STRAZBURG ADALET BULUŞMASI
Sürgündekiler, ailelerinden koparılanlar ve hakkı gasbedilenler için... Bir tek ses: ADALET!
24 Haziran 2026 Çarşamba günü saat 10:00'da Strazburg'da buluşuyoruz.
⏳ Büyük buluşmaya yaklaşık 35 saat kaldı!
SEN DE ORADA OL!
#KHKlarSon
“Allah nasip etmedi„ne güzel yaa,
biri zamaninda“Allahin lütfu„ile milleti kandirdi,
buda Allah nasip etmedi diyor,birakin bu isleri yaa, yaptiginizin yada yapmadiklarinizin ardinda durun,
-işinize geldiğinde Allahın lütfu
-işinize gelmediğinde Allah istemedi ya bla bla bla…
İbrahim Hacıosmanoğlu: "Tek üzüntümüz bu insanlara hayal kırıklığı yaşatmak. Dünyanın her yerinden geldiler, içimiz acıyor.
Özür diliyoruz. Yine telafi edecek olan da bizim çocuklardır. Allah nasip etmedi.
Önümüzde bir Avrupa Şampiyonası olacak ve inşallah vatandaşlarımızı orada güldürürüz.
@haskologlu “Allah nasip etmedi„ ne güzel yaa,
biri zamaninda “Allahin lütfu„ ile milleti kandirdi,
buda Allah nasip etmedi diyor,birakin bu isleri yaa, yaptiginizin yada yapmadiklarinizin ardinda durun,
-işinize geldiğinde Allahın lütfu
-işinize gelmediğinde Allah istemedi ya bla bla bla…
Başörtüsü yasağını kaldıran Danıştay daire başkanı hakim Kasım Davas'ın KHK ile ihraç edilip 5 yıldır hapiste olduğunu biliyormuydunuz siyasal islamcılar?
Herkesİçin Adalet
On yıldır hapiste olan Hava Pilot Üsteğmen Cengizhan Efe'nin babası, emekli albay Haşim Efe:
"15 Temmuz'u 28 Şubat’la kıyaslıyorum. 28 Şubat çok insaflıydı. Ben yaşadım. Askeri personelin tasfiyesini gördüm. Ama şu an kat ne kat cezalandırmalar çok insafsızca. Ben Hava Kuvvetleri Komutanı'na rastladım bir yerde. ‘Öğrencilerinize nsahip çıkmadınız’ dedim. ‘Darbeci olmasalar bile irtibat iltisakları vardı’ dedi. Bu öğrencilerin neresi darbeci? Yani irtibat iltisaklara ceza verin. Tamam ama niye müebbet verdiniz Hava Harp Okulu öğrencilerine? Ben bunu sordum kendisine. Cevap veremedi. Siz kendi öğrencilerinizi Yalova’daki kamptan alıp Boğaziçi Köprüsü’nde milletin ortasına bıraktınız. Bu çocuklar masum. Bu çocukların nesi darbeci?
“ERGENEKON, BALYOZ SORUŞTURMALARINDA HER AY YARDIM TOPLUYORDUK”
Ben aynı zamanda Ergenekon, Balyoz soruşturmalarında o arkadaşlara hukuksal yardım olarak, her ay düzenli olarak yardım topluyorduk. Aidat topluyorduk. Komutanlar o arkadaşların hakkını, hukukunu korumaya çalışıyordu. Basın vardı, muhalefet vardı. Şimdi bir komutan, düşünün, Genelkurmay Başkanı’nı, kuvvet komutanlarını düşünün, maiyetindeki alt kademeyi ölüme göndermiş, şehit olmuş, gazi olmuş, uzuvları parçalanmış ama hakkını, hukukunu koruma konusunda kılını kıpırdatmıyor. Davacıyım. Şikayetçiyim. Öbür tarafta da şikayetçiyim. 45 günlük asker darbeci mi olur! Müebbet verdiler. Bunu beklemiyordum. Ben devletime karşı çok müspet düşünüyordum. Komutanlara karşı da öyleydim. Ama yaşadığımız hadise böyle olmadı. Hulusi Akar kılını kıpırdatmadı.”
