HER 100 ÖĞRENCİYE 1 PSİKOLOJİK DANIŞMAN
Okullardaki akran zorbalığından şiddet olaylarına kadar her sorunun çözümü, güçlü bir rehberlik servisinden ve okul iklimini iyileştirmekten geçer.
Artık sona yaklaştık; PDR norm kadro güncellemesi bir istek değil, okullarımızın en temel ihtiyacıdır. Kasım ayında bu sorunun çözülmesini, adil yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesini bekliyoruz.
@YilmazzGuney@tcmeb@Yusuf__Tekin@mebpgm@cftcblnt
#KasımdaPDRNormu
İnsanı anlamaya, gelişimini desteklemeye ve kendi yolunu bulmasına eşlik etmeye emek veren tüm meslektaşlarımızın 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü kutlu olsun.
Birlikte gelişmeye, birlikte güçlenmeye ve insana değer katmaya devam edeceğiz.
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
#30Eylül #UlusalPsikolojikDanışmanlarGünü #TürkPDRDerneği #psikolojikdanısman
Üzerinden çok zaman geçmedi. Kininiz yeniden psikolojik danışman/ rehber öğretmene çevrildi.
Her acı olayın ardından sorumluluğu doğru yerde aramak yerine düşmanlık üretmeye ve buradan kendine bir pay çıkarmaya çalışanlara söyleyecek sözümüz çok. Önceliğimiz ise değil.
Bir okulda yüzlerce öğrencinin ihtiyaçlarına yetişmeye çalışırken PDR hizmetlerinin niteliğini korumak kolay değil. Öğrenciler için daha erişilebilir bir PDR hizmeti adına norm düzenlemesi gecikmemeli.
@turkpdrdernegi@mengindeniz@tcmeb@Yusuf__Tekin#PDRNormuGecikmemeli
Dijital çağın getirdiği zorbalık, bağımlılık, sınav kaygısı ve sosyal-duygusal sorunlar öğrencilerin psikososyal gelişimini doğrudan etkiliyor. Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artarken, sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda PDR hizmetleri güçlendirilmelidir. Bu noktada PDR norm çalışmasının artık nihayete ermesi gerekiyor; zaman daralıyor.
Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarını değil psikolojik iyi oluşlarını, sosyal-duygusal gelişimlerini ve karşılaşabilecekleri risklere karşı güçlenmelerini de öncelemek zorundayız.
Etkili bir okul psikolojik danışma ve rehberlik hizmetinin temelinde koruyucu ve önleyici çalışmalar vardır. Bu hizmetlerin her öğrenciye zamanında ve nitelikli biçimde ulaşabilmesi ise yeterli sayıda psikolojik danışmanın okullarımızda görev yapmasıyla mümkündür.
Bu nedenle psikolojik danışman/rehber öğretmen norm kadro düzenlemesinin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi, yalnızca mesleki bir beklenti değil öğrencilerimizin psikolojik iyi oluşuna ve sağlıklı gelişimine yönelik önemli bir eğitim politikası gereğidir.
BDT Bir Farkındalık Eğitimi Değil, Bir Psikoterapi Yaklaşımıdır
Ankara İl MEM tarafından öğretmenlere duyurulan bir eğitim programında, “Temel Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Eğitimi”nin tüm branş öğretmenlerinin katılımına açıldığı, devamında ise rehber öğretmenlere/psikolojik danışmanlara yönelik “BDT Bireysel Danışmanlık İhtisas Eğitimi” planlandığı görülmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi yalnızca duygu, düşünce ve davranış arasındaki ilişki konusunda farkındalık kazandıran bir eğitim değildir. BDT değerlendirme, vaka kavramsallaştırması ve psikolojik müdahale süreçlerini içeren, bilimsel temelli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu nedenle BDT’nin mesleki uygulamasına yönelik eğitimlerin, psikolojik yardım ve ruh sağlığı alanında gerekli temel akademik ve mesleki formasyona sahip kişiler için yapılandırılması gerekir.
Bu çerçevede, psikolojik yardım alanında temel mesleki formasyonu bulunmayan tüm branş öğretmenlerine “Temel BDT Eğitimi” adı altında psikoterapi eğitimi niteliği veya izlenimi taşıyan bir program sunulmasını mesleki yeterlik ve etik sınırlar açısından doğru bulmuyoruz.
