🇹🇷Zafer Partisi Ankara İl Bşk.Yrd.
⚖️Arabulucu▪︎Bilirkişi
⚖️Bachelor's Degree Faculty of Law.
🎩Master's Degree Political Scientist and Public Administration.
Ben Türk Devleti'nin zaafa düştüğü yerde, Türk Milleti'nin namus ve şerefinin nasıl ayaklar altına alındığını 19. yüzyıl tarihini okumuş, yaşamış bir insanım.
Ben aynı şeyin bugün Anadolu'da olmasını istemiyorum.
Anadolu üzerinde büyük bir operasyon yapılmaya çalışılıyor. Buna izin vermeyeceğiz!
Vatanın bağımsızlığı, Türk milletinin birliği ve bayrağımızın göklerde özgürce dalgalanması uğruna canlarını ortaya koyan kahraman gazilerimizin 19 Eylül #GazilerGünü’nü kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, “Gaziler, yaşayan anıtlardır.”
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal eden tüm gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur diliyoruz.
@umitozdag@zaferpartisi@avalperenakbas
Zafer Partisi İl Başkanı Alperen Akbaş hakkındaki "beş kişiyle esnaf gezisi programı yaptığı" söylentilerine cevaben Ankara Emniyeti'nden alınan resmi rakamlara göre 3000 kişiden fazla kişinin katıldığı Ankara İl Kongresinin fotoğraflarını paylaştı.
Astsubaylara verdiğiniz bir tazminat sözü vardı!
Bugün, bu topraklarda bağımsız, huzur ve güven içinde yaşıyor isek, bunda binlerce kahraman şehit, gazi ve emekli Astsubay'ın hakkı ve kanı var.
Hüseyin Nihal Atsız, bir kitabında askerlik mesleğini şöyle anlatıyor;
"Askerlik mesleklerin en şereflisidir. Eğer bir avukat fertlerin mukaddes haklarını müdafaa eden bir insan demekse, eğer rençper bizi doyuran bir işçi demek ise, eğer bir doktor hastaları iyi eden bir fedakarsa, asker de bir millet için kendi canını feda eden kahraman demektir.
Hakkı müdafaa vazifesi ile mükellef olan bir avukat, çok para aldığı takdirde haksız bir insanı veya yanlış bir davayı müdafaa edebilir. Bir doktor kıymetli, fakat parasız bir hastayı bırakıp kıymetsiz fakat paralı olanını tedavi edebilir. Lakin asker için bu ihtimal yoktur. O kayıtsız şartsız olarak, hiç bir karşılık beklemeden, yüksek bir gaye için ölmekle mükelleftir.
Askerlik manen olduğu gibi maddeten de çok yüksek meziyetli insanlar ister. Bu maddi ve manevi meziyetler birkaç yılda kazanılır şeyler değildir. İyi asker olmak için asırlarca terbiye görmüş bir milletin hasletlerine tevarüs etmek iktiza eder. Türkler bunun için birinci sınıf askerdir."
Sanırım Atsız'ın bu tarifinin üzerine fazla da bir şey eklemeye lüzum yok.
Bu kutsal görevin "Kahramanları" astsubaylar, hakları olanı almak için uzun yıllardır mücadele veriyor ama haklarını alamıyor!
Bir emirle ölüme gönderen albaya 7 tazminat verilirken, bir emirle hiç düşünmeden 15 Temmuz gecesi ölüme giden Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'e, Eren Bülbül'ü korumak için önünde siper olan 41 kurşunla Şehit olan Astsubay Ferhat Gedik'e tazminat hakkı verilmiyor.
Tazminat Şehit Astsubay Ömer Halisdemir ve Şehit Astsubay Ferhat Gedik'in ve nice kahraman astsubay'ın hakkı değil mi?
Ortada çok net , büyük bir adaletsizlik var. Kaldı ki bu adaletsizliğin bütün otoriteler tarafından kabul gördüğü bir gerçek var ve bu gerçeğin çözülmesi için yıllardır verilmiş sözler var.
Verilen sözler demişken, o sözleri tekrar hatırlatmak isterim;
Mevcut Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2013 yılında Genel Kurmay 2. Başkanı iken şöyle bir açıklama yapıyor;
''Astsubayları haklı gördüğüm tek alan tazminat talepleri... Emekli olduklarında karşılaştıkları tablo. Tek haklı gözüktükleri alan o. Onun da muhatabı biz değiliz. Hükümet de biz de farkındayız aslında. Hükümet yapmayalım demiyor ama onlara yaparsam herkes ister zammı, onlara da yapmak zorunda kalırım şimdi bu yükün altına giremem.''