#KHKlaraSon
“KIZIM BEN TUTUKLANDIKTAN SONRA HASTALANDI VE ÖLDÜ”
KHK'lı akademisyen İbrahim Coşkun:
"Ben tutuklandığımda kızım 4 yaşlarındaydı. Adı Hümeyra Sinem. Normalde sağlıklı bir çocuktu ama ben tutuklandıktan iki yıl sonra hastalandı. Gen bozulmasıyla ortaya çıkan ve nadir görülen bir beyin hastalığı vardı. Bu hastalıkta vücut fonksiyonları tamamen duruyor. Önce konuşmayı, yürümeyi, daha sonra tüm motor hareketleri kaybetti. Yürümek, koşmak, yemek, içmek, görmek… Hiçbiri yoktu. Daha sonra ileri derece kasılmalar başlıyor. Hastalığın tedavisi yok ve 10’lu yaşlarda vefatla neticeleniyor.
“ÇIKMAK İÇİN KIZINI KULLANIYOR BİLE DEDİLER”
Kız çocukları babalarına düşkün oluyorlar, kızım da bana düşkün ve bu halde bana görüşe geliyorlardı. Aramalarda yüzde 99 ağır engelli çocuğa müthiş bir zorluk çıkarılıyordu. Sırf bu yüzden eve gitmek isterdi hemen. 2021’de denetimli sürecim başladı. Kızıma bakabilmek ve son zamanlarında yanında olabilmek için denetimli ve koşullu hakkımı verin diye başvurdum. İyi halli olduğum sabitti. Ama buna rağmen verilmedi ve 8 yıl 9 aylık bütün infaz süreci cezaevinde geçirildi. Çıkmama 1 yıl kala kızım 2024’te vefat etti. İzin vermemeleri ayrı problem, gerekçeleri ayrı problemdi. ‘Çıkmak için kızının hastalığını kullanıyor’ dediler. Oysa hukuki olarak şartları tutan bir insana zaten bu haklar veriliyordu.
Bir babanın ölüm döşeğindeki kızını görebilme hissiyatına karşı bunu söyleyebilmek, karar vericilerin vicdani hassasiyetlerini kaybetmek olarak görüyorum. Vicdan zamanla bürokrasi içinde kayboluyor. Babalar bir dosya numarası, evlatlar birer prosedürden başka bir şey değil. Vicdanını kaybetmiş bir bürokrasinin yapamacağı hiçbir şey olmadığını ben yaşayarak gördüm.
“CENAZEYE ELLERİM KELEPÇELİ GİTTİM”
Necip Fazıl’ın meşhur bir şiiri var. Zindandan Mehmet’e mektup. İlk iki hece şöyledi. Zindan iki hece/Mehmed’im lafta diye. Ben onu biraz değiştirdim. Sincan iki hece Sinemim lafta/ Mazlumlarla baban bir safta/ Bir de, geri adam, elinde yafta /Halimi düşünüp de üzülme Sinem/ Kavuşmak mı/ Belki/ Daha ölmedim. Ben bunu yazarken kavuşmak için bir umudum vardı. Ama çıkana kadar hatırası kaldı. Kızımın cenazesine gitmem müsaade ettiler, ellerim kelepçeli. Köyde bile. Altı jandarma vardı yanımda. Toprak atmama müsaade ettiler, kızımı toprağa ben koydum, ona müsaade ettiler.
“KIZIMIN KALBİNDEN EVVEL SİZİN KALBİNİZ DURMUŞ, DİYE DİLEKÇE YAZDIM”
Cezaevine döndüğümden savcıya ve ilgili kurula ‘Benim kızımın kalbinden evvel sizin kalbiniz durmuş.’ diye dilekçe yazdım. Bunun üzerine beni ağırlaştırılmış müebbetlerin yerine hücreye gönderdiler. Son 14 ayımı hücrede geçirdim. Evlat acısı çok farklı bir şey. Ne zaman bir annen babanın yanında çocuk görseniz yaranız kanıyor. Ve acılarınızla yaşamaya çalışıyorsunuz çünkü unutmak mümkün değil. Ben bu süreçte içerideyken otoriter rejimlerin tabii genotipleri nedir? DNA’sı nedir? Nasıl davranırlar bunlar? Ve tarih boyunca sergiledikleri davranış şekilleri nelerdir? diye çalışma yaptım. Bizim kültürel kodlarımızda, inancımızda merhamet emredilir, şefkat emredilir, adil olunması emredilir. Ama ne yazık ki otoritelik öyle bir hastalık ki tersine çevirebiliyor ve şu denilebiliyor. ‘Merhamet ederseniz merhamet edilecek hale gelirsiniz.’ Oysa Peygamber Efendimiz diyor ki, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez.' Bu bir sadece ahirete yönelik bir söylem değil. Aileden en tepedeki yöneticiye kadar, karar vericiye kadar söylenmiş bir ahlak dersi.”
