Milletimiz kötü karakterlerin Yeşilçam kötüsü gibi resmedilmediği surette onların kötü karakter olduğunu anlamıyor. Ayrıca hayatın karmaşasına karşı her şeyin basitleştirilmesini bekliyor ki katmanlı düşünüp sakın ha yorulmasın.
Diyelim ki karı kocanın çocuğu vardı ama otelde yandı, depremde otel enkazında kaldı, yenidoğan ünitesinden çıkamadı, yolda yürürken bıçaklandı ya da tecavüz edilip öldürüldü. O zaman ne oluyorlar?
O kadar hanımefendi olma baskısıyla büyütüldüm ki çingenelerle karşılaşınca ne yapacağımı inanın bilemiyorum. Bununla başa çıkmayı erken yaşlarda öğrenmeliydim ya çok zorlanıyorum.
Kimsenin, hiçbir devlet memurunun hesap vermediği, görevden alınmadığı, tutuklanmadığı, istifa etmediği koca bir dönem düşünün. Açıklamalar, temenniler, teselliler bile aynı kalıp. Yenisini yazmaya bile zahmet etmiyorlar. Copy paste. Hesap vermemezlik bu devleti bitirdi.
kardeşlik tam olarak böyle bir şey.. aynı anne babaya aynı travmalara aynı hayata sahip olduğun başka bir beden gibi, hep onun mutluluğunu istiyorsunuz sizde eksikse onda olsun istiyorsunuz zaten onda olması sizde olması gibi oluyor, istemsiz müthiş bir sevgi
hayatta yakınlarımız dışında herkesle aramız 10 üzerinden 7 olmalı. 7 üstü risklidir. çoğu insan sınırını, haddini bilmez zira. 6'nın altı da sıkıntılıdır. kimisi aranız kötü diye kendini bi halt sanır kimisi düzeltmek için yorar. seven mesafedir; güzeldir. filmi de vardır hatta.