Aslında konu sadece Yıldız da değil burada… Kılıçdaroğlu yönetimine rıza üretmek için gazeteciler sindirilmek, bastırılmak ve itibarsızlaştırılmak isteniyor. Göz önünde olan gazeteciler konuşmasın ve yorum yapmasın çabası bu. Bazı gazeteci arkadaşlara bizzat baskı yapıldığını da biliyorum…
CHP Genel Başkanı Özel röportajına ceza!
RTÜK Akın Gürlek’in avukatlığına soyundu!
RTÜK bugünkü Üst Kurul toplantısında, SZC televizyonuna röportaj veren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ilişkin “Kriptolu telefon var aranızda, Erdoğan'la kriptolu telefonla görüşüyor. Düşün, bütün yargı süreciyle ilgili bilgiyi kriptolu telefonla veriyor. Buradan Sayın Erdoğan duymadıysa, ihbar ediyorum. Erdoğan'la kriptolu telefondan yarısı doğru yarısı yalan birçok beyanat verdiğini, kendi ağzından talimat aldığını, örneğin ‘Efendim şunu yapalım mı’; o da 'tabii tabii' dediğini, bunları kayda aldığını, ‘yarın bana bir şey yapamazlar, Erdoğan'ın sesini kaydediyorum.’ Net. Bu kadar açık söylüyorum. Bunlar yok diyorlarsa, çıksınlar, yok desinler” değerlendirmeleriyle “toplumda özgürce kanaat oluşumunu engel” olunduğu savıyla kanala oy çokluğuyla yüzde 1 idari para cezası verildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iddiaları karşısında Adalet Bakanı’nın açıklama, düzeltme, tekzip benzeri yasal yollar kullanılabilecekken, RTÜK’ün siyasiler arasındaki tartışmaya taraf olup, pozisyon alması dikkat çekti. RTÜK’ün ülkenin ana muhalefet liderinin iddia ve değerlendirmeleri karşısında Adalet Bakanı’nın avukatlığına soyunması ve “siyasi kurum” gibi hareket etmesi de kurul tarihinde bir ilk olarak kayda geçti.
Halk TV’de yayınlanan “Para Siyaset” adlı programda İbrahim Kahveci ve İsmail Saymaz’ın olası seçim senaryolarını anlatırken yaptıkları “Türkiye’de seçimlerin olmayabileceğine dair endişe var” yönündeki değerlendirmeleri nedeniyle de kanala, “gerçeklik ve doğruluk” ilkesinin ihlali gerekçesiyle oy çokluğuyla yüzde 1 idari para cezası verildi.
RTÜK tarihinde bir ilk!
Yıllardır en çok şikâyet edilen program olmasına karşın, korunup kollanan ve hakkında yıllardır tek bir rapor dahi yazılmayan ATV hakkında ilk kez bir rapor Üst Kurul gündemine alındı.
ATV’de yayınlanan “Esra Erol'da” programına, bir çocuğun kimden olduğuna ilişkin DNA testi tartışmalarıyla ilgili gelen yoğun şikayet üzerine; “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimlerine zarar verebilecek” içerik olması nedeniyle yüzde 1 idari para cezası verildi.
Gündüz kuşağı programlarına yönelik yapılan incelemeler sonucunda, SHOW TV'de yayınlanan “Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme”, STAR TV'de yayınlanan “Nur Viral ile Sen İstersen” programlarına da yüzde 1 ceza verildi. Gündüz kuşağı programlarına cezalar oybirliğiyle verildi.
NOW TV’de yayınlanan “Halef: Köklerin Çağrısı” şiddetten, Kanal D’de yayınlanan “Daha 17” dizisine de çocuk ve gençlerin gelişimine zarar verici nitelikte olduğundan yüzde 1 idari para cezası verildi.
