"Göğsümde 15 yara var!.. Deldiler göğsümü 15 yerinden, sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden! Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!!"
N. Hikmet
İktidarın NATO korkusu: Zirve öncesi çok sayıda ev baskını ve gözaltılar!
▪️Akademisyen ve yazar Doç. Dr. Sibel Özbudun, sosyal medya hesabından, akademisyen ve yazar Temel Demirer ile gözaltına alındığını duyurdu.
https://t.co/EBFvXlma5Q
Türkiye'nin gündemi bu. Öğretmenler çok temel taleplerini kabul ettirebilmek için başkentte 8 gündür açlık grevinde.
Milli Eğitim Bakanı sıfatlı zat, öğretmen intiharına gülecek kadar öğretmeni hiçe sayan bir saray görevlisi.
Halkın öğretmenine sahip çıkması lazım.
t 24’deki “devlet aklı böyle istiyor” dediği röportaj çok konuşulan b. kuşoğlu’nun m. ağar’la ilişkisi sır değil. kuşoğlu yıllarca ağar’la dyp’de birlikte siyaset yaptı. O ağar ki özellikle susurluk kazasının ardından “derin devlet”le birlikte anıldı, öyle bilindi +++
TKP'den 'Zafer Günü' açıklaması: '81 yıl önce faşizmi dize getiren güç komünizmdi!'
📍TKP'nin açıklamasında, "Dün faşizmi dize getirenler komünizmin bayrağı altında birleşmiş insanlardı, bugün emperyalizmin insanlığı bir kez daha içine düşürdüğü koyu karanlıktan çıkaracak olan yine komünizmin bayrağıdır" denildi.
https://t.co/OD6nF4zcYm
Hayvan düşmanı trol ordusu dünkü paylaşımımdan sonra ne yapacaklarını, vicdansızlıklarını nasıl savunacaklarını şaşırmış olmalılar ki şimdi de "sokağın kedilerinin" zaten mama ile beslendikleri, fare yakalamaya ihtiyaçları olmadığı ve fare popülasyonunu kontrol etmede hiçbir işe yaramadıkları gibi bilim ve akıl dışı bir argümanı yaymaya çalışıyorlar.
Öncelikle şunu net söyleyelim:
Kediler doğal avcıdır.
Avlanma onlar için sadece “karın doyurma” davranışı değildir.
İçgüdüseldir.
Oyundur.
Reflekstir.
Türlerinin doğasında vardır.
Bugün evinde her gün düzenli mama yiyen bir kedinin bile oyuncak fareyi saatlerce kovaladığını herkes bilir.
Çünkü mesele açlık değildir.
Anlamazlar ama biz yine de bilime gelelim. Bilim ne diyor bakalım.
Evet bilimsel çalışmalar da bunu açık şekilde gösteriyor.
İngiltere’de yapılan araştırmalarda ev kedilerinin önemli bölümünün düzenli beslenseler bile avlanmaya devam ettiği ortaya konmuştur. Hatta birçok kedinin yakaladığı avı tüketmediği, sadece taşıdığı veya bıraktığı görülmüştür.
Churcher & Lawton (1987) tarafından yapılan klasik çalışmada, düzenli beslenen ev kedilerinin yılda çok sayıda kemirgen avladığı gösterilmiştir.
Turner & Bateson’un “The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour” kitabında ise av davranışının açlıktan bağımsız, nörolojik ve içgüdüsel bir davranış olduğu açıkça belirtilmektedir.
Yani “Mama yiyen kedi fare avlamaz” söylemi bilimsel değil, kötü niyetli sosyal medya propagandasıdır.
Üstelik olay sadece avlamak da değildir.
Bir bölgede kedilerin varlığı bile fareler için tehdittir.
Fareler kedinin kokusunu algılar.
İdrarını algılar.
Varlığını hisseder.
Ve o bölgeden uzak durur.
2013 yılında Chicago’da yapılan bir araştırmada, yalnızca kedi varlığının bile kemirgen hareketlerini ciddi şekilde azalttığı gösterildi.
(Loyd et al., 2013)
Yani kedinin her gün onlarca fare öldürmesine gerek yok.
