Abdullah Avcı, Trabzonspor’da yeniden görev almak istediğini yönetime iletti.
Yardımcı antrenörlük konusunda Marek Hamsik ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Taraftarla arasında oluşan kötü izlenimi, söylemleri ve saha içindeki oyun anlayışıyla değiştirebileceğine inanıyor.
Ancak şu ana kadar yönetimden bu konuda olumlu bir dönüş alamadı.
abdullah avci sampiyonluk macinda bile trabzon'u rezil etmis hocadir. antalyaspor bastan sona tek kale futbol oynadi. millet tribünde mac bitsin diye dua ediyordu. son 9 haftada 2 galibiyeti var 1 tanesi küme düsen altay'a karsi.
Gel diyorsun geliyor, git diyorsun gidiyor. “Sana ihtiyacımız var” diyorsun, hiç düşünmeden elinden gelenin fazlasını yapıyor.
Görevi bitince ne sitem ediyor ne kırgınlık gösteriyor ne de Trabzonspor hakkında tek bir kötü söz söylüyor.
Çünkü Hüseyin Çimşir için mesele makam, mevki değil; Trabzonspor’a hizmet etmek. İhtiyaç olduğunda elini taşın altına koyan, görevi bittiğinde ise sessizce kenara çekilen gerçek bir Trabzonspor adamı.
Gel diyorsun geliyor,git diyorsun gidiyor. Takımın sana bir haftalık ihtiyacı var diyorsun elinden geleni yapıyor. Bırakınca en ufak ne olumsuz birşey diyor ne bir yerde Trabzonspor hakkında kötü konuşuyor. Fb karşı 3 maça çıkmış 3’ünü de kazanmış. İyi ki varsın Hüseyin Cimşir.
Fatih Tekke'nin istifa kararı geleceği görmekle alakalı geliyor bana. Hoca başarılı olamayacağını, şampiyonluğun gelmeyeceğini düşünüyor olmalı. Salah ve Fabinho sonrası hayalindeki yavaş yavaş gelişen takım gitti, tek hedef şampiyonluk artık. Ama hoca bu baskıyı yaşamak istemiyor. Hedefin ilk 3 olmasını istiyor.
Espiri olarak söylediği, "Bu kadar yıldız var, tam kovulmalık bir kadro." söylemi de onun için gerçeklik barındırıyordu. Duruma adapte olmak istemedi, bırakmak istedi.
Tarihin en pahalı kadrosu kurulmuş, müthiş bir rotasyon oluşturulmuşken hedefin artık doğrudan şampiyonluk olması gerekirdi. Fakat camia ne zaman daha fazlasını hayal etse, hoca süreci hep frenledi. Bugün de bu frenlemenin sonucu olarak kendinde şampiyonluğa oynatacak gücü görmüyor. Bence durum budur. Çok üzücü bir son. Buradan dönüşün faydası olmaz bu takıma, istifasının kabul edilmesi doğru olur. Ama çok kötü bir son. Böyle olmamalıydı.
Başkan istifayı kabul etmezse hikayenin sonunda yine hoca istifa edecek. Sizler olaylara gerçekçi yaklaşmıyorsunuz.
Abdullah avcı olayı tekrar ediyor resmen.
bizden olana sahip çıkalım sabır edelim dedik ortalığın amına koydunuz istifa istifa istifa olm siz bu adamı diğer götler gibi mi sandınız çıkar kendisi zaten eder.. adamı sadece futboldan vurmadınız ki giydiği dondan bile vurmaya kalktınız şimdi götünüze kına yakın dicemde başkan kabul etmeyecek istifayı sıkıntı yok..
İşte olay tam da bu. Hoca kendi kendine sorun yaratıyor. Harika bir ortam varken sanki birden varoluşsal sancılara girip garip garip açıklamalar yapıyor.
boşuna üzülüyorsunuz. bu tarz adamlarla hiçbir zaman mutluluk gelmez. sürekli olumsuz, sürekli hoşnutsuz, sürekli sevilmediğini söyleyen. iş hayatında da böyledir, kimse seni sevmek zorunda değil ama sen işini yapacaksan, çıkar yaparsın. ki seni 10 sevmeyen varsa 20 seven var.
biri avcı’cı diyor, biri şenol’cu diyor, biri arda’cı diyor. ben o’cu bu’cu değilim. tekke sevgisinden istanbul-giresun küme düşme maçına esenyurt stadına gidecek kadar da tekke’ciyim ama hoca bile herkesi düşman görürken sizin bizi düşman görmeme şansınız yok. sallayın olsun.
İlk defa mı oluyor bu?
Hami dolu taraftarla mı oynadı?
Mustafa reşit Akçay?
Şenol Güneş en son döneminde?
Sizin şampiyon hocanız Abdullah Avcı?
Ünal bile yeri geldiğinde boş tribünle oynadı.
salah çekmesek yine boş stada oynayacaktı bu adam. harbiden destek görmedi bu adam. millet itine sahip çıkıyor biz aslanımıza sahip çıkamadık. boş laf anlatmayın.
Hocam senin gelmeni ben dahil herkes istedi burada. Ancak bizim sana hissettiremediğimiz duyguyu, sen bize hissettirdin mi?
Her röportajda olumsuz konuşan biz miyiz?
Taraftar daha ne hissettirecek ne kadar yanındayız diye bağıracak?
Çoğu insan da böyle düşünüyor ve geriye dönüp istatiksel olarak bakınca “neden istifaya çağırıyoruz?” diyor.
Ancak asıl sebep puanlar değil oynanan oyun. Trabzonspor taraftarı her zaman “DİK OYNA” diyor. Oyun düzelirse her şey düzelir.
Yine sil baştan. :(
Geçen sene ligin en başarılı hocası.
Bu sene ligde 2 maç 4 puan, Avrupa Ligi’ndeyse bu maçta Malinovskyi maçın başında inanılmaz bir sorumsuzlukla takımı 10 kişi bırakmasa belki de başka bir şeyden bahsediyor olacağız.
Bütün eleştirileri anlıyorum, ben de Fatih Hoca’yı bir çok konuda eleştirebilirim ama yine de bu kadar kolay olmamalı. Trabzonspor’u ne kadar sevdiğini hepimiz biliyoruz; çok yıprandı, yıprattık belki de hep beraber. 🥺