Arkadaşlarımızın NATO'ya ve emperyalizme karşı verdikleri mücadele nedeniyle tutuklanmalarının 100. gününde yan yanayız.
Emperyalizme karşı çıkmak suç değildir; tutuklanan tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. NATO'yu ve işbirlikçilerini ülkemizden kovacağız!
🚩 İzmir'de üniversiteli gençlik Sosyalist Düşünce Toplulukları söyleşisinde buluşuyor!
📌Konu: AKP'nin Yeni Osmanlıcı Düzeni Dikiş Tutar Mı?
📍Yer: BKP Karşıyaka İlçe Binası
📅 Tarih: 29 Ekim Perşembe
🕒 Saat: 16.00
🔗 Söyleşimizi katılmak için formu doldurabilirsiniz:https://t.co/yTEWI2a23W
Zorbalığa Geçit Vermeyeceğiz!
Halkın Haber Alma Hakkı Engellenemez!
Bugün Halk TV’ye yönelik gerçekleştirilen şafak baskını, kanala kayyum atanması ve binasına polis zoru ile girilmesi, iktidarın çizgisinde durmayan muhalif basını susturma operasyonunun en son halkasıdır. Muhalif televizyon kanallarına kayyum atanması, haber sitelerine getirilen erişim engelleri ve sosyal medya hesaplarının sansürlenmesi halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne saldırıdır!
Ekonomik yıkımı, talanı ve halka karşı işlenen suçları açığa çıkaran basın emekçileri; gözaltılar, ev hapsi kararları ve tutuklamalarla sindirilmek, hizaya getirilmek istenmektedir. Gerçeklerin üstü siyasi baskılarla ve kayyumlarla örtülemez.
İktidarın tüm baskılarına rağmen halkın sesi olmaktan vazgeçmeyen basın emekçilerinin yanındayız!
Birlik ve Dayanışma Hareketi
BAHÇELİ’NİN FRANSA ÜZERİNDEN GENÇLİĞE VERDİĞİ EMPERYALİZM DERSİ HÜKÜMSÜZDÜR!
"Fransa’daki eylemleri hedef göstererek gençliğin haklı öfkesini ve mücadele kararlılığını bastırabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Gençliğin eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık talepleri, sahte anti-emperyalist söylemlerle, tehditlerle ve yasaklarla ortadan kaldırılamaz. Gençliğin mücadelesini dış güçler edebiyatıyla karalamaya çalışanlar, önce bu ülkede gençliği geleceksizliğe mahkum eden düzenle yüzleşmelidir.
Sosyalist Düşünce Toplulukları olarak bir kez daha yineliyoruz: Gençliği geleceksizliğe mahkum edenlere, emperyalizmle işbirliği içerisinde olup anti-emperyalizm nutukları atanlara, baskı ve gericilikle gençliğin iradesini teslim almaya çalışanlara karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Emperyalizme ve sömürü düzenine karşı bağımsız, laik, eşit ve sosyalist bir Türkiye mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz."
🔗Açıklamanın tamamını okumak için: https://t.co/jlJCxFU734
Yeni Osmanlıcı Karanlığa Karşı Emekçilerin Cumhuriyeti İçin Buluşuyoruz!
ABD’sinden AKP’sine, Tom Barrack’ından düzenin sahte umutlarına kadar herkes yeni Osmanlıcılıkta birleşmiş durumda. Bölgemizi ve ülkemizi emperyalizmin at koşturduğu, gericiliğin palazlandığı, sömürünün derinleştiği bir karanlığa sürüklemek istiyorlar.
Yeni Osmanlıcılık, emperyalizmin ve siyonist İsrail rejiminin adımlarına ortak olmak demektir.
Yeni Osmanlıcılık, yurttaşlık haklarının ortadan kaldırıldığı bir istibdat rejiminin tescillenmesi anlamına gelmektedir.
Yeni Osmanlıcılık, patronların kar hırsı için emekçilerin yoksullaşması, emekçi çocuklarının Mesemlerde öldürülmesi, emeklilerin yaşamdan koparılması demektir.