Ekosistemde bulunması bile caydırıcı etki oluşturuyor.
Tahmin ediyorum ki malum trol ordusu şimdi de başka bir korku hikayesi üretmeye başlayacak.
“Kediler hantavirüslü fareleri yerse hastalık taşır.”
Bu da bilimsel olarak çarpıtılmış bir söylemdir.
Hantavirüsün doğal rezervuarı kediler değil, kemirgenlerdir.
CDC’ye göre insanlara bulaşın temel yolu;
enfekte farelerin idrarı, dışkısı ve salyasının kuruyup havaya karışmasıdır.
Yani riskin kaynağı kontrolsüz kemirgen popülasyonudur.
Bugüne kadar kedilerin hantavirüs salgınlarının ana kaynağı olduğunu gösteren bilimsel bir veri yoktur.
Tam tersine;
kemirgen baskısını azaltan doğal avcıların ekosistem açısından önemli olduğu yıllardır bilinmektedir.
Kısacası bazı insanlar bilim konuşmuyor.
Kedilere köpeklere duydukları öfkeye, aslında iyi olan güzel olan içinde sevgi olan, merhamet olan herşeye duydukları öfkeye “bilim” kılıfı uydurmaya çalışıyorlar.
Ama doğa sosyal medya yalanlarıyla çalışmaz.
Gerçek olan“kedilerin yüzlerce yıldır bu vatanın şehirlerinin, limanlarının, sokaklarının ve insanlarının sessiz muhafızları” olduğudur.
Dr.Tarkan Özçetin
Kaynaklar:
Churcher PB, Lawton JH. Predation by domestic cats in an English village. Journal of Zoology, 1987.
Turner DC, Bateson P. The Domestic Cat: The Biology of its Behaviour.
Loyd KAT et al. Quantifying free-roaming domestic cat predation using animal-borne video cameras. Biological Conservation, 2013.
CDC – Hantavirus Prevention and Transmission Data.
Günlerdir şu video dönüyor bu platformda. İzlemeyen kalmadı sanırım.
Rahatsız olan bir yetkili var mı?
Başlayan bir soruşturma var mı?
Ufacık bir utanç, bir mahcubiyet açıklaması var mı? Yok.
İnsanlık onuruna zerre kadar saygı duymayan, buna karşı şiddeti, işkenceyi, kötü muameleyi kutsayan bir yerde ifşa sadece bir başlangıçtır.
Devam etmeden, ısrarla istemeden netice elde edemeyiz.
İstanbul|
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın şüpheli ölümünün ardından, Hifa İkra’ya tecavüz suçundan yargılanan Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler'in tutuklanması talebiyle Kartal Adliyesi'ndeydik.
Cinsel istismar görmezden gelindi, failler korundu. Erkek devlet Fatmanur ve İkra'nın katledilmesini önlemedi. Şimdi de şüpheli ölüm, intihar denerek etkin soruşturma yürütülmüyor.
Fatmanur ve Hifa için gerçek adaleti sağlayacak; şüpheli kadın ölümlerini biz kadınlar aydınlatacağız!
Türkiye çalışmak için en kötü ülkeler arasında. Düşük ücret, uzun ve ağır çalışma koşullarıyla Türkiye ekonomisi çalışanlara ‘cehennemi’ yaşatıyor.
Daha da kötüsü, milyonlarca insanı bu cehenneme bile kabul etmiyor. Atıl iş gücü yüzde 30’u aştı. Bu devasa işsizlerin varlığı patronlara yarattıkları ‘cehennemi’ sürdürme kozu veriyor..
Trendyol'dan Ortaklaşa dergisine sansür: 'NATO, işçi sınıfı falan demeseniz...'
📌E-ticaret platformu Trendyol, Ortaklaşa dergisinin 8. sayısının satışını kapaktaki “NATO” kelimesini “yasaklı” ilan ederek durdurdu. Müşteri hizmetleri, derginin satışa açılabilmesi için “NATO, işçi s��nıfı gibi ifadeleri beyaz bantla kapatın” dedi.
https://t.co/Exw688DQRw
Direniş dersleri!
Doruk Maden işçilerinden, Akbelen direnişçilerine, gerçeğin peşinde gazetecilere...
