Hükümet o kadar yargı paketi çıkarıyor, bu işçilere zulmeden patronlara karşı bir paket çıkarsa da patronlar bir kere de olsa korksa. Hükümet olarak bir kere de olsa patronlari degil işçinin yanında olun.
#nereyekadar
14 yıl önce bugün, o dağların karına sadece 34 yoksul köylünün bedeni değil, insanlık düştü.
Roboski, bu coğrafyanın kanayan vicdanıdır. Hesabı verilmedi, acısı dinmedi.
Yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum.
#Roboski
28 Aralık 2011’de F-16 uçaklarının bombardımanıyla Uludere'nin Roboski köyünde sınır ticareti yaparak geçimini sağlayan köylülere yapılan hava saldırısı neticesinde çoğu çocuk 34 sivilin öldürülmesinin 14.yılında hak savunucularının susmadığını haykırmak için bir araya geldik.
Hayata Dönüş Katliamı’nın 25. yılında bir kez daha haykırıyoruz;
19 Aralık Katliamı’nı unutmayacağız, unutturmayacağız.
Hapishanelerde yaşanan tüm hak ihlallerine karşı durmaya, mahpuslar ile dayanışmaya ve mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Yaşasın insan hakları mücadelemiz!
Uzun yıllardır çatışmalı süreçlerin yaşandığı coğrafyamızda yaşanan en acılı günlerden birinin yıl dönümündeyiz.
Bundan tam 10 yıl önce Taybet İnan, Şırnak Silopi’de, evinin önünde, 10 kurşunla katledildi. Cenazesi 7 gün sokakta kaldı. Yapılan otopside, vücuduna isabet eden 10 öldürücü kurşun saptandı.
2015 yılının Ekim ayında ilan edilip, 2016 yılının Nisan ayına kadar devam eden sokağa çıkma yasakları sırasında birçok acı yaşandı. Bunlardan en acı olanı da Taybet İnan’ın öldürülmesiydi.
11 çocuklu bir ev kadını, evinin önünde, keskin nişancıların attığı kurşunlarla katledildi. Bugüne kadar hiç kimse yargılanmadı, cezalandırılmadı.
Bu olay, dünyanın başka bir yerinde yaşansa, insanlar sokaklara çıkar, protesto ederlerdi. Böyle bir insan ölümü, maalesef ki belli bir kesim dışında, coğrafyanın büyük bir bölümü tarafından sessizlikle karşılandı.
Biz insan hakları savunucuları olarak #Taybetİnan’ın ölümünü hiç unutmadık, onun acısını hep taze tuttuk ve yaşadık. Onun ölüm yıl dönümünde bir kez daha barış taleplerimizi dile getirmek istiyoruz.
Bizler insan hakları savunucuları olarak Taybet İnan’ın ölümünün yıl dönümünde barışın önemine bir kez daha vurgu yapmak istiyoruz..
Taybet İnan’ı unutmadık, davasının peşini bırakmayacağız.
Bu cezasızlık politikası sona erene kadar insan hakları mücadelesinde kararlıyız.
Barış istemeye devam edeceğiz.
25 yıl önce bugün ağır tecrit koşullarını dayatan F Tipi Hapishanelerini protesto etmek amacıyla açlık grevinde olan mahpuslara yönelik 20 hapishanede eş zamanlı bir operasyon başlatılmıştı.
3 gün süren ve televizyonlarda canlı yayında gösterilen bu operasyonda 30 mahpus ve 2 kamu görevlisi olmak üzere 32 kişi yaşamını yitirmiş ve 300’e yakın mahpus ise yaralanmıştı.
Katliamı protesto etmek isteyen yurttaşlardan 2145 kişi gözaltına alınmış ve 58 kişi ise tutuklanmıştı. Katliamdan sağ kurtulan mahpuslar ağır işkence ve tecrit uygulamalarına maruz bırakılmış ve mahpuslar hakkında birçok dava da açılmıştır.
Açıklamanın tamamı: https://t.co/2pwmW9Ori9
19 ARALIK KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
19 Aralık “Cezaevlerinde İnsan Hakları İçin Mücadele ve Dayanışma Günü”nde İHD ÖHD ÇHD ile birlikte basın açıklaması gerçekleştirdik.
@ihdgenelmerkez
10 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında; Eş Genel Başkanlarımız Oya Ersoy ve Cihan Aydın, Sincan F2 Hapishanesinde tutulan geçmiş dönem genel sekreterlerimiz Nazmi Gür, Alp Altınörs, Ali Ürküt, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız ve İsmail Şengül’ü; Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan Leyla Güven, Zeynep Karaman, Pervin Oduncu ve Dilek Yağlı’yı ziyaret etmiştir.
Ayşe Gökkan ile yapılmak istenen görüşme ise, kendisinin hükümlü olduğu gerekçesi ileri sürülerek engellenmiştir. Ancak daha sonra Ayşe Gökkan’ın hâlen yargılaması devam eden bir davasının bulunduğu bilgisi edinilmiştir.
Başta Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi olmak üzere birçok hapishanede, İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla mahpusların tahliyeleri keyfi biçimde engellenmektedir.
Bu kurullar, kendilerini mahkemelerin yerine koyarak soyut ve subjektif değerlendirmelerle mahpusların “iyi halli” olup olmadığına karar vermekte; mahpuslardan düşüncelerini değiştirdiklerine ve pişman olduklarına dair beyanlar talep etmekte; özellikle politik mahpusları denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme haklarından mahrum bırakmaktadır.
Tarafsız ve bağımsız olmayan, yetkisini aşarak yargı organları gibi hareket eden İdare ve Gözlem Kurulları derhal kapatılmalıdır.
Mahpusların keyfi, hukuk dışı ve cezalandırıcı gerekçelerle hapishanelerde tutulmasına yönelik bu politikalara derhal son verilmelidir.
Spor karşılaşması sırasında ırkçı saiklerle tribünlerde açılan “Beyaz Toros” pankartları ile Kürt siyasetçi Sayın Leyla Zana’ya yönelik cinsiyetçi küfür ve hakaretler kabul edilemez. İnönü parkında yapacağımız basın açıklamasına hak savunucularını bekliyoruz.
18 Aralık 1978 tarihinde faşist bir çete tarafından haince katledilen Akın ÖZDEMİR"i anma programına İHD onursal genel başkanımız Akın BİRDAL ve eski bölge temsilcilerimizden Şevket AKDEMİR ile birlikte anma programına katıldık.
İHD ailesinin üyesi ve
DEM Parti Adana il örgütleme eş sözcüsü sevgili Yaşar DEMİR' i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bugün saat 11.00’de Asri Mezarlığı’nda törenden sonra saat: 13.00’te Kızıldere Köyü’nde sonsuzluğa uğurlayacağız.Hepimizin başı sağolsun. İHD Adana Şubesi
@clairdelunexq_s @clairdelunexq_s varsa akp li belediye başkanı tanıdığınız getirin disk ile önce masaya oturtun, sonra işçinin hakkını yesin de o zaman görün siz disk neler yapıyor. Hiç aklınız alıyor mu disk ile yan yana gelebilir mi akp belediyesi