Yeni Osmanlıcılık, kadınların gericilik ve şiddet sarmalıyla kuşatılması demektir.
Bize emekçilerin Cumhuriyeti gerek!
Ülkemize, geleceğimize, haklarımıza sahip çıkmak için emekçilerin birlik ve dayanışmasının yükseltilmesi gerek!
Yeni Osmanlıcı karanlığa karşı memleketimiz ve geleceğimiz için buluşuyoruz. Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’na tüm emekçileri davet ediyoruz!
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü Beşiktaş'ta sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Tüm arkadaşlarımızı 24 Ekim Cumartesi günü saat 15.00'te Tatavla Sahne'de yapacağımız söyleşimize çağırıyoruz. Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl, yeni bir gelecek mücadelesinde yerini al!
🔗https://t.co/yTEWI2a23W
🚩 İstanbul'da üniversiteli gençlik Sosyalist Düşünce Toplulukları söyleşisinde buluşuyor!
📌Konu: AKP'nin Yeni Osmanlıcı Düzeni Dikiş Tutar Mı?
📍Yer: Tatavla Sahne
📅 Tarih: 24 Ekim Cumartesi
🕒 Saat: 15.00
🔗 Söyleşimizi katılmak için formu doldurabilirsiniz:https://t.co/wOaEXxpkdU
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü Cevizlibağ'da sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Tüm sıra arkadaşlarımızı memleket ve gelecek mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz. Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl, yeni bir gelecek mücadelesinde yerini al!
🔗https://t.co/yTEWI2a23W
Boğaziçi Üniversitesi'nde haklarımıza sahip çıkmak için başlattığımız yemekhane eylemlerinin üçüncü günündeyiz.
Üniversitemizin bir ticarethane, bizlerin ise birer müşteri olarak görülmesini ve kolluk kuvvetlerinin öğrencilerin haklı taleplerinin engellenmesi için yemekhaneyi hala abluka altında tutmasını kabul etmiyoruz!
En temel hakkımız olan nitelikli, sağlıklı ve parasız beslenme talebimizden vazgeçmeyeceğiz.
İzmir Halkının İradesi AKP’ye Teslim Edilemez!
Cemil Tugay İstifa Etmelidir!
2023 yerel seçimlerinde İzmir halkının oylarıyla seçilen ve CHP’ye yönelik AKP’nin butlan darbesinden sonra bağımsız hareket edeceğini açıklayan Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesi İzmir halkının oylarının ve iradelerinin AKP’ye teslim edilmesi anlamına gelmektedir.
Foça ve Çiğli’nin ardından şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin AKP’ye teslim edilmesi düzen siyasetinin ve siyasetçilerinin iki yüzlülüğünü göstermesi açısından ayrıca önemlidir. Her seçim öncesinde “nabza göre şerbet veren”, halkın talepleriyle uyumlu söylemleri kürsülerden yükselten düzen siyasetçileri göreve başladıktan sonra sırtını halka dönmekte, koltuk ve makam sevdasına sıkı sıkıya sarılmaktadır.
AKP bugün seçme ve seçilme hakkı dahil olmak üzere en temel yurttaşlık haklarını dahi ayaklar altına almakta, düzen muhalefetinin halka seçenek olarak sunduğu ilkesiz programsız adayları da “belediyecilik ve hizmet için” diyerek AKP’nin bu adımlarına ortak olmaktadır.
İzmir halkının iradesi AKP’ye teslim edilemez!
Gömlek değiştirir gibi parti değiştiren, halkın taleplerini ve kararını önemsemeyen bu siyaset anlayışıyla hesaplaşılması gerekmektedir.
Halkı göz göre göre kandırmaktan, aldatmaktan geri durmayan düzen muhalefeti AKP iktidarının halka karşı işledikleri suçlara da ortak olmuştur. Bu suç ortaklığına emekçileri ikna edemezsiniz. İzmirliler halk düşmanlarına yanıtı; eşitlik, laiklik, bağımsızlık mücadelesini yükselterek verecek.
Birlik ve Dayanışma Hareketi olarak tüm İzmirlileri kentine sahip çıkmaya, İzmir’i AKP’ye de halkın iradesini yok sayan düzen siyasetçilerine de teslim etmemeye çağırıyoruz!
