Deniz'in çok zeki bir adam olduğu zaten bugünü de gösterisinde öngörerek şu an yapacağı espriyi daha o günden yapmasından belli...
Bedavadan aydın olma Deniz boşver, biz babanı ikna ederiz. Yanındayız.
Deniz Göktaş, özlediğimiz gülümsemeyi hatırlattı diye gözaltında. Şaşırdık mı?
Bu iktidar yıllarca sadece tek bir 'Gülen'i sevdi; onun dışında gülen ve güldüren kimseye tahammülleri yok.
🔴 Kemal Kılıçdaroğlu, 2024'te CHP'den aday gösterilmeyince İYİ Parti'den aday olarak Gelibolu'yu AKP'nin kazanmasına neden olan Koray Akkuş'u CHP Çanakkale İl Başkanı olarak atadı.
Depremin ikinci günü Hatay'a girdiğimizde her yer yıkılmıştı..
Armutlu'da bir pazar tentesinin altında yüzlerce insan acı içinde, çaresizce birilerinin gelmesini bekliyordu..
Enkazdan çıkmış yaralı insanlar, enkaz altındaki sevdiklerini çıkarabilmek için çırpınıyordu..
Yardım için şehre her giren aracın peşinden koşuyordu insanlar.. babam şu apartmanda, annem şurada diyerek yalvardılar hiç unutmam..bir yetkili yoktu.. bir genç kız bana bir çekiç bulur musun dedi..ne yapacağını sordum..annem çekyatın altında olabilir hava açmam lazım dedi..
ilk gittiğimde tam 15 gün kaldım orada...ben bu adamı bir kez bile görmedim.
Ölüler battaniyelere sarılı yerlerde bekletildi.. Gece başında nöbet tutardık araçlar çarpmasın diye.. Bir tek kişi vardı Armutlu muhtarı o da çaresizce koşturuyordu... Araç yoktu.. dördüncü gün orman bakanlığının pikap aracı geldi..bir genç vardı hiç unutmam bacağı kırık enkazdan çıkartılmıştı...tüm ailesi yedi kişi battaniyeye sarılı yerde, araç bul kendine dediler..
hayatımda duyduğum en acı sözlerden biriydi..psikolog var demişlerdi bir çadırda koştum oraya gelin dedim tüm ailesini kaybetmiş bir gence böyle söylediler...sen yoktun. Bir abiye serum takmışlar.. serum yere bakıyor.. akmıyor.. fırça sapına tutturdum serumu sen yoktun.
Sol partiler vardı orada, aracına atlayıp yola koyulan yurttaşlar vardı, yurt dışından gelen arama kurtarma ekipleri vardı ben seni görmedim.. elinde bir kazma ile gelmiş inşaat işçisi vardı sen yoktun..
Üçüncü gün şehre jak geldi, dördüncü gün madenciler.. Armutlu, Defne, Antakya her enkazın başında umutla ve acıyla bekleyen ailer vardı sen yoktun.. Tüm şehir bağırdı "sesimi duyan var mı?" sen yoktun...
Karanlıktı tüm sokaklar günler sonra gelen vinçler vardı sen yoktun..
Bir kadın tam dokuz gün boyunca nişanlısının bulunduğu enkaz başında yalvardı herkese..
"sesini duydum konuştum yaşıyor" dedi..
apartman tam yıkılmadığı için kimse girmeye cesaret edemedi..
dokuz gün sonra her şeyi göze alan madenciler çıkardı bedenini...sıcaktı bedeni..sen yoktun.
Suriyeli bir ailenin bebekleri çıkarıldı enkazdan.. akrabaları yağmacı sanılıp sorgulanmıştı..
"gel" dedi bana "bak yeğenim hala sıcak" bakamadım..sen yoktun..
Pazar yerinin karşısında apartman yerle bir olmuştu..kendi kepçesi ile yakını çıkarmak isteyen bir yurttaş vardı..yolu kesmek istemiyordu çünkü yol boyunca her apartman yıkılmıştı..bir düdük bulmuştum trafiği kontrol etmek için..
bir enkazdan blok çıkarıyorduk, bir araç geçiyordu...sen yoktun.
Üçüncü gün öğlen saati jak komutanı bundan sonrası bizde dedi.. sen yoktun.
Çok acı biriktirdik..taş kesildiğimiz çok an oldu..sen yoktun. Köylerde insanlar seralarda yattı..çadır için günlerce bekledi sen yoktun.. Nereye baksam İstanbul'dan tanıdık bir yüz vardı ama sen yoktun.
Çok şey var unutmak istediğim..
Demek senin hassasiyetin var öylemi...
