Dün (doğum günümde) arkadaşlar RTÜK başkanının beni aradığını söylediler. Özel kalemi aramamı bekliyormuş. Verdikleri 0541 478 90 66 numaralı telefonu aradım, ve telefonu açan arkadaş "Başkanıma arz ediyorum" diyerek telefonu verdi. Karşı taraftaki ses benimle konuşmadan önce benim de duyabileceğim bir şekilde "Tabi hemen yollayın, imzalayayım cezaları" diye bir cümle kurdu ve ardından "Nihat bey merhabalar ben Mehmet Daniş, RTÜK başkanı" diyerek konuya girdi. "Nasılsınız inşallah, işler iyidir maşallah" faslından sonra "Bizden bir şikayetiniz var mı" diye sordu. Ben birinci saniyeden itibaren mevzuya uyandığım için "Çok ceza kesiyorsunuz sayın başkan" dedim. "Kesmesek bizi daha çok seversiniz değil mi" dedi. Sonra asıl konuya geldi. "Ben diğer yayın kuruluşlarının sahipleriyle de görüştüm. biliyorsunuz ölü sayısı 6'ya çıktı. selde zarar gören çocuklarımıza yardım topluyoruz. Size de bir miktar yazdık. Arkadaşlar kiminle irtibat kursun" dedi. Ben "Ne kadar bir miktardan bahsediyorsunuz" diye sorunca "150 bin lira" dedi. Seve seve hatta daha fazlasını bile yollayacağımızı söyledim. Sesi bir anda neşelendi. "Arkadaşlar kimi arasın" diye sordu. Bizim Bülent'in ismini verdim ve kapattık. Işık hızıyla Bülent'i arayan ve isminin Yılmaz Ünal olduğunu söyleyen arkadaş ısrarlı İBAN bilgisi isteğimize cevap vermedi. Ceza yoluyla resmi kanallardan sıkça ödeme yaptığımız RTÜK'ün bu şekilde para istemeyeceğini ve bunun bir dolandırıcılık girişi olduğunu biliyorduk elbette.
Umarım o diğer "bir miktar para yazılan" yayın kuruluşları bunu yememiştir.
Ayrıca @rtukkurumsal ın da haberi olsun. Yine başlamış bu arkadaşlar çalışmaya.