Her zaman söylediğim gibi: Biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız; 25 yılın birikiminin rehberliğinde gelecek 25 yılda nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin yol haritasını şimdiden şekillendirmeye odaklanacağız.
Bizim hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok.
Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa hodri meydan demekten çekinmeyiz.
Devletimiz, tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde dünyada ve çevremizde yaşanan zorlu süreçleri çok başarılı bir şekilde yönetmektedir.
Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da tuzak kuranlarla birlikte kuzu postu giydirilmiş sırtlan sürülerinin de gayet farkındayız.
Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz.
Bizim derdimiz var; bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz, bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var; bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var.
Bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde Hatay’dayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla depremzede kardeşlerimizin ve aziz milletimizin huzurundayız.
Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum…
CHP için denklem gayet basit:
Hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok, tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok.
Biz buna 14-28 Mayıs seçimlerinde şahit olduk.
Sırf kendi adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize yaptıklarını unutmadık.
Yönetim değişiyor fakat CHP her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından bir türlü kurtulamıyor.
CHP’nin gözünde kendileri ağa, geri kalan milyonlar ise maraba.
Kürt kardeşlerim dâhil herkes bunlar için sadece bir oy deposu.
CHP, zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor; CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor.
AK Parti olarak bizim tavrımız bellidir:
Onlar ne yaparsa yapsın, biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkes’iyle, Laz’ıyla tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz.
Hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyonun her bir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız.
Türkiye, Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte; herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir.
Önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.
Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz.
Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.
8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır.
Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir.
“El atına binenin tez ineceği” gerçeğini hiç ama hiç kimse unutmamalıdır.
Eser ve hizmet siyasetimizle ülkemizin çehresini değiştirmekle kalmadık; bundan çok daha önemlisi, rakiplerimizi dönüştürdük.
Millete “bidon kafalı” diyen, “göbeğini kaşıyan adam” diyen, “dağdaki çobanla benim oyum bir olabilir mi” diyen zihniyet yenile yenile, burunları sürtüle sürtüle Anadolu insanına saygı göstermeyi öğrendi.
Yıllarca antidemokratik güçlerin yelkenlerini şişirmesiyle siyaset yapanlar, gönülsüz de olsa en azından zahirde millî iradeyle barışmak, milletin tercihine saygı duymak zorunda kaldı.
Bunu birlikte başardık, bu değişime birlikte imza attık.
Ana muhalefet partisi dâhil rakiplerimiz birçok konuda bizi takip ediyor, bizim siyasetimizi referans alarak politikalarını belirliyor, siyasetin Kutup Yıldızı olarak AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı görüyor.
Biz bundan şikâyetçi değiliz.
Ancak görüyoruz ki siyasette nezaket dersini almayı unutanlar var.
Bunların en başında da CHP’nin yeni genel başkanı geliyor.
Geçen haftaki hezeyanları karşısında milletimiz gibi bizim de yüzümüz kızardı, bu ülkenin ana muhalefeti adına utanç duyduk.
Seleflerine kıyasla yeni genel başkanın Türk siyasetinin görüp göreceği en ağzı bozuk, en küfürbaz figürlerden biri olduğu görülüyor.
“Üslububeyan, ayniyle insan” diyor; bu şahsın geçen hafta bize, yargı mensuplarımıza ve kamu görevlilerimize yönelik kurduğu pespaye cümleleri kendisine aynen iade ediyoruz.
Bugün gerçekleştirdiğimiz kura töreniyle yeni görev yerlerine uğurladığımız 110 kaymakam adayımızı tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Genç kaymakamlarımızın, ülkemizin dört bir yanında milletimize ve devletimize en güzel şekilde hizmet edeceğinden şüphe duymuyorum.
Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle düzenlediğimiz Amerika Birleşik Devletleri ziyaretimizi çok verimli programlar, temaslar ve görüşmelerle başarılı bir şekilde tamamlayarak ülkemize döndük. Türkiye, tüm dünyada vicdanın sesi olmaya devam edecek. 🇹🇷
AK Parti Sürekli Eğitim Merkezi yalnızca bugünün değil, Türkiye Yüzyılı’nın kadrolarını da yetiştiriyor.
Teşkilat Akademisi, Akademi Genç, Akademi Kadın, Yerel Yönetimler Akademisi, Danışman Akademisi, Yurt Dışı Akademisi, Medya Akademisi, Siyaset Akademisi aydınlık yarınlarımızı inşa edecek liderleri hazırlıyor.