Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
Torosların Efsanesi: Kuş Ali Göçte 🐪🐫
Yörük Kuş Ali olarak bilinen Ali Uçar, Sarıkeçili Yörükleri’nden geleneksel göçebe yaşam tarzını sürdüren bir bireydir. 74 yaşındaki Ali Uçar, ailesiyle birlikte Toros Dağları’nın eteklerinde, Mersin’in Bozyazı ilçesinde kıl çadırda
Elazığ merkeze bağlı Salkaya köyünde yaşayan Mehmet Emin Sualp, Ağustos 2023'te tarlasına vişne fidanı dikmek için çukur kazarken toprağın altında renkli ve desenli taşlara rastladı.
Muazzam bir olay.
"2,5 gün kayboldum. Günde 200 defa içimden İstiklal Marşı'nı okuyordum, motive olmak için. Ülkem adına yaptım. Ölürdüm, geri dönmezdim."
Güney kutbuna tek başına gidip -40 derecede günlerce yürüyüp Türk bayrağı diken Ali Rıza Bilal...
72 yıl önce Çanakkale Şehitliğinin temelleri atılmasına rağmen maddi imkansızlık sebebiyle inşaat halinde kaldı.
Zeki Müren ve Müzeyyen Senar yaptıkları Türkiye turnelerinden kazandıkları parayla Çanakkale Şehitliğinin tamamlamasını sağladılar.
Bu benim babam. Elazığ SSK hastanesinde hasta bakıcıydı. Kerpiçten yapılmış damlı bir evde, gece gündüz çalışarak 9 çocuk büyüttü; hepsini okuttu. Çocukları doktor, mühendis, avukat, öğretmen oldu. Ne kendisinin ne de çocuklarının kursağına haram lokma sokmadı.
Gurur duyuyorum.
-Radyoloji de müthiş bir adım geldi... Zaten miadını doldurup şu an yapay zekaya devir süreci başlaması gereken branştı. Ve MİDJOURNEY açıkladı devrimi...
-Radyasyon free, 500 milyon mikro-sensörle tüm vücut 3D USG ultrason taraması yapan "Ultrasonic tomografi CT" duyuruldu... ayrıca harika lüks spa deneyimi geldi... Yani vur karayı al Aİ ile uzun ömürü devri loading...
-Tabi ki ilk denetimi 2027’de San Francisco’da açıyorlar. Amaç erken teşhis ve tedavi yükünü erken teşhis ile azaltmak... DEVRİM niteliğinde adımlar bunlar!
8 hasta, 8 donör, aynı anda 16 ameliyat... Dünyanın ilk 8'li çapraz karaciğer nakli Malatya'da İnönü Üniversitesi'nde yapıldı. 150 kişilik bir ekip 22 saat boyunca ameliyattaydı. Nakillerin hepsi başarıyla tamamlandı... Arkasında saat gibi işleyen bir algoritmanın olduğu bu organizasyonu, ekibin lideri, Karaciğer Nakli Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ile konuştuk... Ameliyatlar neden aynı anda yapılıyor? Neden yalnızca Malatya'da yapılabiliyor? sorularının ve merak edilen daha fazla sorunun yanıtlarını röportajda bulabilirsiniz.
Dünyayı değiştirecek 35 bilim insanı içinde yer alan ve Harvard Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Utkan Demirci; Yumurtalık, rahim kanseri testi için istenen bin dolarlık testleri geride bırakıp, idrar testi ile anında kanser olup olmadığını tespit eden bir cihaz geliştirdi. Haber tüm dünya basınında en ön sayfalarda yer aldı. Ama bizde hiç kimsenin umrunda olmadı..!
Prof. Dr. Utkan Demirci'yi tebrik ediyoruz..
Muhteşem bir olay ya. Tüm ekibin ellerine sağlık.
Ne olduğunu anlamayanlar için olayı biraz açmak istiyorum.
Organ naklinde kan grubu ve doku uyumu önemlidir. Yani birine organ vereceğiniz zaman, uyumlu olması istenir.