2013 yılında Sayın Güler'in, o gün yaptığı açıklamayı haklı buluyorum. Doğru, o gün muhatap değildi. Ama bugün, Sayın Yaşar Güler, mevcut hükümetin Milli Savunma Bakanı ve en muhatap kişi konumunda.
Yine 2019 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı bu kez Hulusi Akar bir açıklamasında şöyle diyor;
"Emekli astsubaylarımızı hedef alan, onların özlük haklarını iyileştirmeyi amaçlayan bir çalışma içindeyiz. İnşallah bu konuyu da kısa süre içinde çözeceğiz."
Bu açıklamanın da üzerinden tam 7 yıl geçti ama emekli astsubayların özlük haklarında, maaşlarında herhangi bir iyileştirme yapılmadı. Tazminat hakları halen verilmedi.
Sayın Hulusi Akar ise bugün TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı.
Yine geçtiğimiz 2023 genel seçimleri öncesi tazminatlar ile ilgili somut bir adım atıldı ve kanun teklifi TBMM Milli Savunma Komisyonunda AK Parti ve MHP milletvekilleri tarafından hazırlandı ama Genel Kurula gönderilmedi.
Bu seçimin de üzerinden tam 3.5 yıl geçmesine rağmen hala verilen sozler tutulmadı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bel kemiği, her daim, en kritik, en tehlikeli görevleri icra eden astsubaylara haklarını teslim etmek bu kadar zor ve sancılı olmamalı.
Artık Kahraman Astsubaylara, Ömer Halisdemir'e, Ferhat Gedik'e verdiğiniz sözleri tutun.
Er gazilerimizin emsal özlük haklarına kavuşmak için 47 gündür sürdürdüğü hak mücadelesinde bugün önemli bir gelişme yaşandı.
Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler adına Erdem Çerçioğlu; Meclis açıldığında gerekli görüşmelerin yapılacağı ve emsal özlük haklarına ilişkin taleplerin Meclis çalışmalarıyla çözüme kavuşturulması için gerekli adımların atılacağı yönünde söz aldıklarını açıkladı.
Bu gelişmeyi önemsiyoruz. Ancak sözlerin somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz.
Er gazilerimiz emsal özlük haklarına fiilen kavuşana kadar mücadelelerinin ve s��recin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Verilen sözleri değil, atılan somut adımları esas alacağız. Er gazilerimizin hakları teslim edilene kadar bu meselenin peşini bırakmayacağız.
Büyük Atatürk,
Zafer Partisi olarak 5. Kuruluş yıl dönümümüzü kutladığımız bu günde, ilkelerinizden, devrimlerinizden ve Türk milliyetçiliği ülküsünden aldığımız güçle, Cumhuriyetimizi hak ettiği parlak geleceğe taşımaya kararlıyız.
Bu mücadele, Türk milletinin mukadderatıdır. Bu mücadele, nihai bir zafer ile taçlanacaktır.
Türk vatanı bölünmez bir bütündür, ilelebet payidar kalacaktır.
Ruhunuz şad olsun.
Ülkemizde kanun önünde eşitlik ilkesini güvence altına alan Anayasa’nın 10’uncu maddesi bir süredir uygulanmamakta ve Türkiye’de bir kısım vatandaş düşman olarak görülmekte idi. Bugün de düşman ceza hukukunun bir örneğini gördük.
Ancak bugün sadece Anayasa’nın 10’uncu maddesi değil; Anayasa’nın 34’üncü maddesindeki gösteri ve yürüyüş hakkı ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 7’nci maddesi de askıya alınmıştır.
İki video denk değildir; biri hak, biri suçtur.
Ancak üzücü olan şu ki; hak olan suç gibi, suç olan hak gibi görülmektedir.
Bu görüntülerden rahatsız olmamak ne hukukla ne vicdanla ne de ahlakla açıklanabilir.
Genel Başkanımız Prof. Dr. Sn. Ümit Özdağ’ın katılımlarıyla Yenimahalle ilçemizde kapsamlı bir program gerçekleştirilmiştir.
Program kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısının ardından Fix Gross AVM çevresi, Batı Merkez Metro ve Atlantis AVM bölgesi ile 2. Yüzyıl Parkı ziyaret edilmiş, esnafımız ve vatandaşlarımızla bir araya gelinmiştir. Hemşehrilerimizin talep ve sorunları dinlenmiş, ülke ve Ankara gündemi üzerine karşılıklı istişarelerde bulunulmuştur.
