Haydi, yolsuzluğu, rüşveti görmedin. Metres tutup belediye Özel Kalem’de işe sokmasını görmedin, aldığı evi, altına çektiği Audi’yi görmedin, itirafçı olan kadının savcılığa teslim ettiği yolsuzluk parasıyla alınmış ROLEX saati “memur maaşıyla bile alınabiliyor” demek nasıl bir zihin ve ahlak yapısı merak ettim. Zaten o kitaplarımı okumuş olsaydın bu hale düşmezdin. Yolsuzluğu rüşveti savundunuz da ahlaksızlığı savunmak hele bir kadın için çok ağır olmalı.
Allah şifa versin
CHP’Lİ ANTALYA BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN BÖCEK METRESİNİ BELEDİYE ÖZEL KALEM’e ALMIŞ, KOLUNA ROLEX SAAT, ALTINA EV, ARABA….
KENDİSİ İTİRAFÇI OLSA DAHA İYİ OLURDU AMA METRESİ İTİRAFÇI OLMUŞ.
👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇
İŞTE CHP İŞTE LİYAKAT.
Yolsuzluktan tutuklanan CHP’li Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in itirafçı olacağı yalanını ortaya atan haber kaynaklarının, Beldiye Özel Kalem Müdürlüğü’nde işe başlattığı metresinin itiraflarını gölgelemek olduğu açık.
Gözaltına alınan Özel Kalem çalışanı Melek Kurukama, savcılık ifadesinde, "2015'te Muhittin Böcek ile aramızda gönül ilişkisi başladı. 2019'da Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanınca tekrar yanına aldı. Ancak aramızdaki gönül ilişkisi ve ileride evlenmemiz durumunda çok söz olur düşüncesiyle gitmek istemedim. Bana, 'KONTEV'e işe gir. Hem maaşını al hem de dedikodulardan uzak oluruz' dedi. Ben de kabul ettim. 2022'de buradan ayrılıp, Muhittin Böcek'e Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne geçmek istediğimi aktardım. 2023'te Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü'nde 'Eğitmen' kadrosuyla sözleşmeli personel olarak işe başladım. Belediye aracını makam aracı olarak değil, görevlerde kullanıyordum. Muhittin Böcek geçen yıl, aramızda uzun yıllardır süregelen gönül ilişkisi nedeniyle kendisinin kullandığı Audi A4 aracı hediye etti. Oturduğum ev de Muhittin Böcek'e ait. Kardeşim ve annemle yaşarken, Böcek'in teklifi üzerine o eve geçtim" dedi.
Kurukama, Böcek'in kendisine hediye ettiği binlerce dolarlık lüks Rolex marka saati de savcılığa sundu. Kurukama, Böcek'in kendisine hediye ettiği binlerce dolarlık lüks Rolex marka saati de savcılığa sundu.
HAYDİ @eczozgurozel ÇIK “SİYASİ KUMPAS” de, anlat CHP’lilere
Yolsuzluk suçlaması ile yargılanan kişilerin, özellikle de birisinin arkasından bütün CHP gitmek zorunda bırakılıyor,
medyaları her gün onların haberleri ile dolu,
aldıkları nefes bile haber yapılıyor,
mağdur yaratmaya çalışılıyor.
Seçilenler yolsuzluk suçlaması ile yargılandığı için şehirleri başkaları yönetiyorsa da yargılananların güdümü altında yönetiyorlar.
Hatta şehirler yönetiliyor mu belli değil.
Her gün bir başka şehirde yeni bir yolsuzluk soruşturması başlıyor.
Bu bıktırıcı ve tuhaf durumdan kurtulmamız gerekiyor, yerel seçimler yenilenmeli.
Ana muhalefet de erken seçimi çok istiyordu,
erken yerel seçim yapılmalı.
Hırsızlığın, yolsuzluğun suç olduğunu bilen yeni başkanlarımız olmalı.
Kıbrıs, Orta Doğu, Suriye gibi Türkiye'yi yakından ilgilendiren uluslararası sorunlar varken
Sosyalist Enternasyonel toplantısında Türkiye'nin içişlerinin konuşulması utanç vericidir.
2008 yılında Baykal liderliğindeki CHP;
o zamanki CHP ve Türkiye'yi yönlendirmeye çalışan,
CHP siyasetini eleştiren Sosyalist Enternasyonal'e karşı boykot başlatmış idi.
(CHP genel başkanına düzenlenen komplonun bir sebebi daha çıktı işte).
