@LawofTrade_ 2021 den bu zamana kadar TL 10 kat değer kaybetti. Üstelik 2 senedir de faiz durumu var. Yani abimiz öyle büyük bir kâr etmiş gibi durmuyor
@Doqu777 Kriptodan götü yanan kişi tweeti. Global çapta network çökmedikçe olması mümkün değil. Trilyon $ lik bir piyasayı komple kimse silemez. Tweet görülsün uydurma hikayelerle boş yapmayın
Bakın oğlum sistem çok basit.
Şimdi cüzdanıma 100 bin lira nakit para koyuyorum ve içine sadece adımın soyadımın ve telefon numaramın olduğu bir kart koyuyorum. Aynı cüzdanı Türkiye'nin 81 ilindeki en işlek 81 caddesinde yere atıyorum ve 24 saat bekliyorum. Cüzdanı bulan her 100 kişiden kaçı beni arar?
Cevabı bana söylemenize gerek yok, kendinizi cüzdanı bulan adamın yerine samimi bir şekilde koyun ve kafanızda 81 ilin ortalamasını alın.
Biz halk olarak hırsızız. Çalamıyorsak fırsatımız yok demektir. Beni arayacak 3-5 kişi bu gerçeği değiştirmiyor. Arayacak kişi sayısının en az 90 ve üzeri olduğunda hep birlikte hemfikir olmadığımız sürece ülkeyi kimin yönettiğinin bir anlamı yok.
Al sana 3 dakikada 300 yıl.
@7edinciok Ve bu algı ile soru sormaya gelen Chp destekçileri ofke kusuyordu. İnce'nin tespitlerini dinleyen yoktu. Olay örgülerini tek tek anlattığı halde sanki "Muhalefeti bitirecem Akp için yarışıyorum" demiş gibi soru soruyorlardı. Ama bu hadsiz cesaretlerini asıl kişilere soramadılar.
@7edinciok Muharrem İnce'nin iki kez çıktığı programı izlemiştim. Sosyal medyada gençler tarafından desteklenmesiyle muhalefet tarafından dört koldan baskı altına alınmıştı. Muhalefete muhalefet etmek diye algı oluşturuldu. En sonunda bel altından vurdular video ona ait olmamasına rağmen.
@parafesorfinans Örnek olarak düğünde yakına altın takmak için daha önce bankaya kayıtlı altını alıp düğünde taktım diyelim. Kayıtta bende görünecek mi hala o altın? Yoksa bunun bir de evrak işi mi olacak? Böyle bir evrak işlemi olursa da düğünlerde altın devri biter gibi. millet QR ile takar😀
Yine soruna sebep olanlar yeni çözümler üretiyor. Babasının arabasıyla uber yapıp evine dönecek milyonlar var. Arkadaşım Konyada yapıyordu. 40 bin TL ceza kestiler. Günde 2-3 bin TL kazanıyordu. Devlet regülasyonu bıraksın bak nasıl piyasa düzeliyor. Rantçı asalak besler bunlar+
@srkninci Sorun sahip çıkmamakta değil bu tür bilgiyle bilinçlendirme yapanları ya susturdular ya ekran önünde fazla göstermediler itibarını düşük göstererek söylediklerinin önemi yok gibi gösterildi
@alicialicious5 Ulus devleti kurmada Atatürk'ü tek geçerim. Diğerleri yakıp yok etmek ya da işgal etmek uğruna savaşıyorken, Atatürk bunu akıl oyunları ile sınırlarını en iyi şekilde koruyarak bir devletin baştan sona kimyasını oluşturmuştur.
@BrbrsSkywlkr@mysteriosii Bilader ne izliyorsunuz açın gidin adam ne yapmış bir bakın. Barcelona ve Psg ile toplam 10 sezonda iki sezon 15 gol altına inmiş, 1 kez de 10 asist altına inmiş. Ve bunlar sakatlıktan sebepli. Adam Fransa'da çocuk çalımlar gibi adam geçiyordu.
Şimdi size bu anti-Kemalistlerin "yokmuş" gibi davrandığı trajik bir hadiseyi anlatayım da kim kilise meraklısı, kim papaz müptelası onu anlayalım.
Sene 1924... Lozan yürürlüğe girmiş, Mübadele Anlaşması kapsamında karma komisyon, sınır dışı edilecek Rumları tespit ediyor... Hakkında sınır dışı kararı alınanlardan biri de İstanbul'daki Derkoi Metropoliti Konstantin Arapoglou...
Patrik 7. Gregorios, 17 Kasım 1924'te vefat edince, oldu bittiye getirip yerine kim seçiliyor dersiniz? Hakkında sınır dışı kararı bulunan Konstantin Arapoglou...
