Cübbeli Ahmed’in bu sabah şikayet ederek kaldırttığı video , başka bir kanalda tekrar yüklenmiş 😀
Tekrar kaldırılmadan izleyin. CÜBBELİ’nin nereden nereye geldiğini, milletin itikadını nasıl bozuğunu görün.
İhsan Şenocak hocayı ve Talebelerini tebrik ederiz.
https://t.co/pg2a1Uuj8N
Normalde böyle konuşma aktarmak adetim değildir ama hüsnü şehadet olduğu için aktarıyorum.
Geçen içimde olan bir halle ilgili Abdullah hocaya bir konu danıştım. Bana salavat önerdi. Bir kaç kere benzer durum oldu her seferinde tedavi maksatlı salavat önerdi. Başka zikir değil, her seferinde salavat.
Şimdi bunların sui-zan ve iftiralarının nasıl bir şey olduğunu anlayın. Her meselenin çözümünü salavat zikrinde bulan birini efendimize düşmanmış gibi lanse ediyorlar. Allah bunların bu şerli amellerine bereket verir mi ?
Şu iftira, tecessüs ve gıybetlerinin tek sebebi de kürsüden Abdullah hocaya tan eden efendileri. Zira efendilerini razı etmek için her türlü kötü ahlakı meşru sanıyorlar.
Çünkü Abdullah hoca da efendilerinin kürsüden tan ettiği başka bir hocayla ilişkisini kesmeyerek efendilerini kızdırdı. Nasıl olur da onun hevasına herkes itaat etmez ? İtaat etmeyene her türlü gayrı meşru saldırıyı mübah alıyorlar. Hele şunların haline bak.
Masiva ''Allah'ın dışındaki şey'' demektir. Efendimizin(sav) zatı Allah'ın zatının aynısı değildir. Bunun aksine inanan zaten Hristiyanlar gibi müşrik olur.
Hocanın buradaki kastı bellidir. Efendimiz vesilesi ile Allah'tan gelene yöneliyorsun. Zatı için kendisine yönelilen ise sadece Allah'tır. Bunu zaten efendimiz emretti. Dinin temeli bunun üzerine kuruldu.
Dolayısı ile hocanın şu sözü zaten efendimizden gelene yönelmektir zaten. Efendimize tazim ve ittiba zaten masivayı terketmek olur. Zira efendimiz de zatına yönelmemizi emretmedi.
Artık bu gibi soru ve iddiaların gerçek anlamda bir "usûl" ürünü olmadığını herkes biliyor.
Bir gayri müslim, Kur'ân'daki bazı ayetlerin çeliştiğini iddia ettiğinde nasıl bir "insaf/ciddiyet/yöntem" ile cevap veriyorsanız aynı ciddiyeti hadislerde de göstermeniz beklenir.
Gazze'de ve başka yerlerde Müslümanlarla alay edenlerin "Madem hak din üzeresiniz, Rabbiniz sizi neden bu musibetlere maruz bırakıyor? Dualarınıza neden karşılık vermiyor?" dediklerini duyduğunuzda, Allah Teâlâ'nın şu sözünü hatırlayın:
"Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihan edileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takva yolunu tutarsanız, şüphesiz bu, azmedilmeye değer işlerdendir." (Âl-i İmrân, 186)
Müslümanları ayıplayan o cahile de ki: Allah Teâlâ bize mallarımızla (mülklerimizle, evlerimizle, ticaretimizle) ve canlarımızla (sağlığımızla, özgürlüğümüzle, bedenimizle, acıyla, soğukla ve sıcakla) imtihan edileceğimizi zaten haber vermiştir. Hatta bu imtihanın şiddetini ayetteki vurgulu ifadelerle teyit etmiştir.
Rabbimiz, sizin bu tür sözlerinizle bizi inciteceğinizi, aptalca bir iddiayla bu belaların dinimizin doğruluğuna veya Rabbimizin bizimle olduğu gerçeğine zarar verdiğini öne süreceğinizi de önceden bildirmiştir. Bu eziyetlerin "çokça" olacağını ve bunları mutlaka işiteceğimizi vurgulamıştır.
Rabbimiz, sizin bu eziyetleriniz karşısında bizi sarsılmaz kılacak formülü de vermiştir: "Eğer sabreder ve takva yolunu tutarsanız." Bunu da ancak yüksek ve güçlü bir azim sahiplerinin başarabileceğini belirtmiştir.
