitsizliklerini cezalandıran sistem daha da büyüyor. Ondandır ki bu adil olmayan döngüde başarılı olan köy okulu öğrencisi haber oluyor.
MEB çok şey açıkladı ama önemli ayrıntıları pas geçti.
Örneğin ortalamalar,en başarılı iller,okullar,il içi sıralamalar,şampiyonların okulları?
Ayırt edicilik ille daha zor soru sorarak kazanılmaz.Farkındalık yaratan kazanımlar da ayırt edici olabilir.NASA’ya mühendis seçmiyoruz!
Bu sınav sistemi ve soru tiplerine de öğretmenler ve öğrenciler alıştılar. Seçicilik ancak anlamanın zor olduğu ve işlem yoğunluğunun fazla olduğu sorularla sağlanabiliyor artık. Bu yıl böyle bir yol izlenmiş...
Ama bu durum üst dilimde bir ayrışmaya yol açar mı, emin değilim.
Geçen sene full yapan öğrenci sayısının çok olması çıtayı biraz daha yukarı çıkardı.
Başarılı öğrenci sayısı çok, nitelikli okul sayısı az, öğretmenler çabalıyor, aileler maddi-manevi müthiş bir emek veriyor ama neticede bu bir seçme sınavı...
Ve en önemlisi
+
LGS 2026 Matematik bize ne söylüyor...
MEB taktik değiştirmiş...
-Matematikte sıfır çeken öğrenci algısını kırmak için sorulan çok kolay birkaç soru
-Full yapan öğrenci sayısını azaltmak için anlamanın zor olduğu, işlem yoğunluğu içeren birkaç soru sorulmuş
++
@yasin_shaale Bir de ortalama öğrenciler diğer tüm dersleri belli bir seviye çözebilirken, sadece matematiği orta öğrenciler için bu kadar ulaşılmaz yapmak ne kadar doğru ? Tamamen isteksizlik oluşturmaktan başka bir şey değil