’m the golden cover, front page fire
Every look fuels their desire
Shining like I own the scene
Magazine made me a queen
No filter, no disguise
I’m the headline in their eyes
I’m the golden cover #NewMusic2026
https://t.co/FI3rW8URLp
@fuckzionists1@Parapsikolog06@emine_celik__ Yanlışı gördüğün yerde eleştirirsin. Size koyun dememizde bu yüzden. Ekonomi kötüde gitse Hüloğğ,kendinide yalanlasa hüloğğ,Pkk yıda salsa hüloğğ, ABD nin adamıda olsa hüloğğ, israilede arka çıksa hüloğğ. Bunlar omuzgasızlığınızdan. Kendi fikri olan eleştirir kimsenin adamı olmaz
@proaktif2006@ErkanTrukten Bu devrin en kötü özelliği senin gibi ayak takımı insanların kendilerini dev aynasında görecek kadar fütursuz olması.Bilgi desen yok, sorgulama yok,kendini satan onursuz bir karakter, argümanı sadece papağan gibi ezberi olanları anlatan ve hepinizin aynı tornadan çıkma benzerliği
@OzerRnt@erkanerbayrakt1@Dede38__ Sen Allahı anıyorsan adaletini de bilmen gerekir trilyon götüren yandaşlara ses çıkarmayan sizler mi gerçeği savunuyorsunuz yani. Hakkı düzgün söyleyin yoksa o hepinizi yamultur birgün ne olduğunuzu şaşarsın şaşkın herif
@OzerRnt@erkanerbayrakt1@Dede38__ Gerçek nedir? Gerçek dinini unutup ahlaksızlığın peşinde haramilerin yanında olmak mıdır? Ülkenin de vatandaşında halı belli. Bu beddualar size az bile. Garibanın yetimin yoksulun hakkını yediğiniz , buhalkın hakkını yediğiniz için cehennem bile az size. Allahı anmış bide utanmaz
Sizler !
Chp'li olabilir veya olmayabilirisiniz..
Dedenizden gelen bir Chp karşıtı olabilirsiniz..
O günleri, şartları ve tarihi bilmeden "Camileri ahır yaptılar", "Elifbaları topladılar", "İsmet Paşa asker kaçağıdır" yalanlarına inanmış olabilirsiniz.
Yaşınız gereği Chp iktidarı görmemiş olabilirsiniz..
Yakın tarihte sağ sol çatışmalarından dolayı Chp'yi suçlu bulabilirsiniz..
Ve daha bir çok sebepten dolayı Chp'den haz etmiyor olabilirsiniz..
Gelelim bugünlere..
Chp'nin Akp ile mücadelesini yeterli görmeyebilirsiniz..
Chp'nin 6'lı masa birlikteliğine itiraz edebilirsiniz..
Chp'nin kent uzlaşısına kızabilirsiniz..
Chp'nin belediye icraatlarını beğenmeyebilirsiniz..
Chp'nin parti içi kavgalarını kabul etmeyebilirsiniz..
Chp'nin genel politikalarını eleştirebilirsiniz..
Fakat..
Ama..
Lakin..
Türkiye Cumhuriyeti devlet sisteminin dönüştürülmek istendiği "Abd destekli monarşi modeli"ni görmek zorundasınız..
Bu işin artık Chp meselesi olmadığını anlamak zorundasınız..
"Millet iradesi, demokrasi, tren, vagon'' diye diye iktidarı eline geçirenlerin ne yapmak istediklerini bilmek zorundasınız..
Anlayalım artık, "Sarı Öküz" konusu çok geride kaldı.
Çünkü..
Sarı öküz; 'TC' idi, kaldırdılar.
Sarı öküz; 'Andımız'dı, yasakladılar.
Sarı öküz; Milli Eğitimdi, berbat ettiler.
Sarı öküz; Askeri okullardı, kapattılar.
Sarı öküz; Gata idi, Atatürk isimli stadyumlardı, havaalanıydı kapattılar.
Sarı öküz; Atatürk fotoğraflarıydı, posterleriydi, yanına Rte'yi eklediler
Sarı öküz; 10 Kasım'dı, hasta oldular.
Sarı öküz; 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim'di gevşettiler.
Sarı öküz; tarım, adalet, ekonomi, emekli, asgari ücretliydi, hepsini planlı şekilde bitirdiler.
Sarı öküz; İmamoğlu'ydu, Tanju'ydu, Zeydan'dı, Bozbey'di, hapse attılar.
Sarı öküz; belediyelerdi, meclis üyeleriydi, tehditle şantajla transfer ettiler.
Sarı öküz; Milletin iradesiydi, vazgeçtiler.
