Maçın kırılma noktası: Now or Never!
Vargas’ın gözyaşları, Kaptan Eda’nın bu gözyaşların bedelini soracağım bakışı, Zehra’nın kimse seni üzemez tesellisi..
4. Set! Bambaşka bir TAKIM olma bilinci..
Tüm maçın kırılma noktası 👇🏻
#FileninSultanları#EuroVolleyW
KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Son günlerde Murat Ağırel tarafından şahsıma atfedilen ve kamuoyunda tartışmalara yol açan, adıma kayıtlı 23 adet taşınmaz bulunduğu yönündeki mesnetsiz iddialar hakkında İKİNCİ KEZ bir açıklama yapma gereği doğmuştur.
Öncelikle belirtmek isterim ki, söz konusu iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, tamamen asılsızdır. Adıma kayıtlı 23 adet taşınmaz olduğuna dair dile getirilen beyanlar tapu kaydına dayanmamaktadır. Bu tür iddialar, şahsımı ve ailemi hedef alarak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturma çabası taşımaktadır.
Tüm mal varlığım ve taşınmazlarım E-DEVLET kayıtlarında şeffaf bir şekilde yer almaktadır.
E-DEVLET kayıtlarına girildiğinde bu tür bir durumun mevcut olmadığı açıkça görülecektir.
Hukuka ve adalete olan inancımız tamdır. Bu tür asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaları ortaya atanlar hakkında, şahsiyet haklarımızın korunması amacıyla Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında cezalandırılması için MURAT AĞIREL HAKKINDA RESMİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞTUR…
BİLGİLERİNİZE…
“Plaj kullanım için şezlong almak zorundasınız” diyen işletmeler ile karşılaştınız mı?
— Plaja girmek için 1 lira dahi ücret isteyen işletmeleri, kıyı kanununa muhalefetten şikayet etmeyi unutmayın.
— Tüm plajlarda denize girmenin kanunen ücretsiz olduğunu unutmayın.
Rakip sahada üst üste 6 pas yapamayan 2 takıma, 200 dakikada, tek gol atamayan, futbol yerine, saç kesimleri, youtube yayınları, balkonda sigara sefalarıyla ön plana çıkan Milli Takım, turnuvaya veda etti.
Kayyum Kemal, kaybettiği Kurultay'da CHP'yi "güvenli limana taşımayı" vaad etmişti.
Güvenli liman neydi, neresiydi kimse anlamamıştı. Bugün anlaşıldı.
Kılıçdaroğlu'nun güvenli limanı Erdoğan'ın Saray'ının bahçesiymiş. Erdoğan'ı rahatsız etmeyen, iktidar olma amacı olmayan, iktidarın koyduğu sınırlar içerisinde siyaset yapan, belli yerel yönetimleri yönetip toplumsal muhalefetin de gazını alan, muhalefeti kontrol altında tutmaya odaklanan bir projeymiş.
Bu projede birileri makam, mevki sahibi olacak, belli kamu olanakları kullanacak, Erdoğan da ömrü izin verdiği sürece Şah baba gibi koltukta oturacak.
İmamoğlu ve Özgür Özel bu tasarımı bozdular.
En sonunda rejim Kılıçdaroğlu'nun da maskesini indirmek, gerçek yüzü ve görevini 86 milyona göstermek zorunda kaldı.
Kılıçdaroğlu rejimin Adalet Bakanı ve yargısı eliyle hukuka aykırı mutlak butlan kararına kavuştu, yine rejime dilekçe yazıp CHP Genel Merkezi'nin polis marifetiyle kendisine teslim edilmesini talep etti, 80 yaşındaki parti üyesini, 16 yaşındaki gencecik çocuğu dövdürdü, partiye biber gazı sıktırdı, plastik mermi attırdı, TOMAlardan su sıktırdı, şimdi de partiye girecek. Gezi Olayları sırasında yarım ağız "Gençlere neden biber gazı sıkıyorsunuz" filan diyordu, belli ki kendisi bizzat sıkmak istiyormuş.
Bu perdenin inmesi, şeksiz şüphesiz gerçeği görmemiz iyi oldu. "Muharrem İnce saraya gitti" diye itibar suikasti organize eden, 2023 seçimleri öncesinde "İmamoğlu ile Erdoğan'ın ne farkı var" diye kampanya düzenleyen ekibin neticede AKP'nin CHP'yi kontrol etmek için kullandığı aparat olduğu ortaya çıktı.
Bugün Kılıçdaroğlu'nun yanında olan herkes Akın Gürlek kadar Erdoğancıdır.
Muhalefet gerçekten arındı.
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
İlber Ortaylı'nın sosyal medya hesabından ailesi paylaşım yaptı.
"Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat 'gemi'mi bilmiyorum; 'gemicilik' olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar. -İlber Ortaylı"