Kürt dil bilimci, yazar ve siyasetçi Celadet Ali Bedirxan’ın vefatının üzerinden 75 yıl geçti
1893 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Bedirxan, 15 Temmuz 1951’de Şam’da vefat etti
📌 Kürtçe için dönüm noktası olan Hawar dergisini çıkartan Mir Celadet Ali Bedirxan, Kürtçe için sayısız çalışmada bulundu
https://t.co/9hw4Xyevd1
Hollandalı gazeteci NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, muhaliflerin, gazetecilerin ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp, "Türkiye sizce liberal demokrasilerin zirve toplantısı için en iyi adres mi? Sizce (bu zirve) bu konuları Erdoğan'la ele almak için bir fırsat olabilir mi?" diye sormuş. Sağolsun. :)
Rutte cevabında, demokrasinin sadece seçimden ibaret olmadığını falan söylüyor. "Sizlerin her türlü soruyu sorabilmeniz gerekir" diyor, ama bu basın toplantısında ev sahibi ülkeden orada olması gereken birçok gazeteci bulunamıyor. Türkiye'de resmî basın kartını hâlâ hükümet veriyor. Onu da beğendiğine veriyor, beğenmediğinden de kartı alıveriyor. FYI @SecGenNATO
Norveç, diğer ülkelere kıyasla o kadar önde ki, sanki hayatı hile kodlarıyla oynuyorlar ve haksız bir avantaja sahipler.
Adamların kurduğu bu ütopik sisteme dışarıdan bakınca şaka gibi geliyor ama tıkır tıkır işliyor. Neden mi? Bakın neler yapıyorlar:
• Ülkede yolsuzluk neredeyse hiç yoktur. Adamlar 20 yıldan uzun bir süredir dünyada en az yolsuzluğa sahip ilk 5 ülke listesine resmen demir atmış durumda.
• Adaleti parayla satın alamıyorsunuz. Norveç'te bir hâkim, bir otobüs şoföründen daha az kazanabiliyor ve bu sistem gerçekten işliyor.
• Toplumda ego sıfır. "Jante Yasası" diye bir şey var: Kendini kimseden üstün görme. Alçakgönüllülük resmen en büyük kültürel değerleri.
• Hapishaneler bildiğiniz otel; içinde mutfak, bahçe ve Wi-Fi bile bulunuyor. "Suçluya böyle mi davranılır" diyenlere tokat gibi cevap: Birçok diğer ülkede hapisten çıkanın tekrar suç işleme oranı %76'ya kadar çıkabilirken, Norveç'te bu oran sadece %20'dir.
• Sistemin asıl sırrı güvende saklı. İnsanlar kurumlara güveniyor; Norveçlilerin yaklaşık %70'i hükümete güven duyuyor. Bu bir şans değil, yıllarca süren emeğin sonucu.
• "Petrol çıktı, yandaşları zengin edelim" zihniyeti yok; petrol herkesindir mantığı var. Petrolden elde edilen gelirle tam 1,7 trilyon dolarlık egemen varlık fonu oluşturuldu ve her vatandaş bu servetin bir parçası sayılıyor.
• Devlet üniversiteleri öğrenim ücreti almaz, eğitim herkes için tamamen ücretsizdir. İşin ilginç yanı, yabancı öğrencilerin büyük bir kısmı da bu ücretsiz eğitimden faydalanabilir.
• Bütün bu refaha rağmen betonlaşmak yerine doğaya sığınıyorlar. "Friluftsliv" (açık havada yaşam) diye bir felsefeleri var; doğadan hiç uzaklaşmaz, doğayla iç içe yaşarlar. Bu bağ, onların hem ruhunu hem sağlığını besler.
Hani bazen coğrafya kaderdir diyoruz ya, bu adamlar o kaderi kendi elleriyle baştan yazmış resmen. Darısı başımıza.
Avesta Onur Ödülü
Kürt kültürünün yaşatılmasına ve geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla kurulan Avesta Kültür Vakfı, 2026 yılından itibaren her yıl Avesta Onur Ödülü verecek.
Avesta Onur Ödülü; Kürt kültürünün korunmasına, gelişmesine ve aktarılmasına katkı sunan, her alandan düşünsel üretimleriyle anlamlı ve kalıcı etkiler yaratan kişileri onurlandırmayı amaçlıyor.
Ödül; kültürel alanda farklı alanlarda üretim yapan, çalışmalarıyla yeni ufuklar açan, ilham veren ve Kürt kültürel birikiminin sürekliliğine katkıda bulunan isimleri daha da görünür kılmayı ve onlara olan vefa borcumuzu hatırlatmayı hedefliyor.
Vakfımız aday önerilerine açık olup herkes aday önerebileceği gibi, adaylar da kendilerini ödül için önerebilecek.
Ödül sahibini belirleyecek nihai karar ise Avesta Kültür Vakfı Yönetim Kurulu tarafından verilecek.
Her yıl farklı bir tarihsel şahsiyetin adıyla, seçilecek kişiye verilecek olan ödül, 2026 yılının Ekim ayında Diyarbekir’de düzenlenecek bir törenle ilk sahibine takdim edilecek.
Ödüle layık görülen kişiye;
Plaket,
100.000 TL para ödülü,
Kendi çalışma alanıyla ilgili özel olarak hazırlanmış bir kitap seti armağan edilecek.
Aday önerileri, 15 Eylül 2026 tarihine kadar [email protected] adresine gönderilebilecek.
Avesta Kültür Vakfı
Xelata Rûmetê ya Avestayê
Weqfa Kulturî ya Avesta ku bo geşedan û parastina kultura kurdî hatiye avakirin dê ji sala 2026an pê ve her sal Xelata Rûmetê ya Avestayê bide.
Armanca Xelata Rûmetê ya Avestayê darîçavkirina wan kesan e ku qedr û qîmetê kultura kurdî parastine, xurt kirine, veguhastine bo nifşên dahatûyê û bi berhemdariya fikrî ya ji her qadê bûne reng û dengekî nû.
Bi vê xelatê em dixwazin kesên di qadên kulturî yên cuda de berhem dane, bi berhemên xwe rê li ber me vekirine, bo xebatên kurdî bûne pêşeng û bûne parçeyek ji berdewamiya hizr û bîra kurdî, bêhtir derbixin pêş û qedrê wan bigirin.
Li gel ku her kes dikare bo Weqfê namzedan pêşniyaz bike, kes jî dikarin bo Xelatê xwe wekî namzet nîşan bidin.
Biryara dawî ya kesê ku xelat heq kiriye dê ji aliyê Lijneya Rêveberiyê ya Weqfa Kulturî ya Avestayê ve bê dayîn.
Xelat dê her sal li ser navê kesayetekî dîrokî/navdar yê cuda bo kesekî bê dayîn û ya pêşî dê Cotmeha sala 2026an li Diyarbekirê bi merasîmekê bê pêşkêşkirin.
Bo kesê hêjayî xelatê;
Plaket,
100.000 lîre û
Seteke kitêban a taybet, têkildarî qadê wekî diyarî bê dayîn.
Kesê bixwaze namzedan pêşniyaz bike dikare heya 15ê Îlona 2026an ji [email protected] re binivîse.
Weqfa Kulturî ya Avesta
Selahattin Demirtaş'tan 'süreç' yazısı:
'Süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor.
Bu adımlar da öyle taviz falan değil, hepimizin ortak yaşamı için ana sütü gibi hak ve helal olan adımlardır.'
https://t.co/dA5pDFyfEc