Sarı öküz; Göklerden gelen bir karardı, inkâr ettiler.
•••
Diyeceğim şu ki..
Gün olur yine Chp ile hesaplaşılır.
Ama, fakat, lakin..
Chp üzerine oynanan bu çirkinlikler demokrasiyi, cumhuriyeti, Atatürk Türkiye'sini sonlandırmak amaçlıdır.
Bu yapılanlar Akp Chp rekabeti veya iktidar muhalefet kavgası değildir.
Özgür Özel karşıtlığı veya Erdoğan, Kılıçdaroğlu birlikteliği değildir.
Bu bir siyasi hamle veya şah mat sonuçlu satranç oyunu değildir.
İnanın ki daha ötesidir.
Chp muhalefetin en büyük partisi, verilmemesi ve yenilmemesi gereken "en büyük lokmadır", yıkılmaması gereken "son kale"dir.
•••
Beyler, hanımlar..
İktidarda millet iradesine saygı duyan siyasi bir parti veya demokrasiyi hazmetmiş bir ittifak yok.
T.C. Devletiyle, kurumlarıyle, tarihiyle ve değerleriyle hesaplaşan, kavga eden karanlık bir güruh var.
Biz aydınlığa taraf olanlar, Chp yıkılırsa hepimiz bu yıkımın sorumlusu olur, enkazın altında kalırız.
Atamızdan bize kalan bu emaneti,
ana sütü gibi helal devletimizi, demokrasiyi, parlamenter rejimi ve "Türkiye Cumhuriyeti"ni çocuklarımıza ve torunlarımıza sağ salim taşımak zorundayız.
Ben sadece bir barınaktan köpek sahipleneceğimi sanıyordum.
Evrakları imzalayacaktım.
Tavsiyeleri dinleyecektim.
Onu arabaya bindirip eve götürecektim.
Evde yatağı hazırdı.
Mama ve su kapları, tasması, birkaç oyuncağı…
Her şeye hazır olduğumu sanıyordum.
Ama onun, kafes kapısının sıradan bir yürüyüş için açılmadığını anladığı anda bana nasıl baktığına hazır değildim.
O kapı onun için açılıyordu.
Barınak çalışanının yanında duruyordu.
Hareketsizdi.
Neredeyse donmuş gibiydi.
Siyah tüyleri, küçük beyaz patileri, yorgun gözleri vardı.
Ve içimi sıkan kadar temkinli bir bekleyişi…
Zıplamıyordu.
Tasmayı çekmiyordu.
Havlamıyordu.
Sanki o gün sonunda seçildiğine inanmaktan korkuyordu.
O.
Tasma bana uzatıldığında önce barınak çalışanının eline baktı.
Sonra bana baktı.
Ardından bana doğru küçük bir adım attı ve bedenini bacağıma yasladı.
Çok yavaşça.
Sanki izin ister gibi.
Eğildim ve ona fısıldadım:
“Eve gidiyoruz.”
Kelimeleri anladı mı bilmiyorum.
Ama sesimi anladı.
Arabada ilk başta arka koltuğa çıktı ve hareketsiz kaldı.
Pencereye baktı.
Kapılara baktı.
Direksiyondaki ellerime baktı.
Dikiz aynasından onu görebiliyordum.
Rahatsız etmemeye çalışıyordu.
Fazla yer kaplamamaya çalışıyordu.
Yanlış bir şey yapmamaya çalışıyordu.
Beni en çok kıran da buydu.
Bir köpek, eve götürüldüğü gün rahatsızlık vermekten korkmamalıydı.
Arabayı sürmeye başlar başlamaz usulca ayağa kalktı.
Dikkatlice yanıma yaklaştı.
Bir patisini omzuma koydu.
Sonra diğerini.
Başını yanağıma yakın bir yere yasladı.
Ağırdı.
Sıcaktı.
Güveniyordu.
Nefesini kulağımın yanında hissediyordum.
Ve ağlamaya başladım.
Sevinçten titremiyordu.
Arabada zıplamıyordu.
Yüzümü yalamaya çalışmıyordu.
Sadece bütün bedeniyle bana tutunuyordu.
Sanki beni bırakırsa araba tekrar barınağa dönecekmiş gibi.
Yavaş sürdüm.
Neredeyse nefes almadan.
Bir elim direksiyondaydı, diğer elimle omzumdaki patisini usulca okşuyordum.
O da orada kalıyordu.
Gözlerini kapatıyor, sonra tekrar açıyordu.
Sanki bütün bunların gerçek olup olmadığını kontrol eder gibi.
Camdan sokaklar, trafik ışıkları, yabancı arabalar akıp gidiyordu.