#KHKlaraSon
HER YERİ MAHVETMİŞLER
İzmir’de 9 Haziran 2026’da düzenlenen öğrenci evi baskınlarına ait görüntüler ortaya çıktı. Baskın yapılan evlerde çekilen görüntüler, aramalar sırasında odaların tamamen dağıtıldığını, dolapların boşaltıldığını ve öğrencilerin özel eşyalarının ortalığa saçıldığını gösteriyor.
https://t.co/b5LyXg9c1p
Sanırsın savaşa gidiyorlar!
Tam tersi yine masumlara kanunsuz operasyon yapıyorlar. Buldukları ise sadece kitap ve insanların maişeti için olan paraları. Ne utanma var ne hukuk ne insanlık. Allah hepinizi kahretsin
ÖNEMLİ GELİŞME
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi @ECHR_CEDH, on yıldır hapiste olan ve mal varlıklarına el konulan Koza Holding'in ortaklarından Cafer Tekin İpek'in "ÖZGÜRLÜK ve GÜVENLİK HAKKI"nın İHLAL EDİLDİĞİNE (AİHS m. 5/3) karar verdi.
Maalesef Türkiye, hukuksuz kararları nedeniyle AİHM tarafından bir kez daha mahkum edildi.
Bir yanda 60 suç kaydı bulunmasına rağmen bebeği gerekçesiyle infaz ertelemesi alan bir kadının görüntülerini izliyoruz.
Diğer yanda ise hakkında makul şüphe dahi ileri sürülmeyen, 9 aylık bebeğin annesi Rümeysa Şanal var.
EminBebek HastaVeAnnesiz
KHK YİNE CAN ALDI
İzmir Kırıklar Cezaevi'nde kalp krizi geçiren KHK'lı polis Durmuş Zorlu, dün hayatını kaybetti.
6 Şubat depreminden sonra Hatay'dan İzmir'e taşınan ve taksicilik yaparak geçimini sağlayan Zorlu, 4 çocuk babasıydı.
Mekanı cennet olsun.
https://t.co/fHF0FYB9Yp
Tam 80 yaşında...
2015 yılından beri Sincan Cezaevi'nde tek kişilik bir hücrede tutuluyor. Cezaevinde iki kez beyin kanaması geçirmesine rağmen tahliye edilmedi. Yetmedi; yeniden çıkarıldığı mahkeme salonunda fenalaşarak yığıldı ve hastaneye kaldırıldı!
Eski milletvekili İlhan İşbilen’in maruz kaldığı bu muamele ne hukuka ne de insanlık onuruna sığar. Ağır sağlık sorunları yaşayan yaşlı bir insanı dört duvar arasında ölüme terk etmek açık bir zulümdür.
@adalet_bakanlik@cemre_birand2@albayrak_kemal
AskeriÖğrenciye Adalet
"EY KAVMİM"
Grup Nevbahar, Strazburg 5. Adalet Buluşması için Ahmet Altan'ın "Ey Kavmim" adlı yazısından ilham alarak yapay zeka desteğiyle muhteşem bir şarkı yapmış. Kim hazırladıysa yüreğine sağlık. Strazburg sokaklarını bir gün, tıpkı bu klipte olduğu gibi dolduracağımıza, milyonların sığmadığı statlarda hep birlikte insanlık, barış, adalet şarkıları söyleyeceğimize gönülden inanıyorum. Umudumuzu ve dayanışmamızı korudukça Allah'ın izniyle başaracağız.✌️🙏
24 Haziran'da Strazburg'da buluşmak dileğiyle; lütfen siz de mutlaka gelin ve bu büyük dayanışmanın bir parçası olun.
Grup Nevbahar'ın diğer şarkıları için: https://t.co/xMffaG2WlB
3 KEZ İZLEMEYE DEĞER!
İngilizce Öğretmeni Mehmet Hanifi Uzunay'ın KHK ile başlayan, hücre hapislerinden Yunanistan sınırındaki ölüm kalım mücadelesine ve ailevî yıkımlara uzanan akıl almaz hayat hikayesi. "Yusuf ve Eyyüp Aleyhisselam'ın yaşadıklarını yaşadım" diyen bir babanın inanılmaz direnişi, namaz ve dualarla kurtuluşu.
https://t.co/4WwEujHGwO