Fatih Yaşlı (@fatih_yasli) ile 22.30'da...
https://t.co/853rIzwo1M
Bugün İzmir’de…
Şahısın çocuk istismarından sabıkası var.
Şahısın uyuşturucudan sabıkası var.
İşletmesine su almak için gelen çocuğu,depoya götürüp istismar ediyor.
Mahkeme 8 yıl ceza veriyor,ama tahliye ediyor.
Hiç oldu mu ? Sayın mahkeme heyeti hiç oldu mu ?
Bu şahıs başka çocuklara da zarar verirse nasıl hesap vereceksiniz.
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Kadıköy Belediyesi işçileri Doruk madencisinin yanında!
Dayanışma için madenciler olarak teşekkür ederiz. Açlık grevinin 9. günündeyiz. Taleplerimiz net:
1. Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi,
2. TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alan tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,
3. Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
4. İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
5. Sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
6. Madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınması.
#HakkımıVerDorukMadencilik
Sanatçı dostumuz Tilbe Saran, madenciden yana!
Yıldızlar SSS Holding tarafından gasp edilen haklarımız için 9 gündür açlık grevindeyiz. Tüm kamuoyunu madenciye destek vermeye çağırıyoruz.
#HakkımıVerDorukMadencilik
Şu skandala bakın. Bu şahsın “Kabede hacılar hu der” demekten başka ne meziyeti, ne vazifesi, ne sıfatı, ne görevi var ki etrafında devletin onlarca polisi ona nezaret ediyor? 10 polis desen, aylık en az 1 milyona yakın masraf demek. Onlarca işsiz genç varken, hayat pahalılığı arşa çıkmışken bu israf değil mi? Vergilerimden giden 1 kuruş varsa haram zıkkım olsun!
Bağımsız Maden-İş, 8 gündür hakları için aç bir şekilde sokakta direnen, defalarca polis saldırısına uğrayan madencilerle dayanışmaya davet ediyor.
Ankara'da saat 18'00'de Yıldızlar Holding , İstanbul'daysa 19:00'da TMSF önünde buluşalım.
Kahramanmaraş’ta yaşanan vahim olay sonrasında milyonlar çocuklarının yediklerini, içtiklerini, izlediklerini sorgularken, Milli Eğitim Bakanlığı ise yas sebebiyle okullardaki 23 Nisan etkinliklerini iptal etmişti. Fakat arka planda sinsice iş tutan Ülker firmasının, Aralık ayında aracılar vasıtasıyla özel olarak görüşüp yaptığı anlaşma sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sessizce 23 Nisan etkinlikleri düzenlendi.
Yapılan etkinliklerde ise çocuklara mevzuat gereği dağıtılmasını bırakın, reklamı, özendirici tanıtımı ve okullarda satışı bile mümkün olmayan abur cuburlar dağıtıldı. “Mutluluk dükkanı” adını verdikleri uydurma bir yerde çocuklara sertifika verirken, yanında da o yaş grubu için tüketimi tavsiye edilmeyen ürünler devlet eliyle dağıtılmış oldu! Milli Eğitim Bakanlığı’nın göz yumduğu değil, bizzat dağıtımına aracılık ettiği bu kutulardan ise bol şekerli, palm yağlı, katkı maddeleri ve içeriği beyan edilmeyen aroma vericilerle dolu abur cuburlar çıktı.
Türkiye’de milyonların bilinçlenmesinden rahatsız olan firmanın, marketlerde eskisi gibi satamadığı çikolata, kek ve gofretlerle – sözde sağlıklı diye çıkarttığı fakat içeriğindeki tatlandırıcılar sebebiyle kimsenin yüzüne bile bakmadığı barları çocuklara dağıtıp stok eritmeye çalıştığı anlaşıldı.
Dahası bu dağıtımların velilerin haberdar bile olmadığı, çocukların alerjen ve hassasiyetleri bile sorgulanmadan ellerine tutuşturdukları, izin bile almadan yapıldığı anlaşıldı. Şimdi bir kez daha soruyoruz: Çocuklara bu dağıtımları hangi hakla, hangi cüretle ve hangi mevzuata dayanarak yaptınız?
@tcmeb