Mahalle mahalle, ilçe ilçe yan yana gelelim, birlik ve dayanışmayı yükseltelim!
Kentimizi, memleketimizi ve geleceğimizi karanlığa ve sahte umutlara teslim etmeyelim!
Korkmakta haklısın Naci!
Boğaziçi Üniversitesinde yemekhane zamlarından sonra bir öğün ücretsiz yemek yiyen öğrencilerin üzerine bir dolu kolluk kuvvetini yığan Naci İnci, atanmış rektörlüğünün arkasına sığınamaz!
Müşteri değil, öğrenciyiz! Hakkımız olan nitelikli ve parasız beslenme hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz!
🚩Nitelikli eğitim ve gelecekleri için günlerdir direnen Fransa'daki liseli gençlikle dayanışmak için buluşuyoruz!
🕐6 Ekim Salı 17.30
📍İzmir Fransız Konsolosluğu Önü - Konak
Fransa’da Liseliler Ayakta!
Fransa’da liseli arkadaşlarımız günlerdir gelecekleri için sokaklarda! Paris’te nitelikli eğitim talebiyle başlayan eylemler kısa sürede ülkenin dört bir yanına yayıldı. Binlerce liseli okulunu, sokağını ve meydanları dolduruyor. Mücadeleyi bastırmak için gelen gözaltılara rağmen geri adım atmıyor, seslerini yükseltmeye devam ediyorlar.
Onların mücadelesi bize hiç yabancı değil. Türkiye’de de liseli gençlik sınav düzenine, gerici eğitim politikalarına, MESEM’lere, ve geleceksizliğe karşı mücadele ediyor. Her gün bizlere dayatılan bu düzen, eğitim hakkımızdan geleceğimize kadar hayatımızın her alanını kuşatıyor.
Kapitalizm dünyanın dört bir yanında gençliği geleceksizliğe mahkum ediyor. Eğitim hakkımızın her geçen gün daha fazla kısıtlandığı, geleceğimizin sınavlara ve güvencesiz çalışmaya sıkıştırıldığı bir düzenin sonuçlarını yaşıyoruz. Fransa’da sokaklara çıkan sıra arkadaşlarımızın yükselttiği ses, kendi okullarımızda yaşadığımız sorunları ve bunlara karşı mücadele etme zorunluluğumuzu bir kez daha gösteriyor.
Emperyalist-kapitalist sistem tüm dünyada yoksulluğu, geleceksizliği, eşitsizlikleri ve savaşları büyütüyor. Bugün, Fransa’da gençliğin yükselen mücadelesi, eşit ve özgür bir yaşam talepleri ile Türkiye’de gençliğin gelecek arayışının aynı sorundan kaynaklandığı görüyoruz.
Bir gerçeği daha biliyoruz; sorunlarımız ve arayışımız gibi kurtuluşumuz ve mücadelemiz de bir o kadar ortak.
Gençliğe gelecek sunamayan bu sistemi değiştirmek zorundayız!
Eşitlik, özgürlük ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünyayı yaratmak bizlerin ellerinde!
Fransa’da liseli arkadaşlarımızın gelecekleri için yükselttikleri mücadeleyi selamlıyoruz!
Fransa’da gençliğin talepleri karşılanmalı ve gençliğe yönelik saldırılar son bulmalıdır!
Yaşasın eşit eğitim!
Yaşasın eşitlik, özgürlük, kardeşlik!
Sosyalist Liseliler
High School Students Are Rising Up in France!
Our high school comrades in France have been taking to the streets for their future for days! The protests that began in Paris with the demand for quality education have quickly spread across the country. Thousands of high school students are filling their schools, streets, and squares. Despite arrests aimed at suppressing the struggle, they are not backing down—they continue to raise their voices.
Their struggle is far from unfamiliar to us. In Turkey, too, high school students are fighting against the exam-based education system, reactionary education policies, MESEM programs (which claim the lives of dozens of students every year), and a future without prospects. The system imposed on us every day surrounds every aspect of our lives, from our right to education to our future.
