📢 Yazar Sunay Akın, İBB davasını takip etmek için geldiği mahkeme önünde çağrıda bulundu:
🗣️ “Bu ülkenin çok değerli hukuk fakültesi öğretim görevlileri, buraya gelin. Sizi burada görmek istiyoruz.”
🗣️ “Bu ülkenin adaletine kim sahip çıkacak? Bu davanın nasıl siyasi bir dava olduğunu, o insanların nasıl siyasi rehine haline getirildiğini her gün gelip görüyorum.”
🎤 @sezincerenovuc
🎥 Uğur Koçkaya
📺 SÖZCÜ
Tuncelili bir Kürt vatandaş, Kürt sorunu olmadığını savundu:
• 33 yaşında, Tuncelili bir Kürt olarak ülkemi çok seviyorum.
• Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum çünkü yok.
• LGS’de derece yapıp Anadolu Lisesi’ne gittim. Üniversitede bilgisayar mühendisliği kazandım. KPSS’den atandım. Kimse bana “Sen Kürt’sün biz Türkleri alıyoruz” demedi.
• Savcı kuzenim var Kürt. Geçmişte ülkenin Kürt başbakanı vardı. Milletvekillerinin yarısı Kürt. Galericilerin, inşaatçıların yani en zenginlerin çoğusu Kürt.
• ”Devlet bana şu konuda ayrımcılık yapıyor” deyin hak vereyim ama yok. Siz g*tünüzden uyduruyorsunuz.
@halktvcomtr Nasıl çıkıyor yaa? Bu büyük bir suç o çocuklarla yine bir arada olacak! O çocukları nasıl koruyacaksınız? Her an yanlarında olmadığınıza göre koruyamazsınız. Anne-baba aile büyükleri gereken tepkiyi gösterin çocuklara sahip çıkın.
Yurtdışı oylar Türkiye’ye geldiğinde bekletildiği oda 5 kilitle kilitlenip anahtarı 5 partiye veriliyor ya; işte ben bu olaya hiç GÜVENMİYORUM.
Kasete montaj yapan o oy çuvallarını da değiştirir. Gerekirse tünel açar. Bu teknoloji çağında çok şey yapılabilir.
Oyların bekleyeceği alanın içinde 5 partiden 5 milletvekiline nöbet tutturulsun.
Ben 14 Mayıs seçimlerinde sandıktan çıkanın tabelaya yansımadığına eminim. En büyük hile yurtdışı oylarında yapılıyor her seçim.
Yurtdışında ikinci tur için kullanılan oy sayısını bu akşam itibarıyla 1 milyon 733 bin ve daha 1 gün var oylama bitmesine.
14 Mayıs’ta bu sayı 1 milyon 691 bindi. Büyük ilgi var, katılım ciddi artmış. Oyları korumalıyız.
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
@rz_cerrahqasali En önemlisi oylara sahip çıkmak ve takip etmek. Çok iyi bir veya 2 sistem kurulup veriler takip edilmeli. An be an rakam verilebilmeli, YSK’nın rakamları doğru değilse halka açıklanmalı.
@vekilince 2018 seçim gecesi en büyük hatanı yaptın ortadan kayboldun. Oysa sabahın köründen geceye kadar sandıkların başındaydık. Şimdi hayatının hatasını yapıyorsun seçimi 2. Tura bıraktıracaksın ve sayende seçim riske girecek. Geri dön adaylıktan çekil Muharrem İnce.