Kılıçdaroğlu 'arınıp gelsinler' dedi; 9 vekilin ihracını istedi. Peki iletişim danışmanı Ali Haydar Fırat nasıl arındı. Adı Aziz İhsan Aktaş dosyasında 4 yerde geçiyor. İfade veren Rıza Akpolat'ın özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ'dı. Ya diğerlerine yönelik ifadeler de iftiraysa.
Mutlak butlancılar dün “birlik ve beraberlik” mesajları veriyordu, bugün 9 ismin ihracını istediler. Bir sonraki hedefleri Özgür Özel olacak. Birlik için değil, CHP’yi dağıtmak ve zayıflatmak için göreve getirildiler. Misyonlarını tamamlayana kadar durmayacaklar.
2007–2026 arasında, yani 19 yıldır milletvekilliği yapan Faik Öztrak’ın basın açıklamasında ‘makamlarından bir türlü vazgeçmeyenler’ ifadesini kullanması ironinin sözlük tanımına aday.
gümüşhane'den nevşehir'e uzanan sağın kalesi diyebileceğimiz bir hatta gerçekleşen ve sadece 10 bin kişinin katıldığı belde seçimlerinin sonuçlarına bakarak makro analiz yapılamaz. burada bakılması gereken asıl şey "seçimsizleştirme" siyasetinin provasıdır.
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmaktı.
Bu hukuksuz süreçte haber alma hakkına ve gazeteciliğe sahip çıkan herkese teşekkür ederim.
Hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam edeceğim. İyi ki varsınız
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün @dgnergun
📍2023 Seçimleri özeleştirisi:
📍Kılıçdaroğlu Saray rejimine yedeklendi
https://t.co/i5Ae3aJyFU
türkiye'de "müesses nizam" koç'tur, tüsiad'dır, nato'dur, mhp'dir., iktidar bunların üzerinde yükselir, "kara düzen" dediğiniz şeyin yapısal unsurları bunlardır. kim kimle kavga edecek bir karar vermek durumunda.
Koç Grubu ve 12 Eylül Darbesi-1
100. yılını kutlayan Koç Grubu 12 Eylül darbesini en büyük desteği vermişti.
İşte #UnutulmazBelgeler:
Vehbi Koç'tan Kenan Evren'e Sadakat Mektubu:
Vehbi Koç darbeden kısa bir süre sonra (Ekim 1980) cuntanın başı general Kenan Evren'e yazdığı mektupta çeşitli "tavsiyelerde" bulunmuş ve bu "tavsiyeler" darbeciler tarafından eksiksiz yerine getirilmişti.
İşte Vehbi Koç'un Kenan Evren'e bağlılık bildiren mektubunun geniş bir özeti:
DİSK Tarihi Cilt 3, s. 89.
https://t.co/xNR0o804BJ
#KoçTopluluğu100Yaşında #Koç100
Haluk Kırcı’yla ilgili:
Çatlı’nın 1990’da Türkiye’ye döndüğünde, halen Bahçelievler davasından aranıyordu. Kardeşi Zeki Çatlı’nın ortağı olduğu tıbbi malzeme ve tekstil şirketinin ortaklardan biri Haluk Kırcı’ydı.
Haluk Kırcı’nın ortağı olduğu şirket Sağlık Bakanlığı ihalesiyle hastanelere tıbbi malzeme sattı!
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan, şirketin aldığı ihalelerde yolsuzluk tespit etti, araştırmaya başladı.
Bu araştırmayı tamamlayamadı: Namık Erdoğan, 1994’te işten evine dönerken kaçırıldı, cesedi Kırıkkale yakınında, Kızılırmak kenarında bulundu. Başına ve göğsüne isabet eden 3 kurşunla öldürülmüştü.
Yargılama 30 yıl sonra tamamlandı: Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Haluk Kırcı, Mehmet Ağar ve Korkut Eken'in de bulunduğu 18 sanığın, Namık Erdoğan ve diğer maktullerin öldürülmesiyle ilgili yargılamada “suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı” gerekçesiyle beraatına karar verdi.