Diğer herkes için sıradan bir gündü.
Onun içinse kapalı bir kapının ardında geçen bütün bir hayat sona eriyordu.
Barınakta insanları kaç kez izlediğini düşündüm.
Birinin kafesinin önünde durmasını kaç kez umduğunu…
Birinin başka bir köpekle çıkıp gidişini kaç kez gördüğünü…
İnce bir battaniyenin üzerinde, havlamaların arasında, bir gün kendisine ait bir insanı olup olmayacağını bilmeden geçirdiği geceleri düşündüm.
Ve şimdi, sanki beni çoktan sonsuza kadar seçmiş gibi bana yaslanıyordu.
Oysa birbirimizi daha sadece birkaç saattir tanıyorduk.
Eve vardığımızda hemen arabadan inmedim.
Orada kaldım ve ağladım.
O hâlâ patilerini omzumda tutuyordu.
Sonra burnunu yanağıma sürttü.
Sanki bu kez o beni teselli etmeye çalışıyordu.
O anda anladım:
Ben sadece bir köpeği kurtarmamıştım.
O da benim içimde bir şeyi kurtarmıştı.
Güçlü olmaktan yorulmuş tarafımı.
Koşulsuz seçilmenin nasıl bir şey olduğunu unutmuş tarafımı.
Çekincesiz sevilmenin nasıl hissettirdiğini unutan yanımı.
Bugün evde, yumuşak bir yatakta uyuyor.
Gerçi çoğu zaman yanıma yakın olmayı tercih ediyor.
Yürürken beni gözleriyle takip ediyor.
Oturduğumda başını dizlerime koyuyor.
Bazen uykusunda irkiliyor.
Ben de sakinleşene kadar onu okşuyorum.
Benden önce neler yaşadığını bilmiyorum.
Ama bir şeyi kesin olarak biliyorum:
Arabada patilerini omzuma koyduğu gün, onun barınak hayatı sona erdi.
Ve benim hayatım biraz daha yumuşadı.
Bazen bir hayvan teşekkürünü kelimelerle söylemez.
Sadece size öyle sıkı tutunur ki, konuşmaya gerek kalmadan her şey anlaşılır olur.
Bu hikâye kalbinize dokunduysa bir ❤️ bırakın ve kurtarılmış bir köpek için gerçek eve dönüş yolunun, birinin artık fikrini değiştirmediği gün başladığına inananlarla paylaşın.
#ALINTIVEŞİİRSEL ..
When the lights turn toward you, what do you do with your power?Do you shine? Do you hide behind pride? Or does the stage slowly become your cage? A song about ambition, ego, pressure, and the moment the world finally looks your way
#NewMusic#musicvideo
https://t.co/phS9DXAMFN
Hukukçu arkadaşım mutlak butlanı şöyle özetlemiş:Şu anda Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğu ancak şöyle anlatabilirim:
Üzerine üç çocuk yapılmış on yıllık evliliğinizi, dayınızın küçük torunu “ vallahi ben gelinin sevmeden evlendiğini düşünüyorum. Herkes böyle söylüyor “ diyip başvurduğu, normalde buzdolabı televizyon iadesi ile ilgilenenen Tüketici Hakları Mahkemesi iptal ediyor..
Yaşanan şu anda budur. #mutlakbutlan
@doga_dostu_@ankarabbld Siz camiye turistik gezintiye gidiyorsunuz belli ki. Yoksa peygamberin bu konuda ki hassasiyetini bilirdiniz. İçinde savunmasız olana merhameti olmayanın islamla alakası yoktur. Olsa olsa maun suresindeki gösterişçi soytarıdır. Yazıklar olsun sizin gibilere.
Emekliye 4000 liralık bayram ikramiyesini bile çok gördüler. O sırada CHP'ye kayyum atamak için 14 milyar dolar yaktılar. Ülke nüfusuna bölünce kişi başı ortalama 7500 lira..
We built our love on borrowed words
On promises that floated light
You said “forever” like it meant
Something steady in the night
#sunoai#aisong
https://t.co/wvHndD6TlW
Morning light returns again
On your face, then fades away
I’ve been waiting here so long
For this moment, for this song
#aisong#sunoai#aiart
https://t.co/T2KEncZ1ax
Gece cama çöküyor
Şehir tıpkı bizim gibi nefes alıyor
Sesinin yankısı hala kafamın içinde
Kalbim kaçsın diyorum, o kalmayı seçiyor. #beatiful
https://t.co/vq3knqNBq6
The night is falling on the glass
City breathing just like us
Your echo’s still inside my head
I tell my heart to run, it stays instead
#suno#deephouse#beautiful
https://t.co/idtxFbZk2R