size şöyle söyleyeyim
matematik+ fizik+ kimya+ biyoloji+ edebiyat+ tarih+ coğrafya+ fen bilimleri+ ilköğretim matematik+ sosyal bilgiler+ rehberlik toplam kontenjan= 1466
din kültürü= 1802
gerçekten eğitim alanında doğru yere yatırım yaptığınızı falan mı sanıyorsunuz?
Gencecik bir insanın ölümünden %100 sorumlu olan Zehra Kınık’ı, babasının nüfuzundan dolayı mahkemede böyle koruyan polisler, öğrencilere gelince eyleme katıldı diye işkenceyle göz altına alıyor.
Buyrun size adalet, buyrun size eşitlik.
2911’den Tutuklama Kararı Hukuka Aykırıdır, Suçtur!
Bugün Gayrettepe’den Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen gençlerin tümü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32. maddesi gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklamaya sevk edilmiş, mahkemelerce tutuklama kararı verilmiştir.
Ancak açıkça belirtelim:
2911 sayılı yasanın 32. maddesi kapsamında isnat edilen suçlar, tutuklama yasağı kapsamındadır.
Bu suçtan ötürü tutuklama kararı verilmesi hem Türk Ceza Kanunu’na hem Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırıdır!
Yani bu tutuklama kararları:
HUKUKA AYKIRIDIR.
KANUNSUZDUR.
SUÇTUR.
TCK ve CMK’ya göre, tutuklama tedbiri son çare olmalı iken, düşüncesini açıklayan çocuklara ve gençlere reva görülen bu yaklaşım, yargının siyasallaşmasının, baskı aracı haline gelmesinin açık göstergesidir.
Dışarıda;
Uyuşturucu baronları,
İhale çeteleri,
Kaçakçılar,
Organize suç örgütleri,
Cinsel istismar sanıkları ellerini kollarını sallayarak dolaşırken,
2911’den çocuk tutuklamak; vicdana, hukuka ve insan haklarına sığmaz!
Bu kararları verenler de, bu kararlara zemin hazırlayanlar da açıkça hukuki sorumluluk altındadır.
Mağdur edilen tüm ailelerin, çocukları için devlet aleyhine tazminat davası açma hakkı doğmuştur.
Keyfi tutuklamalar Anayasa’yı, TCK’yı ve CMK’yı hiçe saymaktır.
Kanunsuz emir veren de, uygulayan da suç işler!
Bu hukuksuzluğun takipçisi olacağız.
BU HUKUKSUZLUĞA SEVİNEN ARKADAŞ, SANA BİR MESAJIMIZ VAR: “Yarın sana sirayet ettiğinde hakkını arayacak kimseyi bulamayacaksın.” #Saraçhane#Ekremİmamoğlu
Müzik de ne yazık ki kadın düşmanlığının aparatı haline geldi. Kadınların aşağılık, kirli varlıklar olarak görüldüğü, uzuvlarından ''orjinal kasa'', cinsel organlarından ''kara'' diye bahsedilebildiği, haz nesnesine dönüştürülüp değersizleştirildiği, ''koymak'' kelimesinin bir şiddet unsuru değilmişcesine her cümlenin sonuna konulup küfredildiği, hayattaki en değerli şeylerin para, seks ve araba olduğu konusunda hem fikir olan yüzlerce şarkı dolanımda. Hatta dile pelesenk olmuş durumda... Hatta bir numara! Şarkı diyip geçmeyelim, normalleştirmeyelim. Unutmayalım, unutturmayalım. Şiddet dilde başlar! Kötülüğü dilsiz bırakalım.
Ne istiyorsunuz bizden? Kendi adaletimizi kendimiz mi sağlayalım, bunu mu istiyorsunuz?
Bu iblisin adı Muzaffer Şen arkadaşlar. Herkes bilsin. Fotoğrafı bu, aracı da bu.
#muzafferşentutuklansın
Fotoğrafına bakan bir adam sanacak ama 2 tane yavru kediyi kafasına sopa ile vura vura öldürebilecek kadar soğukkanlı psikopat bir katil kendileri. Belki beraber durakta otobüs beklediğiniz, belki de yanı başınızdaki masada çalışan birisi, tam da hayatımızın içinde.. Nasıl güvende hissettiniz mi şöyle bir düşününce ?
Ya ulan Allahsız, 2 yavru kedi sana ne yapmış olabilir?
#muzaffersentutuklansın
#TürkiyedeKatliamVar
Ne diyordu Adalet Bakanı, Türkiye bir hukuk devleti ve herkes kanunlara uymak zorunda!
Kızılay eski başkanı Kerem Kınık'ın kızı Zehra Kınık'ın 17 yaşındaki Batın Barlasçeki'nin ölümüne sebebiyet verdiği kazada bilirkişi raporuna göre %100 kusurlu olduğu tespit edildi. Zehra Kınık, tutuksuz yargılanıyor.
O sırada çekmediği belgesel, işlemediği suç için Gezi tutukluları hapiste
10 yıl geçer, 20 yıl geçer, bu adamı bir yerlerde görürsünüz olur da unutmuş olursanız diye bu fotoğrafa iyi bakın. İşletmenize gelir, kapı komşunuz falan olur, zamanla unutmayın. Karıs�� da kocasının caniliğinin arkasında durduğu için çift olarak toplumdan afaroz edilmeliler.