Atatürk'ün ölümü üzerine yurt dışından gelen mektuplar:
1- Kadın hakları savunucusu Bayard Simmons'dan mektup, 11.11.1938
Kadınlara oy hakkı kampanyasını savunmuş olduğum için kendi memleketimde hapse girmiş ilk İngiliz olarak, Türkiye Cumhurbaşkanının ölümü üzerine derin üzüntülerimi sunabilir miyim? O'nun kendi ülkesinde kadınlar için yaptıkları bütün dünyanın feministlerince ebediyyen minnetle anılacaktır. Yaşasın Kemal Atatürk ülkülerine dayanan Türkiye Cumhuriyeti!
LBA-K,732/2.
Evet hadi bakalım. Bu curcuna bittiyse, ülkemizin gercek gündemine DEPREM ve DEPREMZEDELERE geri dönelim. Acilen yaraları sarılması gereken yüzbinlerce insan var.
Cemal Süreya zamanında ne güzel özetlemiş şu anki halimizi;
“Nasıl bir his biliyor musun, oda geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orada ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun, bir şeyler düğüm düğüm dizilmiş boğazına ama ne yutabiliyorsun ne atabiliyorsun..”
Bilim insanları artık televizyonlarda ağlıyor... Biz ağlıyoruz. Vatanını milletini seven her insanın artık bilimsel bilgiyi öncelikli kılması ve çocuklarına bunu aşılaması gerek. Yeni yetişen neslin kılavuzunun bilim olması gerek. Herkese yalvarıyorum.
Bugün yıllardır hayalini kurduğum, Rio’da gerçekleşen olimpiyatlardan sonra sizlere söz verdiğim olimpiyat madalyasına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yıllardır verdiğim emeklerin karşılığını aldığım, en önemlisi bana inanan sizleri gururlandırdığım için çok mutluyum.
Uluslararası bir sözleşmenin 11 Mayıs 2011’de ilk imzacısı, 24 Kasım 2011’de ilk onaylayan ülke oluyorsunuz. İmzasına ev sahipliği yaptığınız için adını koymuş oluyorsunuz. Ve bir gece yarısı bu sözleşmeyi kendi açınızdan feshediyorsunuz. İstanbul, İstanbul Sözleşmesi’nde yok.
En çok da İstanbul Sözleşmesi ile ilgili karara sevinenler ürkütüyor. Tam olarak sevindiğiniz nedir? Ben bunu düşünürken buz kesiyorum! #istanbulsozlesmesiyasatir
2 yıl geçmiş bile üstünden.. Yayında, yapımda ve çılgınlar gibi eğlenmemizde emeği olan herkes iyi ki, iyi ki, iyi ki var 🙏🏻🤩🧡🎉🎈 https://t.co/C86U6LkROO