Kemal Kılıçdaroğlu’na hain diyenlerin partiden ihraç edileceğine dair bir haber okudum. Bu vesileyle Kemal Kılıçdaroğlu’na yalnızca hain demeyi yeterli bulmadığımı belirtmek istiyorum. Çünkü kendisi yalnızca hain değil aynı zamanda işbirlikçi, işgalci ve operasyoncu birisidir.
Devletin polisiyle partilileri karşı karşıya getirmekten imtina etmeyen, milyonlarca insanın iradesini gasp ederken bir an bile geri adım atmayan bu kişiye ne desek azdır. Böyle bir kişinin karşısında olup onunla mücadele etmek, tarihin bize yüklediği en doğru vazifelerden biridir.
Kayyum Kemal, kaybettiği Kurultay'da CHP'yi "güvenli limana taşımayı" vaad etmişti.
Güvenli liman neydi, neresiydi kimse anlamamıştı. Bugün anlaşıldı.
Kılıçdaroğlu'nun güvenli limanı Erdoğan'ın Saray'ının bahçesiymiş. Erdoğan'ı rahatsız etmeyen, iktidar olma amacı olmayan, iktidarın koyduğu sınırlar içerisinde siyaset yapan, belli yerel yönetimleri yönetip toplumsal muhalefetin de gazını alan, muhalefeti kontrol altında tutmaya odaklanan bir projeymiş.
Bu projede birileri makam, mevki sahibi olacak, belli kamu olanakları kullanacak, Erdoğan da ömrü izin verdiği sürece Şah baba gibi koltukta oturacak.
İmamoğlu ve Özgür Özel bu tasarımı bozdular.
En sonunda rejim Kılıçdaroğlu'nun da maskesini indirmek, gerçek yüzü ve görevini 86 milyona göstermek zorunda kaldı.
Kılıçdaroğlu rejimin Adalet Bakanı ve yargısı eliyle hukuka aykırı mutlak butlan kararına kavuştu, yine rejime dilekçe yazıp CHP Genel Merkezi'nin polis marifetiyle kendisine teslim edilmesini talep etti, 80 yaşındaki parti üyesini, 16 yaşındaki gencecik çocuğu dövdürdü, partiye biber gazı sıktırdı, plastik mermi attırdı, TOMAlardan su sıktırdı, şimdi de partiye girecek. Gezi Olayları sırasında yarım ağız "Gençlere neden biber gazı sıkıyorsunuz" filan diyordu, belli ki kendisi bizzat sıkmak istiyormuş.
Bu perdenin inmesi, şeksiz şüphesiz gerçeği görmemiz iyi oldu. "Muharrem İnce saraya gitti" diye itibar suikasti organize eden, 2023 seçimleri öncesinde "İmamoğlu ile Erdoğan'ın ne farkı var" diye kampanya düzenleyen ekibin neticede AKP'nin CHP'yi kontrol etmek için kullandığı aparat olduğu ortaya çıktı.
Bugün Kılıçdaroğlu'nun yanında olan herkes Akın Gürlek kadar Erdoğancıdır.
Muhalefet gerçekten arındı.
Amk yaşın gelmiş 80’ene dayanmış, insan gibi ölsene. Bu öyle bir hırs, öyle bir mevzu ki, bırak sevilmemeyi, milyonlar senden tiksiniyor da olsa konuşulmak, ben de buradayım demek mutlu ediyor yavşağı. Yazık, suratına tükürsem tükürüğüme yazık… Profiline ne yazarsan yaz yarramın başkanısın. Kusura bakmayın bu bunağı daha kreatif ve yumuşak kelimelerle anlatmak ayıptır diye küfür ettim.
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, bugün de Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okullara yönelik gerçekleşen akıl almaz saldırıları üzülerek öğrendik.
Saldırılarda hayatını kaybeden değerli öğretmenimiz ve memleketimizin çok kıymetli evlatlarına Allah’tan rahmet, aileleri ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.
#EğitimdeŞiddeteHayır
1903 yılında kurulan büyük çınar Beşiktaş Jimnastik Kulübü, tam 123 yıldır Türk sporunun onurunu, cesaretini ve asaletini temsil ediyor.
Bugün; 123 yıllık şanlı mazimize gururla bakıyor, geleceğe umutla yürüyoruz.
İyi ki doğdun Beşiktaş. 🖤🤍
Beşiktaş bir kupadan, bir galibiyetten, bir takımdan çok daha fazlasıdır;
Beşiktaş ailedir!