Buna karşılık, okullarda psikolojik danışma hizmetlerini yürüten rehber öğretmen/psikolojik danışmanların BDT konusunda bilimsel ve yapılandırılmış bir eğitim almalarını önemli ve yerinde buluyoruz.
Diğer taraftan tüm branş öğretmenlerine hangi BDT uzmanının eğitim vermeyi kabul ettiğini de merak ediyoruz. Çünkü eğitimi veren uzmanların da eğitimin kimlere, hangi amaçla ve hangi yeterlik sınırları içerisinde verildiğini gözetme konusunda mesleki ve etik sorumluluğu bulunmaktadır.
Duyurudaki bir diğer önemli husus ise belgelendirmeye ilişkindir. Metinde eğitim sonunda talep eden “katılımcıların” “BDT e-Devlet sertifikası” ve “uluslararası CBT sertifikası” alabileceği belirtilmekte ancak bu sertifikaların yalnızca rehber öğretmen/psikolojik danışmanlara mı, yoksa Temel BDT Eğitimine katılan tüm branş öğretmenlerine mi verileceği açık biçimde ifade edilmemektedir. Bu belirsizliğin giderilmesi ve söz konusu belgelerin hangi eğitimi, hangi yetkinliği ve hangi uygulama sınırını temsil ettiğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Öğretmenlerin öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu desteklemeye yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi elbette önemlidir ve desteklenmelidir. Ancak bunun yolu öğretmenlere psikoterapi eğitimi vermek değildir. Öğretmenlere çocuk ve ergen ruh sağlığı okuryazarlığı, gelişimsel özellikler, psikolojik risk belirtilerini fark etme, destekleyici öğretmen-öğrenci iletişimi, duygu düzenlemeyi destekleyen sınıf uygulamaları, kriz durumlarında doğru yaklaşım ve öğrenciyi psikolojik danışma hizmetlerine yönlendirme konularında eğitimler verilmesi hem öğretmenin mesleki rolüyle hem de öğrencilerin yararıyla daha uyumludur.
Öğretmenin görevi psikoterapi uygulamak değil öğrenciyi anlamak, desteklemek, riskleri fark etmek ve gerektiğinde psikolojik danışmana yönlendirmektir. Meslekler arası iş birliğini güçlendirmenin yolu mesleki sınırları belirsizleştirmekten değil, her meslek grubunun kendi yetkinlik alanını güçlendirmekten geçmektedir.
Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenlere duyurulan söz konusu programın içeriğinin, öğrenme hedeflerinin, eğiticilerinin, sertifikasyon koşullarının, sertifikaların kimlere verileceğinin ve hangi mesleki yeterliği ifade ettiğinin açık biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını gerekli görüyoruz.
Çocukların ve gençlerin ruh sağlığı söz konusu olduğunda bilimsel standartların, mesleki yeterliğin ve etik sınırların korunması; eğitimi planlayanların, duyuranların ve uygulayanların ortak mesleki sorumluluğudur.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@meb_sgb@Murat4Kucukali
Başlık: Okullar Şiddetin Değil, Güvenin Adresidir.
Bugün, eğitim camiası için karanlık bir gün. Bir meslektaşımızın okul çatısı altında hayatını kaybetmesi, yalnızca bireysel bir vaka değil; eğitim sistemimizin temel güven bağlarına yapılmış bir saldırıdır.
Türk PDR Derneği olarak;
Şiddetin hiçbir türünü meşru görmüyor, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.
Okul ikliminin bozulmasına, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin güvenliğinin tehdit edilmesine sessiz kalmıyoruz.
Tüm eğitim paydaşlarımızı, okulları güvenli hale getirme konusunda kararlı bir tutum sergilemeye davet ediyoruz.
#EğitimdeGüvenlik #TürkPDRDerneği #OkuldaŞiddet #ÖğretmeneSaygı
hiç kimseyi anlamaya, hiçbir şeye anlam yüklemeye çalışmıyorum artık. hiçbir şeyi anlatmaya çalışmıyorum. yaşıyorum. burası dünya ve burası bu kadar. burada her an, her şey olabilir ve herkes her şeyi yapabilir. olacak olan olur. olursa olur, olmazsa da olur.