Ayrıca öyle kafanıza göre birine organınızı veremezsiniz. Çünkü organ satışı yasaktır. Birine organı verebilmek için haklı bir sebebiniz olmalıdır. Bu bir akrabalık bağı olabilir, yılların dostluğu olabilir (ispat şartı ile). Yani etik kurulu "Ben bu kişiye organımı satmıyorum. Aramızda bir bağ var. Onun sağlığı için organımı bağışlıyorum." cümlesine ikna etmeniz gerekir. Bu nedenle yedi yabancı birine organınızı veremezsiniz. Ç��nkü arka planda bir satış olup olmadığını ispat etmek mümkün değildir.
Şimdi gelelim çapraz nakile.
Diyelim ki A kişisi ve B kişisi çok yakın. B kişisinin organ ihtiyacı var. A kişisi vermek istiyor ama uyum sağlanamıyor.
C kişisi ve D kişisi de çok yakın. D kişisinin de organa ihtiyacı var fakat C kişisi de onunla uyumsuz.
Fakat A kişisi D kişisine, C kişisi de B kişisine uyuyor. Bu durumda devlet diyor ki "Birbirlerinizin yakınına organlarınızı verebilirsiniz."
Bu durumda da satış olmadığından emin olunur. Çünkü herkes kendi yakınının sağlığı için organını veriyor.
Çapraz nakilde şöyle bir sıkıntı var; ameliyatlar aynı anda başlamalı. Yoksa birisi vazgeçerse zincir bozulur, mağduriyet olur. Mesela diyelim ki A kişisini ve D kişisini ameliyata aldınız. Ameliyat başarılı geçti ama C kişisi vazgeçti. Kolundan tutup zorla ameliyata sokamazsınız. Bu nedenle 4 ameliyatı da aynı anda başlatmanız gerekir.
Çapraz nakil olayı, uyum ihtimalini artırarak hastalar için büyük kolaylık sağlasa da uygulaması inanılmaz zor bir işlemdir. Tüm hastanenin bu işe entegre olması gerekir. Olayı yöneten bir kişi olsa da cerrahından ameliyathane hemşiresine, servis hemşiresinden hastane personeline kadar herkesin tecrübeli olması ve işini kusursuz yapması gerekir. Organ nakli dediğimiz konu zaten kendi başına çok kompleks bir işken, bu çapraz nakil olayı gerçekten muazzam bir şey.
Benim anlattığım 2'li çapraz nakildi. Yani 2 alıcı ve 2 verici var (aynı anda 4 ameliyat). Malatya bunun 7'lisini yapmıştı. Şimdi de 8'lisini yapmışlar. Gerçekten muhteşem bir olay. Başta Sezai Hoca olmak üzere tüm ekibi tebrik ederim. Elleri dert görmesin. Bu tarz öncü olayları ülkemizde daha çok görmek dileğiyle.
I found a rare song in the Salar language, apparently it should be intelligible to Turkmens and Anatolian Turks
Still odd to me that there are East Asian Oghuz Turks on Tibetan Plateau
Um homem de 25 anos mandou mensagem para uma menina de 13 anos.
"Oi, gatinha." "Meu sonho é ficar com você." "Seria uma honra tirar a virgindade dela."
O que ele não sabia: era a mãe quem respondia.
A mãe perguntou diretamente: "Isso não é pedofilia?"
Ele deu risada. E marcou o encontro.
Chegou lá — e encontrou a mãe.
Sete dias sem dormir. Conhecia o homem há 20 anos. Viu a filha crescer.
Ela bateu nele. Depois acionou a polícia, fez o boletim e entregou o celular como prova.
Ele foi à delegacia, prestou depoimento.
E foi embora. Não ficou preso.
Uma mãe passou 7 dias em colapso, montou uma operação, colheu as provas, entregou tudo — e o Estado soltou o homem na mesma noite.
Ela fez o trabalho da polícia, do MP e do judiciário.
E mesmo assim, não foi suficiente para mantê-lo atrás das grades.
Sayın Rahmi Koç bir bir nükte yapmış arkadaşlar da incinmiş.
Yıllardır lazların aklı saat 12’den sonra çalışmaz deyip Karadenizliler ile alay edilirken biz hiç böyle tepki vermedik. Sizin bu hassasiyetiniz nereden geliyor? Açıklarsanız seviniriz.