Bugün Kocaelispor deplasmanında skordan bağımsız, omuz omuza olmanın, aynı sevdaya baş koymanın tarif edilemez gururunu yaşadık. Yol boyunca, tribünde, her bir tezahüratta o eşsiz Beşiktaş ruhunu en derinden hissettim.
Büyük taraftarımıza bize gösterdikleri teveccühten ötürü çok teşekkür ediyorum. Aldıkları 3 puanla bu güzel günü galibiyetle taçlandırıp bizleri mutlu eden takımımızı ve teknik heyetimizi tebrik ediyor, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Şunu bir kez daha gördük ki; biz bir ve beraber olduğumuz sürece aşamayacağımız engel, kazanamayacağımız zafer yoktur. Bu birliktelik, bizi asıl büyük hedeflerimize ulaştıracak olan en büyük gücümüzdür.
Aslolan Beşiktaş'tır!
Derneğimizden Açıklama
Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımımızın BKT EuroCup’ta Yunanistan temsilcisi Panionios Athens ile deplasmanda oynadığı karşılaşmada; Panionios Athens taraftarları tarafından açılan pankartı şiddetle kınıyoruz.
Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir.
Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir.
Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz.
Unutulmamalıdır ki;
Yetki millettindir.
Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir.
Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez.
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır.
Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer.
Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır.
Çünkü millet, kendisine yapılanı da
kendisini yok sayanı da
günü geldiğinde mutlaka hatırlar.
Ben demiyorum o diyor..
‘Yapılan gerçek anketlerde Keçiören Belediye Başkanından memnuniyet oranı yerlerde. Oy verenler pişman, bir daha seçilmesi mümkün görünmüyor’
Parti değiştirmek için kapı kapı gezen Keçiören Belediye Başkanı'nın bu çabasından abisi, hamisi Mansur Yavaş'ın haberi ve bilgisi var mı?
Yoksa PORTAŞ'taki yolsuzlukları örtbas etmek için Mesut Özarslan'ın parti değiştirmesinin Mansur Yavaş'ı da mı rahatlatacağı düşünülüyor? Yapılan gerçek anketlerde Keçiören Belediye Başkanından memnuniyet oranı yerlerde. Oy verenler pişman, bir daha seçilmesi mümkün görünmüyor, Keçiören'deki güzellikler bir bir yok ediliyor. CHP Genel Merkezi ve teşkilatları bunları görmüyor mu?
Mesela parti değiştirme uğruna birilerine yaranmak için peşkeş çekilen otoparkın üstündeki ışık ve ses gösterili su meydanının ihalesine nasıl oluyor da yalnızca bir firma giriyor? Bu peşkeş size parti değiştirmek için kolaylık mı sağlayacak? Kafe yapacak başka yer mi bulamadınız? Altınok tarafından yapıldı diye şehrimizin, ülkemizin güzelliklerini yok ediyorsunuz. Bu muhteşem eseri her yaştan vatandaşımız ziyaret ediyordu. Burada kamu zararı vardır, buraya ruhsat ve iskan vermeyi düşünenler bunları göze alsın. Belediye Başkanlığı siyasi menfaat elde etme yeri değil hizmet etme yeridir. Vatandaşın size oy ve yetki verme sebebi budur. Bizim anlayışımız budur.
Takipçilerimize tekrar sesleniyorum, herkese duyurun ve bu talana dur deyin. Keçiören'imizin, Ankara'mızın, Türkiye'mizin güzelliklerine sahip çıkalım. Siyasi menfaat uğruna şehrimizin talan edilmesine izin vermeyelim.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı, rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. Onun gösterdiği yolda, çağdaş ve aydınlık Türkiye idealine kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz.
Değerli Beşiktaşlılar,
31.05.2025 dönemine ilişkin Denetim Kurulu Raporumuz paylaşılmıştır.
Göreve geldiğimiz günden bu yana hedefimiz; bağımsız, tarafsız ve sisteme dayalı, şeffaf, hesap verebilir ve sürdürülebilir bir denetim kültürü inşa etmekti.
Bugün bu anlayışın, Beşiktaş’ın kurumsal geleceğine yön veren güçlü bir yapıya dönüşmesinin gururunu yaşıyoruz.
📄 Rapor: https://t.co/vLCRsHEQbI
Saygılarımla,
Gökhan Tiryaki
Beşiktaş JK Denetim Kurulu Başkanı
Mustafa Kemal Atatürk’ün cesaretiyle yükselen Cumhuriyet, 102 yıldır bu toprakların en parlak ışığı.
O ışık hiç sönmedi, sönmeyecek.
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun!
Yaşasın Cumhuriyet! 🇹🇷
#29EkimCumhuriyetBayramımızKutluOlsun