Yeni bölüm yayında! 😎
https://t.co/OxvjRXRsED
#FildişiAtölye#Avangart#reklam
Fildişi Atölye’nin sunduğu Sosyolojik Nazar’ın bu bölümünde Prof. Dr. Besim Dellaloğlu ve Yalın Alpay Max Weber’in karizmatik otorite kavramından yola çıkarak modern siyasetin en temel sorularından birini tartışıyorlar: Toplumlar neden kriz dönemlerinde bir “kurtarıcı” aramaya başlar?
İkili, karizmanın dinsel kökenlerinden modern “seçilmiş kişi” fikrine; Hitler, Trump ve Erdoğan örneklerinden liyakat ile aidiyet arasındaki gerilime; liberal demokrasinin fren mekanizmalarından kimlik siyasetinin yükselişine uzanan konuşmada, oy verme davranışının ne kadar rasyonel olduğunu da sorguluyorlar.
Ekonomik kriz neden her zaman iktidar değişikliğine yol açmıyor?
Bir lider neden sürekli düşmanlara ihtiyaç duyuyor?
Karizmatik otorite neden kutuplaşmayı besliyor?
Demokrasi gerçekten doğrusal biçimde ilerleyen bir tarihsel süreç mi?
Ve karizma nasıl sona eriyor?
@bfdellaloglu@yalinalpay@avangart_tv
İnsan olmak: Kişinin kim olduğunu ve kendisinden ne beklendiğini bilmemesi; kendini sabit bir kimliğe bağlayabilmek adına kendine ait olmayan referanslara sığınması, onları sahiplenmesi ve sonra da onlara çoğu durumda ihanet etmesi.
@kaosicingeldim1@fairyrossa burjuvazi bu anlama gelmiyor yalnız sen de işçi sınıfından değilsin belli ki burada herkese laf yetiştirdiğine göre başka bir işin yok :)
“İstersek tahta bacaklar üzerinde yükselmiş olalım; yine de yürümek zorunda olan kendi bacaklarımızdır. Dünyanın en yüksek tahtına otursak bile, sonunda oturduğumuz yer yine kendi kıçımızdır.”
Montaigne, “De l’expérience”, Essais.
(III, 13, 1115)
Yeni bölüm yayında! 😎
İRADE NEDEN YETMEZ? - Sorumluluk, Güç, Başarı Üzerine - Fildişi Atölye'den Kesitler - Yalın Alpay 12
https://t.co/E0H3hC4L4I
Büyük güç gerçekten büyük sorumluluk mu getirir? Yoksa sorumluluk alabilmek için önce o sorumluluğu taşıyabilecek kadar güçlenmek mi gerekir?
Bu bölümde sorumluluk, çatışma, güç, zamanlama ve irade arasındaki ilişkiyi konuşuyoruz. İnsan neden çatıştığı alanlarda gelişir? Erken alınan sorumluluk neden bazen hayat boyu taşınan bir yüke dönüşür? Raskolnikov neden kendi “üst insan” teorisinin altında ezilir? Başarı özgüveni nasıl değiştirir ve insanın dünyaya ilişkin zihinsel haritasını nasıl yeniden kurar?
Son olarak iradenin paradoksuna geliyoruz: Tamamlanmış büyük başarılarda güçlü bir iradeye neredeyse her zaman rastlarız. Ama güçlü iradenin kendisi başarıyı garanti etmez. Hatta bazen yanlış bir hedefe, yanlış bir metodolojiye ve yanlış bir dünya haritasına inatla tutunmamızı sağlayarak başarısızlığımızın nedeni olabilir.
Bu bölümde Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sından Chuck Palahniuk’un Tıkanmasına; Nietzsche’den Schopenhauer ve Lacan’a uzanan örneklerle insanın sorumluluk ve iradeyle kurduğu ilişkiye bakıyoruz.