Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
Sunay Akın, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına ilişkin:
"Ya al karşına konuş kardeşim. Eğer bir kabahati varsa onunla konuşması gereken, bunun arkadaşıyla yemek yemesi gereken Diyanet İşleri Başkanı'dır kardeşim. Bir konuşun ya. Konuştunuz mu siz bu çocukla, ha?
Yapmayın ya. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, koskoca kelli felli adamlar... Yolda görsen adam sanırsın bunları ya.
Şu çocukla uğraşıyorsunuz. Şu çocuğun üstünden paravan yapıp kendinize güç elde etmeye çalışıyorsunuz, değil mi?"(BirGünTV)
İlk günden beri İBB Davası'ndan düzenli haberleriyle davayı kamuoyuna aktaran gazetecilerden biri olan @BirGun_Gazetesi editörü Kayhan Ayhan evinden gözaltına alındığını duyurdu.
#GazetecilikSuçDeğildir
Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
Neşeyi çıktığı yere itekleyen bir toplum. Kanaatler yüksek yargı kararı. İki uçlu bir aşarılık. Sevgi yok, sempati yok, takdir yok, yapıcı olmak yok. Mizahın kendisi ülke meselesi olarak tartışılırken gülmeye nefes boşlukları yok. Mizaha, çalınan neşeye hele bir varalım, izin.
Deniz Göktaş isimli bu zıpır stand-up gösterisinde o tiz sesiyle Cumhurbaşkanımıza dil uzatıyor.
‘Diktatör’ diyor, ‘cahil’ diyor, vesaire vesaire.
Ağır eleştiriyi mizahta bir yere kadar kabul ediyorum.
Fakat.
Doğrudan hakaret edip ‘haha huhu’ diyerek densizliğin şaka ambalajıyla sunulmasının mizahla hiçbir ilgisi olamaz.
Mizahta zeka pırıltısı olur, gösterici izleyiciyle görünmez bir bağ oluşturur, ince dokundurmaları seyirci anlık süzer, hoşuna giderse gösterinin parçası haline gelir.
Ayrıca.
Bu zıpırların 24 yıl girdiği her seçimi kazanmış ve bu ülkenin tarihine geçmiş bir lideri aşağılarken, hiçbir hayat tecrübesi ve başarısı olmayan kendilerine özel paye vermelerini de anlayamıyorum.
Senin hikayen nedir?
Bir başarın var mı?
Kaç kitap okudun mesela?
Türkçeyi sonradan öğrenen Senegalli Musti de stand-up gösterisinde Cumhurbaşkanımızı eleştiriyordu ama kimse rahatsız olmadı.
İnce zekasıyla mizah üretiyordu çünkü.
Mizahla densizlik arasındaki ince çizgiyi koruyamazsan saçmalarsın, komik değil densiz olursun.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
ODTÜ’de yaşananlarla ilgili kısa bir açıklama yapayım. Bugün odtü şenliklerinin ilk günüydü ve bu aynı zamanda devrim yürüyüşünün gerçekleştirileceği anlamına geliyor. Yıllardır, o öğrencileri Şenliğin ilk günü kampüs içerisinde bir yürüyüş yaparlar ve arkasından 68 kusağı tarafından DEVRİM yazıldığı için bugün hala devrim olarak adlandırılan stadyuma giderler ve türbinlerdeki devrim yazısının bir yansıması halinde mumlar yakarak DEVRİM yazarlar. Bunun adı da kısaca Devrim yürüyüşüdür.
Bugün devrim yürüyüşü sonrasında bir grup provokasyon yapmaya çalışmış ve öğrencilerin tepkisi ile karşılaşmıştır.
Onlarca defa tekrarlanmış bir oyunu yeniden sahneye koymuşlar! Neymiş efendim ODTÜ’de Türk bayrağına saldırmışlar! Lisansı orada okudum, mastır orada başladım ve aktif siyasi faaliyetler yürüttüm. ODTÜ’de yuvarlanmaya çalışan faşist gruplar kendi bayrakları, adları ve amblemlerini değil, arkasına saklanmak için Türk bayrağını kullanırlar. Yine aynı oyun. ODTÜ öğrencilerinin hedef aldığı bayrak değil, bayrağın altına saklanmış faşist gruplardır.
@Suat_Ozcagdas Eğitimci olmayanlar,tarikatçılar okullarda cirit atarken her okula karakol kursanız da şiddeti önleyemezsiniz. Bilimsel ve çağdaş eğitim, psiko sosyal servis ve uzman isteyin. Yandaş müdür atamalarına engel olun. Öğretmeni engelleyen veli- idare- şikayet baskısını önleyin.