Tabi Kemalist Türkiye'nin bu konularda şakası veya tavizi olmaz. Ankara ayağa kalkıyor. Bizim gericilerin dinsiz, imansız diye hakaret ettiği Kemalist mebuslar ateş püskürüyor. Haliyle hükümet Patrikhane'nin seçimini tanımıyor.
Ankara'nın kararı üzerine Yunanistan Avrupa kamuoyunu ayağa kaldırıyor. Tarihe dikkat. Aralık 1924... Altı ay önce Nasturiler ayaklanmış, beş ay önce İngilizlerle Musul nedeniyle çatışma yaşanmış, dört ay önce Bitlis'te Kürt İstiklal Komitesi deşifre edilmiş, iki ay önce Şeyh Sait gizliden gizliye isyan hazırlığına başlamış, Seyyit Abdülkadir İstanbul'da İngilizlerden destek arayışında, Vahdettin yanlısı Tarikatı Salahiye örgütü Anadolu'da Ankara karşıtı faaliyete çoktan geçmiş...
Dikkatinizi çekerim o tarihte İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar henüz Ankara'yı başkent olarak bile tanımıyor. Popüler tabirle "meşruiyet" kazandırmak istemiyorlar. Yani Yunanistan'ın patrik seçimi nedeniyle Avrupa'yı ayağa kaldırması boşuna değil. Rejimi yıkmak için fırsat kollanıyor.
Hani bizim gericilere göre Kemalist Türkiye'yi İngilizler kurmuş ya(!) Daha 1924'te yıkmak için nasıl da dört koldan çaba harcıyorlar. Ama bizim Kemalistler bu ortamda bile hakkında sınır dışı kararı verilmiş metropoliti patrik olarak tanımak istemiyor. Ulusal bağımsızlık konusunda o kadar saplantılı derecede takıklar.
Neyse, 28 Ocak 1925'te Arapoglou hakkında resmen sınır dışı kararı veriliyor. Koskoca Patrik'i postalayacaklar. Atina iyice deliriyor. Türkiye'yle savaşın eşiğine geliyorlar.
Atatürk o sırada Adana'da... Savaş riskini görür görmez trenle Ankara'ya yola çıkıyor. Vagonda haritalar serilmiş, harp oyunu oynanıyor. O sıra Celal Bayar şarap getirilmesini istiyor. Ve Atatürk'ten hayatında ilk kez zılgıt yiyor. Hatıratında anlatmış. "Zevk-u sefa bitmiştir. Şimdi işin içindeyiz Ne şarap ne başka bir içki, içemezsiniz" diye gürlemiş. Konya'ya kadar incelenmiş haritalar. Neticede "Çekerim Yunan’ı Çatalca’ya kadar. Orada kuşatır, işini bitiririm" demiş Gazi'miz... Geri adım yok. Binbir tehlikenin içinde patrik için taviz maviz yok.
Sonuç olarak Kemalistler papaz için taviz vermemiş. Şutlamışlar gitmiş. Bir ay sonra da Şeyh Said isyanı patlak verdi.
İşte bizim gericiler Şeyh Sait'in haksız yere idam edildiğini utanmadan türkü gibi çığırır ama o hengamede savaşı göze alıp patriği şutladıklarını fısıldamazlar bile.
Kemalistler cami yerine kilise edermiş :) Güleyim bari.
Edebiyatını yaptığınız Ayasofya'da kıldığınız her namazı Kemalistlere borçlusunuz. Bu sizin kaderiniz koçlar.
Ha, bu arada... Arapoglou'nun kemikleri var ya... Yıllar sonra Türkiye'ye getirildi. Hangi hükümet getirdi, onu da gericiler bir zahmet baksın, öğrensin. Ama oturarak... Düşüp bayılmasınlar.
Suat Sinanoğlu yıllar önce bu sorunu anlatmış. Lütfen dikkatle okuyunuz:
1* Atatürk'ün ölümünden hemen sonra ülkenin manevi ve maddi gelişmesinin vazgeçilmez koşulu olan devrim ilkelerinden, halktan gelen ya da geldiği sanılan baskı karşısında, ödün verilmeye başlandı.
Mevzular Açık Mikrofon'un 'doktorlar' bölümüne konuk olan genç:
"İktidara gelmeyi vaat eden partilerin vekillerisiniz. Aranızda hiç Çapa'ya, Cerrahpaşa'ya giden oldu mu?
Buna yol açan 25 yıllık zihniyetin temsilcileri geldi, muhalefetten kimse gelmedi."