Zincir markette alkollü içki satmaz günah ama...
1-Son kullanma tarihi geçmiş peynir...
2-İçinde hamam böceği ölmüş yoğurt...
3-Fahiş fiyattan kalitesiz bakliyat...
4-Kokmuş et, tavuk...
5-Gramajı azalırken fiyatı günden güne yükselen her türlü adi gıda ürünü satmak günah değil.
Ha bir de üç kuruşa köle gibi eleman çalıştırmak da günah değil.
Herkes vesileyle tekrar duysun ki mesele tek başına Erdoğan değil Erdoğanları doğuran, her gün hepimizin hayatından çalıp holding patronlarının cebine koyan düzendir.
Sizin adına dava dediğiniz de belli ki makamlarınız, koltuklarınız, mallarınız mülklerinizdir.
Okullarda bu memleketin çocuklarına bir öğün yemeği çok görürken milyarlarca lira vergimizi garanti sözleşmeleriyle yandaşlara peşkeş çekmektir.
Katillerin, soykırımcıların yollarına kırmızı halı seren teslimiyetçiliğiniz, tam bağımsız Türkiye’yle bitmeyen derdinizdir.
“Bu millet, liderlerini ve değerlerini kendi iradesiyle belirler”miş.
Milletin seçtiği milletvekillerini, devşiremediği belediye başkanlarını, parti genel başkanlarını hukuksuzca esir tutan, henüz hapse atamadığını da korkutup sustururum sanan bir rejimin temsilcisi için fazla iddialı ama güzel laf.
Buyurun boş konuşmak yerine genel başkanınızın rakiplerini tutuklamaya ara verip koyun sandığı halkın önüne de hangi anlayışı sırtından atacak görelim.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, milletin oylarını satarak AKP’ye geçen omurgasız Eren Ali Bingöl’e sert yüklendi:
“Bu eylemin bir parçası olmuş, yüzü gözü birbirine girmiş zavallıları ise nedamet gözyaşları da kurtaramayacak. Bu millet onları hiç affetmeyecek! Çünkü söz de makamlar da milletindir! Senin olmayanı kime satıyorsun!”
Az bile demişsin.
Ağzına sağlık Ekrem İmamoğlu! 👏🏻
Karşınızda 8 yıllık milletvekilliği süresince 0 kanun teklifi 0 araştırma önergesi veren, 10 kavgaya karışan ve 8 yılda 70 milyon lira kazanan Alpay Özalan.
Korkunç bir dönem korkunç. İçinde olduğumuz için tam idrak edemiyoruz belki. İleride bugünleri tanımlayacak kelime bulamayabiliriz. Göz göre göre tehditle şantajla rejim değişiyor, bir ülke yağmalanıyor, bir eşkiyalık düzeni çepeçevre sardı, inanılır gibi değil artık.
Millet kararını sandıkta verdi. Üsküdar halkının iradesi gasp edilemez!
30 yıl sonra Üsküdar’ı sosyal belediyecilikle buluşturan Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’ın yanındayız!
Koskoca İzmit’in belediye başkanı bir apartman dairesinde yaşıyor.
Üstelik yaşadığı semt İzmit’in en mütevazi semti.
Bir de akp li belediye başkanlarının oturdukları evlere bakın.
Söyleyeceklerim bu kadar
Timur Soykan: "Diyanet İşleri üç katlı villa yaptırmış arkadaşlar. O üç katlı villaya da Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş taşınacakmış. Bunların lüks tutkusu bir türlü bitmiyor. Dünya malında gözü olmaması gereken adamlar lükse doyamıyorlar.
Ali Erbaş'ı hatırlıyorsunuz, ayak ısıtmalı son model makam araçlarına binmeden duramazdı. Şimdi bu da Diyanet adına yapılan üç katlı villaya taşınacakmış.
Bir kere de 'Bu adaletsizlikle ülke yönetilir mi? İnsan hakkına, kul hakkına girilir mi? Yolsuzluk yapılır mı?' deyin kardeşim."
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Gazeteci Sertaç Eş’in aktardığı bilgilere göre:
“Kayyım Kemal’in genel başkan yardımcılarından Yıldırım Kaya, katıldığı bir arkadaşının oğlunun düğününde, düğün sahibi dışında kimse tokalaşmıyor.
Oturmak üzere yöneldiği masadaki kişiler ise masadan kalkıyor.
Masada tek başına kalan butlancı, bir süre sonra salondan ayrılmak zorunda kalıyor.”
Yazık çok yazık bu ülkeye. Nasuh Mahruki’yi tutukladılar. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi hapsedebilecekleri bir hukuksuzluk düzeni inşa ettiler. Nasuh Mahruki FETÖ ile mücadele ederken siyasal iktidar Fetöcülere ne isteseler veriyordu. Şimdi 15 Temmuz Tweeti nedeniyle Mahruki’yi tutuklattılar.
En az 50 bin insanın öldüğü deprem felaketinde çadır satan, bu yüzden Kızılay başkanlığından istifa eden ve ne hikmetse her şeye rağmen yine de yargılanmayan isim ahlak dersi veriyor. Utanma duygusu neredesin?