Programa Kadın, Aile ve Çocuk Politikaları Başkanımız Sn. Suzan Küçüksaraç, Genel Başkan Başdanışmanımız Sn. Reşat Erdoğan, Ankara İl Başkanımız Av. Sn. H. Alperen Akbaş, Yenimahalle İlçe Başkanımız Sn. Polat Özbal ve yönetimi, Kadın, Aile ve Çocuk İl Başkan Yardımcımız Sn. Nil Öneş Cate, İl Yöneticilerimiz Sn. Nazım Kılıç ve Sn. Cemal Yavuz katılım sağlamıştır.
Gün boyunca bizleri samimiyetle karşılayan esnafımıza ve Yenimahalleli hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz.
@umitozdag@zaferpartisi@SuzanKucuksarac@resaterdogantr@avalperenakbas@polat_ozbal@zp_yenimahalle
Genel Başkanımız Prof. Dr. Sn. Ümit Özdağ’ın katılımlarıyla Altındağ ilçemizde kapsamlı bir program gerçekleştirilmiştir.
Programımız, Altındağ İlçe Başkanlığımızın yeni hizmet yerinin açılışıyla başlamış, ardından Ulus Hali ve Suluhan Çarşısı’nda esnafımız ve vatandaşlarımızla bir araya gelinmiştir. Esnaf Kefalet Odası ziyareti sonrasında Ankara Kalesi ve Hamamönü’nde hemşehrilerimizle buluşularak talep ve sorunları dinlenmiş, ülke ve Ankara gündemi üzerine istişarelerde bulunulmuştur.
Programa Kadın, Çocuk ve Aile Politikaları Başkanımız Sn. Suzan Küçüksaraç, Genel Başkan Başdanışmanlarımız Sn. Reşat Erdoğan ve Sn. Çınar Coşkunserçe, GİK Üyemiz Sn. Muharrem Özçelik, İl Başkanımız Av. Sn. H. Alperen Akbaş, İl Sekreter Yardımcımız Sn. Aytuğ Çelikdönmez, Kadın, Çocuk ve Aile İl Başkanı Sn. Esma Alev Akyüz, İl Başkan Yardımcılarımız Sn. Ömer Ulusoy, Sn. Muhsin Çağrı Öztan, Sn. Mehmet Onur Karadayı ve Sn. Bestami Yanmaz , İl Yöneticilerimiz Sn. Salih Karaşahinoğlu ve Sn. Nazmi Kılıç, Altındağ İlçe Başkanımız Sn. Erden Sabri Öztürk ve ilçe yönetimimiz katılım sağlamıştır.
Altındağ İlçe Başkanlığımızın yeni hizmet yerinin partimize, teşkilatımıza ve Altındağ’a hayırlı olmasını diliyor, gün boyunca bizleri samimiyetle karşılayan esnafımıza ve Altındağlı hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz.
@umitozdag@suzankucuksarac@avalperenakbas
@zaferpartisialtindag
''GAZİLERDEN NEDEN BU KADAR KORKUYORSUNUZ!''
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:
- Bu gazilerden neden bu kadar korkuyorsunuz?
- Bu insanlar hayatlarını devlet ve millet yaşasın diye verdiler.
- Bacaklarını verdiler, kollarını verdiler, gözlerini verdiler.
- Şimdi İçişleri Bakanlığı önünde bir açıklama yapmalarını neden engelliyorsunuz?
- İnanılır gibi değil. Türkiye böyle bir dönemden geçiyor.
Uyan Türk evladı uyan teröristleri affedip aramıza salacaklar gazilerimize şafak operasyonu yapılıyor bu ülkede terörist olmak varmış dedirten görüntülerdir bunlar #GazileriminYanındayım
Gazilerimize saygısızlık asla kabul edilemez.
Ankara Güvenpark’ta hak arama eylemi yapan gazilerimiz sabah saat 5'te alana giren Emniyet güçleri tarafından bulundukları yerden alınarak Gazi Uyumevine götürüldüler.
Şuan Uyumevinin etrafı da Güvenlik Şube polisleri ile çevrili.
Bu ne cüret!
Mehmet Metiner televizyon programında açıkça Pkk propagandası yaparak, anayasal bir suç işliyor.
PKK propagandası yapmak ne zamandır meşru?
Çerçeve yasadan mı geliyor bu cüret!
Kanun açık;
"Televizyonda PKK/KCK gibi terör örgütlerinin propagandasını yapmak; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 7/2. maddesi gereğince suçtur. Basın ve yayın araçları (televizyon, internet vb.) kullanılarak işlendiğinde ceza yarı oranında artırılır ve 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülür."
Kanundaki bu madde rafa mı kaldırıldı?