Seçilmiş CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, binada saklanan butlancı kişilere tepki gösterdi:
“Sizin bir gram yüreğiniz olsa polislerin arkasına saklanmazsınız, delikanlıysanız buraya gelin.”
Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu:
Ben bugün Kemal Bey’in şantaj ve tehdidine maruz kalmış durumdayım.
Benimle dolaylı temas kuruldu. Yakınlarım, eski arkadaşlarım ya da bana yakın kişiler üzerinden mesaj yollandı. “Kemal Bey’le birlikte oldukları an” beni arayacakları haberini yolladılar. Reddettim.
Yakın çevreme, tüm bu girişim ve iletilen mesajların Kemal Bey’in talimatı ve bilgisi dahilinde olduğunu aktardılar.
Kendilerini desteklememiz karşılığında maddi ve manevi destek vereceklerini ilettiler. Nüfuz edecekleri yerler olduğunun mesajını yolladılar.
‘bizi destekleyin yoksa gereği yapılır mesajı’ verdiler.
Sığ bir kadro CHP’yi esir aldığı gibi bizim de Kemal Bey’in esiri olmamızı istiyorlar. Bu kadar özgüvenleri var ve neden olduğunu biz bilmiyoruz."
Çevik kuvvet ve güvenlik şube ekipleri İstanbul Çalışma Ofisi'nin çatısına çıktı, İmamoğlu pankartı butlancılar ve polis eşliğinde indiriliyor. Aparat fareler yine ağlaya ağlaya iktidar gücüne sığındı. En büyük AKP'li bu "arınacağız" numarası çeken butlancılar.
Her sabah uyanıyoruz;
Gençliğe Hitabenin bir cümlesini yaşıyoruz.
100 yıl önce 100 yıl sonrasını gören ve herkese görevini dağıtan Atamızı neyse ki anlayanlar hala çok. “Mevcudiyetimizin ve İstikbalimizin” garantisi bu…
Yargılamalar başlayınca torbadaki turpun büyüğü ortaya çıkacak dediler. Turp çıkmayınca Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasını engellediler. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının bu davanın kumpas olduğunu ortaya koymasından korktular. Buldukları çare savunma hakkını elinden almak oldu.
Bugün Silivri’de;
Mahkeme Başkanı’na Ekrem Başkan için CMK 203’ü uygula (salon dışına çıkart) diyen savcı,
Savunma için yeterli süre istiyorum diyen Başkan’a “ikazlara rağmen savunma yapmamış, susma hakkını kullanmıştır” diye zapt tutan hakim görüldü..
Adaletten eser yoktu!
Silivri’deyiz.
İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu kürsüde konuşuyor.
“Dün bu salonda değildim. En önemli sanık durumundaki Fatih Keleş’i dinleyemedim. Hakkım ihlal edildi. Bugün de gelip gelemeyeceğimi bilmiyordum. Geldim ve ne yazık ki avukatının savunmasının kesilmesini de izledim.
Gidişata baktığımda 9 temmuzda duruşmayı bitirmeniz için bana savunma yapmak için kalan süre 6-7 saatten ibaret.
Bakın Sayın Özdağ bir hakaret sıçlaması nedeniyle bir tam gün savunma yaptı.
Sayın Demirtaş 14 gün kesintisiz savunma yaptı.
Ben bu davada 149 eylem ve yüzlerce kişinin olduğu bir dosyada yargılanıyorum, bu kadar kısa sürede savunma yapmam nasıl beklenebilir?