Baykal'ın iç siyaset konuştuğu uluslararası tek toplantı bulamazsınız,
tersine onlar burnunu sokmaya çalışırken karışamazsınız bizim işimize diyerek rest çekmiştir.
Bugün ise Türkiye'nin uluslararası sorunlarına aldırmadan yabancılar ile iç siyaset konuşup Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışan,
CHP'ye boyun eğdiren bir oluşum var karşımızda.
Kaan'ın önünde fotoğraf çektirmek çok iyi fikir.
Togg'un önünde de çektirip paylaşsınlar.
Belediyelerinin yaptığı su kanalları,
yeni metro hatları,
son teknoloji çöp toplama sistemleri olmadığına göre başkalarının yaptıkları ile idare edecekler.
Gerçi vatandaştan topladıkları vergiler ile açtıkları kafeler ve düzenledikleri konserler var, onları gururla sahiplenip fotoğraf paylaşabilirler.
Yavuz Sultan Selim Hân, Mısır’ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay’ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.
Kurtbay, Yavuz’un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu: “Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır.
Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik’ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberî’yi bizim devlet adamlarımız:
“Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz’in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid’attır, kullanmak câiz olmaz” diye reddetmişlerdi.
O zaman Berberî bu fikre çok kızmış ve:“Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır”diye bağırmıştı.
Zaman Berberî’yi haklı çıkardı.Kurtbay’ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:
“Kuvvet ve kudret Allah’ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab’a ve Sünnet’e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz’in “Silaha, aynı silahla mukâbele edin”, meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz’den bu yana 900 sene geçti.
“O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri !”
Yavuz Sultan Selim Han’ı vefatının 505. yılında rahmetle anıyoruz.
1-) CHP medyasının şu haberi veriş biçimine bakar mısınız? TAYAD'lı aileler gözaltına alındı yazıyorlar. Olayın aslı ise CHP'nin Tandoğan mitingine katılan DHKP/C bağlantılı TAYAD (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği) olay çıkarınca polis müdahale etmiş. TAYAD dedikleri hapisteki teröristlerin propagandasını yapan bir oluşum. Siz satılık CHP medyasının aile dediğine bakmayın, teröristlerin yine terörist olan erkek kardeşlerinden, amca oğullarından bahsediyorlar. CHP ortalık kalabalık gözüksün diye ne kadar sol örgüt varsa mitinge çağırdığı için bunlar gibi terör sabıkalı tipler de üst araması yaptırmadan içeriye girmeye çalışıyor. Doğal olarak da polis üçer beşer terör dosyası olan bu tipleri döve döve gözaltına almak zorunda kalıyor. Sonra CHP medyası, AKP'nin polisi CHP'li yurttaşlara saldırdı diye manşet atıyor. Gelin size bunlar kimin ailesi, CHP mitinglerde polisin üstüne kimleri sürüyor göstereyim.
Isparta'da yaş sınırı olmayan fuarda minibüsün üzerinde twerk,
Mabel Matiz'in "Diyo şeytan üstüne atla da, Sal kuşu hanesine" sözlü şarkısı,
+18 konser veren Manifest grubu,
F@hişe yazılı büstiyerle konser veren Hande Yener,
Kızılcık Şerbeti'nin "Kızlar hayallerini gerçekleştirmek için kendine eğlenceli bir yol bulmuş, para karşılığı s*ks yapıyor, bunda ne var ki! Ona bu motivasyonu ülke şartları veriyor" diyen senaristi,
Kızılcık Şerbeti'nde baldızı ile yaşak aşk,
...
"Beğenmiyorsan izleme, beğenmiyorsan gitme" diye diye bu hâle geldi bu toplum.
Böyle "özgürlük" anlayışı yerin dibine batsın.
Kepazeliğin adını özgürlük koymuşlar, sosyal medyada görüntüleri gün boyu çoluk çocuğun gözüne gözüne sokuyorlar.
Uyanın artık: Bu ülkeyi dışarıdan çökertemeyeceğini anlayanlar tarihte de olduğu gibi yine içten saldırıyorlar.
Bugün meydanlarda Cem Karaca’nın 1 Mayıs marşını haykıran solcuların Turgut Özal’a neden teşekkür borçlu olduklarını,
12 Eylül Kemalist askeri darbesinden sonra Cem Karaca’yı bu marştan dolayı ülkeden nasıl sürgün ettiklerini bir utanç günlüğü olarak gelin anlatalım: (Flood)
Parti farketmeksizin bütün milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılsın !
Milletvekiliyim diye devletin polisi onu durduramazmış !
Asılın hakkı olmayan vekilin hakkı olamaz