"TGRT o zamanlar bizden para almazdı. Özgür Özel'in hiç bilmediği kadar Enver Ağabey'in faydası olmuştur"
Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen:
"Özgür Özel daha yokken, o zamanlar paramız yok, mitingler yapamıyoruz. Enver Ağabey geliyordu, 'Bunların parası yok, sadece canlı yayın araçlarının parasını alın' diyordu."
Özgür Özel ve ekibinin dokunulmazlıklarını kaldırıp hapse atma peşindeler. 1,5 yıldır bu strateji yürütülüyor. Bunun için sureti CHP görünümlü Saray ajanları Whatsapp'de örgütlenmişti.
Bugün millete "ahlak" satan bir şerefsiz, sevgilisiyle birlikte oradan troll faaliyetini yönetiyordu. Hâlâ yönetiyor.
Bugünün geleceği 1,5 yıl önceden belliydi. Yarının nasıl tertip edileceği de belli. Özel ve yakınındakilere "Bu savaştan sağ çıkma şansın yok, Böcek gibi itiraf et kurtul" dayatması yapılıyor.
Bu kadar "arınma" çağrısı yapan ekibe soruyorum:
Eski bir Cumhuriyet muhabiri olan kadına, (butlan kararından sonrada poz veren) organizasyon şirketi kurdurup, "Bu da bizim kızımız" deyip kimler rant devşirdi?
NEDİR BU DEVLET AKLI?
'Devlet Aklı Kimin Aklı?' kitabının yazarı Koray Demir:
"Türk siyasal kültüründe devlet aklı denilen kavram çoğu zaman devletin uzun vadeli çıkarlarını ifade eden nötr bir kavram olarak sunulur. Ancak pratikte sıklıkla başka bir işleve sahip olmuştur. Yasaya uygun olmayan işlerin yapılırken soru sorulmamasını, yapıldıktan sonra da bundan sorumlu olanların hesap vermemesini sağlayan bir koruma kalkanı, ayıpları örten bir çeşit örtü gibi kullanılmıştır."
@KorayDemirtr@sercanmeric
Kılıçdaroğlu hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Haber kaynağımı basın etiği gereği açıklamayacağım. Umarım Silivri Cezaevi’nde tutuklu Belediye Başkanı Kılıçdaroğlu’nun teklifini açıklayacaktır. Haberin doğruluğundan şüphem yok. https://t.co/kCjhan1Rjy
Cumhur ittifakı CHP’ye karşı tarihindeki en ağır ve hileli siyasi saldırısını başlattı. Aynı günlerde Erdoğan CHP kitlesinden en az tepkiyi aldığı zamanın keyfini çıkarıyor.
Şunu söylemek gerekiyor, şeytani butlan planını yapan kurmay akıl ilk 10 gün itibarıyla kısmen istediğini aldı. Operasyonu planlayanlar bir siyasi zavallıya dönüşen Kılıçdaroğlu’nu paratoner olarak kullandı. Yumruklar şokun en yüksek ve canlı olduğu dönemde operasyonu kurgulayan iktidara değil boşluğa savruldu. O kadar ilkesizlik gördük ki yapacak başka bir şey de yoktu.
Geldiğimiz aşamada CHP Meclis yönetimi, genel merkezdeki etkisiz marjinal grubu teknik kurmaylara bırakıp, bir an önce ağır bir muhalefete yönelmek zorunda. Çalışanlar, emekliler çiftçiler hala eziliyor, eğitim her gün kötüye gidiyor, yargıya güven dipte, dış politika ABD eksenine battıkça batıyor.
Bu araştırma, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin ‘butlan’ kararından önce neden yapılmadı?
Delillere dayanmayan, kahvehane dedikodularıyla bezenmiş 20 sayfalık metinle koca partinin gasp edilmesi ne kadar adil?