Akademilerde öğretmenlere eğitim vermeyi mi amaçlıyorsunuz yoksa rica minnet birilerini eğitim vermeye getirtip öğretmenleri çileden çıkarmayı mı?
Bana gelen mesajı aynen paylaşıyorum @afarici
Derslerimiz Nato haftasından sonra başladı o hafta Eğitim Sürecinin Yönetimi dersimiz boştu.Bir sonraki hafta salı günü ilk saatimiz bu dersti ve yeni bir hoca geldi. 5 dakika geç kaldım beni derse aldı fakat 6. dakika geç kalan hocamızı açıklama yaptırmadan bir sonraki derste görüşelim diyerek sınıfa almadı. Bu şekilde 5 kişi derse giremedi. Mevzuata göre dersin 1/3 ünde girme hakkımız olmasına rağmen.. Yoklamanın sıkıntığı olduğunu söyleyince ders bitiminde arkadaşlarınız gelip imza atsınlar dedi.Ders sürecinde ‘rıza minnetle geldim’ şeklinde konuştu. İsteyerek gelmediğini belirtti. Akademiye dair hiçbir bilgisi yoktu, ders saatlerini, teneffüs saatlerini bizlere sordu. Tahtaya adı soyadı ve orcid numarasını yazdı. Sınıfta sadece Gazi Üniversitesinden gelenleri sordu geri kalan kısmı önemsemedi. Bir sonraki ders için makale gönderdi okuyup gelmemizi istedi. Konuşma havası tam bir despot şeklindeydi ve ilk dersi öyle tamamladık.Bir sonraki ders kendisi 20 dakika geç kaldı bizden geç kalan olmadı o ders.Sınıfa girer girmez bir video açmak istedi.Nasıl yapılacağını bilmiyordu, linkleri nasıl açacağını sordu biz de whatsapptan diyince kvkk dan dolayı ben açamam siz açın dedi. Sonra youtube üzerinden açılabileceğini de söyleyince ‘açın o zaman’ dedi. Videoyu açtık izliyoruz ama video bir akademik konuşma ve hiçbir şey anlaşılmıyordu. İlerleyen dakikalarda kendi kulaklıklarımızla dinlemeye başladık izin alarak. Teneffüs vakti gelince bir arkadaşımız bunu defalarca söylemesine rağmen çünkü hocamız bizim sorularımızı önemsemiyor en sonunda o arkadaşımıza ‘çık o zaman’ dedi ve herkes çıkmaya başladı.Diğer ders vaktinde bize sınavda sorumlu olacağımızı söylediği iki kitabın pahalı olduğunu, ders içeriğine nasıl ulaşacağımızı, sınavda kitabın hangi bölümlerin sorumlu olduğumuzu sorunca ‘sadece ödül bekliyorsunuz, sınav önemli sizin için’ şeklinde tepki aldık. Konuşmalar sürdü ve bi anda ‘ alamayacak durumdaysanız yazın’ dedi ve bir şeyler yazdırmaya başladı. Hızlı hızlı aklına gelenleri yazdırdığı için kimse yetişemedi ve söylediği hiçbir şeyi yazamadı.Kendimizi açıklamaya çalıştıkça hocamız bizi daha da yanlış anlayıp tahtaya 3 soru yazdı ve sınav sorularınız buyrun dedi. Ardından bizlere ‘sizi sınavda hallaç pamuğu gibi sallıyım da görün’ şeklinde bir ifade de https://t.co/jUGKyjzHaR bunu istemediğimizi belirttik ve yine kendimizi açıkladık. Hocamızın kendisinin bir şeyler anlattığını (ilk ders anlatılmadı) düşünüp bizim sınavı sormamıza sinirlendiğini anladık. Bu durumdan sonra özür diledi ve ‘zaten tahtaya yazdıklarımı sormayacaktım’ dedi. Bu ana kadar kimsenin sözünü dinlemeyip söz hakkı tanımıyordu. Dersi bu şekilde tamamlayıp bütün sınıf müdür yardımcısına şikayete gittik. Bizlere önermiş olduğu kitap sahibinin ve videosunu izlettiği kişinin babası olduğunu kendimiz öğrenmiştik. Bunları ve sınıfta oluşan ortamı müdür yardımcımıza anlattık ve çözüm sağlanacağını söyledi. Gün içinde akşama doğru bizlere dersle alakalı slaytlar geldi ve hocaya ait olmayan slaytlardı. Bir sonraki hafta ilk dersimizde hocamız slaytta yazılan şeyleri okuyup yazmamızı bekliyordu. Çoğu kişi bunun farkındaydı ve yazmadı. Açıkçası bize olan üslup ve tavırlarından oldukça rahatsız olduk. İdare ile defalarca görüşmemize rağmen bir sonuç alamadık. Dersinde bir öğretmen arkadaşımız kendini tutamadı ve ağladı bir başka arkadaşımız fenalaştı. Bu yoğun baskıda daha fazla iletişim sağlayamıyoruz. Sizin de paylaşarak bize destek olmanızı istiyoruz. Sınıfta birçok yaşanan durum var ben çok az bir kısmını yazabildim. Telefonla da görüşebilirsek devamını anlatabilirim hocam.