Bu ayetten hemen önce gelen ayet şöyledir:
"Her nefis ölümü tadacaktır. Mükafatlarınız ancak kıyamet günü eksiksiz olarak verilecektir. Kim ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulursa, işte o kurtulmuştur. Dünya hayatı, aldatıcı bir faydalanmadan başka bir şey değildir." (Âl-i İmrân, 185)
Seyyid Kutub'un dediği gibi:
Salihler de ölür, kötüler de.
Mücahitler de ölür, oturanlar da.
İnancıyla izzetli duranlar da ölür, kölelere boyun eğen zeliller de.
Zulme boyun eğmeyen kahramanlar da ölür, ne pahasına olursa olsun yaşamaya hırslı korkaklar da.
Büyük hedefleri olanlar da ölür, ucuz zevkler için yaşayan boş insanlar da.
Şuna dikkat edin kardeşlerim; ayet devamında "Mükafatlarınız ancak kıyamet günü eksiksiz olarak verilecektir" der. Dünya bir ceza veya karşılık yeri değildir ki "Rabbiniz neden intikam almıyor?", "Siz hak yoldaysanız düşmanlarınız neden sefada, siz neden beladasınız?" denilsin. Asıl mükafat kıyamet günüdür. Ateşten uzaklaştırılan ve cennete giren kişi gerçek zaferi kazanmıştır.
Dünya hayatı, içindekilerle birlikte gelip geçicidir. Allah, dünya işini ve acılarını hafiflettikten, kalpleri ahirete ve kurtuluşa bağladıktan sonra bedeli ne kadar ağır olursa olsun mümin ruhları bu bedeli ödemeye şöyle hazırlar: "Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihan edileceksiniz..."
Sıkıntıda ve dertte olan herkese, Âl-i İmrân Suresi'ni 139. ayetten itibaren okumasını tavsiye ederim:
"Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; eğer gerçekten inanıyorsanız üstün olan sizsiniz."
Bu ayetlerin ruh üzerindeki etkisi muazzamdır. Allah'tan bizi ve imtihan edilen kardeşlerimizi sabreden, korunan ve kurtuluşa erenlerden eylemesini dileriz.
— Ürdünlü akademisyen İyad Kuneybi
“Müslümanlar korkmayın, karşınızda leşler var. At binenin, kılıç kuşananındır. Korkak ancak kuyruk olur.
Dünyasını fazla seven korkak olur. Kur’anda yahudinin tiyniyeti böyle anlatılır.
İslam kuyruk değil, hakimdir. Bu yüzden de dünyasını çok seven korkakların dini değildir.”
-Dr. Altay Cem Meriç
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte
Ölsek de sevinin, eve dönsek de
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
Böyle bir mentalle uğraşmak için sindirmeye çalışmak çok hatalı bir yol ahaha.
Kardeş ben bugün yapacağımı yaptım. Devamını ben değil, sonrakiler bile getirse ne gâm.
Biz bizimle bitmeyen bir yolun yolcusuyuz. Elhamdulillah.
Şimdi elimizde ilginç bir denklem oluştu ;
-İsrail lehine sürekli yalan haber paylaşan güya Türkçü hesaplar.
-İşid’den tahliye olanlar
-Peygamberimize hakaret eden Yahudiler ya da İsrail’de yaşayanlar
Birbirleri için devreye giren bu elemanların ortak noktaları ne ola ki ?
Hasılı ;
Ülke menfaatleri aleyhine ve dış ülkeler lehine sürekli dezenformasyon ile 5.kol faaliyeti yapan, sistemli bir ağ şeklinde halkı kışkırtan, güvenlik tehditi oluşturan “Muhbir” türevi hesapların sahiplerinin incelenmesini talep ediyoruz.
@TC_icisleri@adalet_bakanlik
1-) Oraya gideceğini biliyorsa ve buluşup tanışmak niyetindeyse konferansın ayrı ya da karışık olmasının bununla ne alakası var zaten o niyetle gitmiş?
2-) Zaten twitterden konuşup tanışmış konferansta ya da sonrasında bi iletişim olmamış bile bunun acm ile ya da konferansı ile ne alakası var?
İhtilat meselesinin doğru olup olmaması ayrı konu ama bi kere diş bilediniz ya sırf eleştirmiş olayım diye saçma ve alakasız örnekler veriyorsunuz işin dozu kaçtı yakında sokakta el ele tutuşan birilerini de acm konserinden etkilendi diye servis edip saldırma malzemesi yaparsanız şaşmam.
Ben hocanın adını da mazisini de detaylıca biliyorum. Ekürilerini topla ve bir daha bana organize salça olmayın.
Anonim arkadaşlarına söyle ; Ürümesini bilmeyen it sürüye kurt çağırırmış.