🇹🇷 🏆��ğretmen Gözüyle Temalı Fotoğraf Yarışmasında Türkiye Birincisiyiz
👨🏫📸🎞️
🥇Bakanlığımız Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle düzenlenen “Öğretmen Gözüyle” temalı 📸fotoğraf yarışmasında Bingöl’den Sınıf Öğretmenimiz Serhat Bürke 🇹🇷🏆Türkiye birinciliğini kazandı.
✨Serhat Bürke öğretmenimizi tebrik ediyoruz.
👏👏
Ödül alan eserlerle birlikte sergilenmeye değer görülen 60 eser;
📌 21-27 Kasım’da Ankara Kızılay Metro Sanat Galerisinde,
📌 26-27 Kasım’da Erzurum’da toplanacak Maarif Kongresi etkinlikleri kapsamında sergilenecek.
👉🏻 https://t.co/LKqQdYB8C7
@tcmeb @Yusuf__Tekin @oygmmeb @CevdetVural40 @bingolvaliligi @ahusta07 @MustafaOzel66
Türk tarihinde ‘Bozkurt’ bir semboldür, idoldür. Öyle sadece bir partinin, grubun sembolü değildir. Biz çöl takımından değiliz, steplerden gelen bir milletiz. O yüzden kurt bizim için mühim ve manalı bir semboldür. Destanları, hikâyeleri var. Tür olarak da çok dayanıklıdır. Kurt sırtını herhangi bir şekilde dayamadan, sırtını garantiye almadan öyle bir ihtiyaç duymadan savaşabilen bir hayvandır. Yaşam savaşı verme bakımından çok beceriklidir. Sürü halinde de avlanır ama tek başına da çok dirayetli ve dirençlidir.
O yüzden yaşam savaşı veren, özgürlük savaşı veren milletler için ayrı bir sembolik değeri ve önemi vardır. Millî Mücadele’de de sembol olarak vardır. Devlet çok kullandı. Eserlerde vardır. Kimseyi alakadar etmez. Gamalı haç ve Naziler ile bir benzerlik kurmak saçmalıktır. Bozkurt birinin kafasından çıkmış, sonradan üretilmiş bir sembol değildir. Bir milletin mücadele azmi ve kararlığını ifade eden tarihi bir derinliği vardır. Roma’nın (Remus ve Romulus’u büyüten) kurduyla bağlantısı var mıdır bilemem ama başka milletler de kullanmıştır onu. Macarlar mesela. Ayrıca Volga Nehri boyunca kullanılır o sembol. Ecnebiler de Atatürk’e ‘Bozkurt’ diyordu. Atatürk de bozkurt sembolünü benimserdi. Paraların üzerinde kullanıldı, hatırlayın o dönemi. Başka yerlerde de semboldü. Dönemin siyasi ortamı gereği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kalktı o semboller. https://t.co/bdg6KO9RsQ
🗣️ "Umarım Binyamin Netanyahu, çocuklarını ve ailelerini yaktığı gibi cehennemde de yanar"
🔴 İrlandalı Milletvekili Thomas Gould Gazzeli çocuklar için gözyaşı döktü
Birkaç saat önce yine saldırdı İsrail.
Refah’ta sivillere.
Bu seslerin sahibi bir İtalyan olsaydı bir Kanadalı olsaydı 53 kitap, 400 Hollywood filmi çekilirdi.
Ölenler Filistinli çocuklar olunca onlar Arap onlar müslüman.
2 dakikada unutulur gider.
Kahrol zalim dünya !!
Onlar durmuyorlar!
Bizde durmayacağız.
Her platformda yazmaya haykırmaya devam edeceğiz.
Rica etsem yoruma #RafahOnFire yazar mısınız.
🇵🇸🇹🇷
#RafahOnFire
Olayı hepimiz dehşetle takip ettik. Türk ordusunun emekli bir albayı ve eşinin hayatı karardı. 20 yaşındaki gencecik fidan gibi oğulları Ata Emre Akman bir serserinin daha doğrusu azmettirici serseri bir babayla hasta olduğu açık Lombrosso tipi iki insanın saldırısına uğradı ve hunharca katledildi. Bu tiplerin sayısı hızla artmaya başladı. Daha doğrusu varlardı da artık daha cesurca ortaya çıkmaya başladılar.
6 tane sabıka kaydı bulunan kesinlikle gözaltında hiç değilse devamlı takip altında tutulması gereken biri nasıl ortada dolaşıyor? Bu tip gençleri azmettiren babaların sayısı hayli yüksek. Telefon dolandırıcılığı yapan aile tipi şebekeler, hırsızlık yaptıranlar, tepesi attığı zaman onu bunu katlettirenlerin içinde kalabalık sayıda baba var. Buradan şu netice çıkıyor; katilin veya hırsızın yaşıyla ucuz kurtulmasında infaz biçimi artık teşvik edici hâle gelmiştir. Azmettirenlerin cezasının artırılması gerekir.
Üç hafta önce bir öğretmen öldürüldü. Şimdi de bir genç, bu ikinci olay. Azmettirenlerin ve katillerin toplum dışı oldukları birçok kriminoloji ve ceza hukuku üstadının reddettikleri İtalyan Lombrosso’nun tipolojisini maalesef haklı çıkarmaya başladı. Ama bunu doğal nedenlere bağlamaktan çok toplumsal yapıyla izah etmek gerekir. Şehirlerimiz çok aşırı büyüyor. Kırsal bölgeler bütün hastalıklarını şehre doğru kusuyor. Bu vakalar şehirlerimizde artık istisnai değil kural haline dönüşmeye başlıyor. Ona göre tedbir alınması gerekir.
Yarın insanları keyif için öldüren Karındeşen Jack’ler, emniyet mensuplarına saldıran veya kendince infaz eden çetelerin sayısı artarsa ne yapacaksınız? Tedbirler en başından alınmalı. Göçler ve kontrolsüz imar faaliyetleri Türkiye’de kışkırtıcı unsurlardan biri haline dönüşüyor. Dünden bugüne yetkililerin etraflarına bahşettikleri imkânlarla tahrip edilen tabiat, yağmalanan kıyılar ciddi birer problemdir. Biz her şeyden evvel huzurla yaşamak istiyoruz.
Öğrenciyken o zamanki adlandırmasıyla bir "akıl hastanesinde" staj yapıyordum. Orada kendi çocuğunu ve annesini öldürmüş bir hastayla karşılaşmıştım. Hastanenin bahçesinde yuvasına yiyecek götüren karıncaları ezmekten büyük zevk alıyordu bu hastalıklı zihin. Karıncaları öldürmezse kendisini yiyeceklerinden endişe ediyordu.
Benzer bir habis zihin yiyecek peşindeki insanları ve çadırdaki çocukları katleden bugünkü İsrail yönetiminde fazlasıyla var. Çocuğunun gözünde oluşacak küçücük pırıltı için canını adamış yüzlerce anneyi, babayı katletmek için akıl hastalığından fazlası gerekir. Küçücük bir çocuğun ellerine sığacak kadar yiyecek alabilme umudunu öldürmek barbarlıktan başka bir şey değil. İnancına bağlı olmaksızın tüm insanlığın ruhunu inciten böyle bir laneti alınlarında taşıyan katillerin zulümlerinde boğulması en büyük duam.