Akademiye atanan 10.000 öğretmenimizin yaklaşık olarak %20'siyle görüştüm ve şu sonuçlara vardım:
Milli Eğitim Akademisinde dört dönem süren eğitim süreci öğretmenlerimiz için maddi ve manevi olarak sürdürülemez bir hâl almıştır. Aldıkları 36.000 TL'lik maaşın çok büyük bir kısmı doğrudan yurt ücretlerine gitmekte, öğle yemeği ve diğer temel yaşam masrafları dahi karşılayamamaktadır.
Bu ağır maddi zorlukların dışında her gün gidiş ve dönüş olmak üzere yolculuk yapmak öğretmenlerimizi fiziksel olarak tamamen tüketmektedir. Tüm bunların üzerine sınavların tamamen ezbere dayalı ve son derece zor hazırlanması, yaşadıkları stresi artırarak öğretmenlerimizi psikolojik olarak da derinden yıpratmaktadır.
Barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim ortamındaki bu ağır mağduriyetler göz önüne alınarak daha verimli bir mesleki hazırlık süreci geçirebilmeleri için akademi eğitim süresinin 3 döneme düşürülmesini saygılarımla arz ederim. @tcmeb
Sayın @afarici ;
Bir akademide başkan yardımcınız eğitim süreci kanun gereği 4 dönem olmak zorunda demiş.
7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu - MADDE 8:
(3) Hazırlık eğitiminin süresi dört dönemdir. Bu süre, öğretmen adayının mezun olduğu yükseköğretim programına göre üç dönem olarak uygulanabilir.
Ayrıca daha önceki açıklamış olduğunuz programda 3 dönemin programı hazır.
Akademinin 3 döneme düşürülmesi için çalışmalarınız varsa en yakın zamanda bunu duyurmanızı ve 2026 AGS sürecinin başlamasını bekliyoruz.
Neden 50 bin atama şarttır? Sadece tek bir ilden örnek vereyim:
İstanbul gibi bir yerde ilkokullarda sınıf mevcutları 40'ın üzerinde olmasına rağmen 30 binin üzerinde açık vardır. Büyük bir ikinci il dışı yer değişikliğiyle Doğu illerinde çalışan kişilerle İstanbul açığı kapatılabilir ve 50 bin kişi yer değişikliği yapan kişilerin yerine atanabilir. İstanbul'un açığı yer değişiklikleriyle kapatılamazsa yeni atama buraya yapılabilir. İstanbul bizim için ayrı önemlidir. Çok kalabalık bir şehir olduğu için eğitimsiz bir metropol tehlikelidir. Buralar ücretli öğretmenlerle geçiştirilmemelidir.
#AGS50Binatama
Hakkımız olan yalnızca adil ve gerekli bir kontenjandır. Binlerce ücretli öğretmen çalıştırmak asla çözüm değildir. Eğitim hiç değildir.
#AGS50Binatama
Öğretmen açığını ücretli öğretmenlikle kapatmak çözüm değil , Sorunu ertelemektir.
Eğitimin niteliği için geçici görevlendirmelere değil, Kadrolu öğretmene ihtiyaç var.
50 bin kadrolu Öğretmen istihdamı ELZEMDİR .
2026 AGS’de 50 BİN ATAMA !
#AGS50BinAtama
Ücretli öğretmen sayısının 100 bine yaklaştığı bir dönemde sınırlı sayıda kontenjan kabul edilemez. Öğrencilerin eğitim hakkı için atama sayısı en az 50 bin olmalıdır. Bu atama sayısının verilmesi bir lütuf değil kamusal sorumluluktur.
#AGS50BinAtama
Ya 50 bin atama ya da istifa et bakan bey...
3 yıldır mağdur üzerine mağdur yarattınız ayıptır yazıktır günahtır..
Kutsal olan emeklerimizi çöp ettiniz..
#AGS50Binatama
Türkiye Yüzyılı vizyonu, ancak sınıflarda güçlü bir eğitim ordusuyla hayat bulur. Hedefler büyükse, öğretmen kadrosu da o büyüklüğe yakışmalı. Eğitimi şahlandırmak için 50.000 atama şarttır! @Yusuf__Tekin#AGS50Binatama