Bir gün olsun içimize şüphe düşürmediler, bir gün olsun başımızı öne eğdirmediler, sadece yurt içinde değil dünyanın dört bir yanında nerede bir mazlum varsa herkesten önce onlar yanında oldu…
Biz sizden razıyız, Allah da sizden razı olsun.
Biz bu dünyaya cennette gibi yaşamak için gelmedik; cennete gidebilmek için geldik. Bu gerçeği kabullenip içimize sindirdiğimiz zaman hiçbir dert bizi çiğneyemez, ezemez.
arefe günü duâsıdır.. Allah’ım, affının kullarına en yakın olduğu bu iklimde; kalbimizde biriken ağırlıkları rahmetinle hafiflet. Bizi nefsimizin karanlığında bırakma, gönlümüzü Sana çıkan bir yola çevir. dağınık kalplerimizi Arafat’ta cem olanlar gibi rızanda birleştir.
Şartlar gerçeğin kendisi gibi gözükse de umudun birincil gereği, Allah’ın dilediği vakte gelindiği anda sebepleri yaratıyor olmasını unutmamaktır. Edilen duanın güncel olarak hiçbir destekleyici tarafı olmasa dahi, onu istemeyi sağlayan büyüklük, muhakkak gizli olanı aşikar kılıp ona kavuşturacaktır. Elinde gücü, kalbinde sabrı, istediği şey için belirlenen yaşa göre vakti, cebinde maddiyatı, yanında tesellisi olmayanın en büyük kazancı tam olarak göremediği sırrın şüphesizliğidir. Umut şartlardan arınınca basit ve yumuşak bir duygu aslında. Allah, imkanı değiştirmeyi dilediğinde sıkılan dişi bir daha kapalı tutamayacak kadar güldürüyor.
Rabbim, etrafına konmamış hakikatler yüzünden tutarsız bir umutla yaşamaya gayret eden, zihnine deli damgası vuracak kadar fazlasını dilediği düşünmesine sebep olan isteklerini yine de vazgeçmeden bekleyen, umutsuz sayılmadan karanlık umuduyla yarınını görmeye çalışan her kuluna kendi nurundan bir ışıkla yol gösterip sebepleri hırkalarına geçirerek sarıp sarmalasın. Saniye öncesinde sahip olunmayan muradın, salise sonrasında muhatabı etsin ve bu hızın Rabbine doyasına şükrettirsin.