Capitalism is condemning young people to a future without prospects all around the world. We are experiencing the consequences of a system in which our right to education is increasingly restricted and our future is reduced to exams and precarious work. The voices raised by our fellow students taking to the streets in France once again show us the problems we face in our own schools and the necessity of organizing and fighting against them.
The imperialist-capitalist system is deepening poverty, insecurity, inequality, and wars all over the world. Today, we see that the rising struggle of young people in France for an equal and free life and the search for a future among young people in Turkey stem from the same problem.
We know one more thing: just as our problems and aspirations are shared, so too are our path to liberation and our struggle.
We must change this system that cannot offer a future to young people!
It is in our hands to create a world where equality, freedom, and fraternity prevail!
We salute the struggle of our fellow high school students in France as they fight for their future!
The demands of young people in France must be met, and attacks against young people must end!
Long live equal education!
Long live equality, freedom, and fraternity!
Hoş Geldin Deniz!
Gerçekleştirdiği gösterinin ardından iktidarın ve yandaşların hedef göstermesi sonucunda 88 gündür hukuksuz bir biçimde tutuklu bulunan Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı verildi.
Gericiliğin, zorbalığın ve karanlığın karşısında hep birlikte durmaya devam edeceğiz. AKP’nin kurmak istediği zorbalık düzenine geçit vermeyecek, memleket ve geleceğimiz için mücadeleyi yükselteceğiz!
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü İTÜ'de sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Gençliğin sesini baskılarla ve genelgelerle susturmaya çalışanlara karşı eşit, özgür ve aydınlık bir ülke mücadelesini yükseltiyoruz! Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl, yeni bir gelecek mücadelesinde yerini al!
🔗https://t.co/yTEWI2a23W
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü İTÜ'de sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Gençliğin sesini baskılarla ve genelgelerle susturmaya çalışanlara karşı eşit, özgür ve aydınlık bir ülke mücadelesini yükseltiyoruz! Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl, yeni bir gelecek mücadelesinde yerini al!
🔗https://t.co/yTEWI2a23W
Hayatımıza Kasteden Bu Düzen Değişmelidir!
Bugün Ankara’da AYM önünde emeklilerin gerçekleştirdiği eylemde bir yurttaşımızın intihar ederek yaşamına son vermesi AKP’nin ülkemizi getirdiği noktayı açıkça göstermektedir.
Ekonomik krizin faturasını işçi sınıfına, emeklilere ve gençliğe kesen AKP iktidarı ve sermaye düzeni ülkemizi büyük bir yıkıma sürüklemiştir. Ülkemizin kaynaklarını, otoyollarını, köprülerini patronlara peşkeş çeken AKP, emeklilerin insanca yaşam talebini görmezden gelerek bugün milyonlarca emekliyi yoksulluk, belirsizlik ve umutsuzluk çemberine hapsetmiş durumdadır.
Bu düzen emeklileri yük olarak görmektedir.
Bu düzen her sıkıştığında “aynı gemideyiz” diyerek krizin faturasını emekçilere ve emeklilere ödetmekte, emekçilerin yoksulluğu derinleşirken patronlar her geçen gün zenginliğini artırmaktadır.
Aynı gemide değiliz!
Yıllardır alın teriyle geçinmiş ve emeklilik hakkı kazanmış milyonlarca yurttaşımızın en temel insani haklarını dahi karşılayacak bir ücret veremeyen bu düzenle hesabımız var!
İnsanca bir yaşam için, onurumuz için, geleceğimiz ve memleketimiz için bu düzen değişmek zorundadır.
Hayatımıza kasteden bu düzen, emekçilerin, emeklilerin, kadınların ve gençliğin örgütlü mücadelesi ile değişecektir.
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü Vezneciler'de sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl; memleket ve gelecek mücadelesini birlikte yükseltelim!
🔗https://t.co/lxjRTMZTYZ
✊"Osmanlı'ya Dönüş Yok! Gelecek Sosyalizmde!" broşürümüzü Vezneciler'de sıra arkadaşlarımıza ulaştırdık.
🚩 Sen de Sosyalist Düşünce Topluluklarına katıl; memleket ve gelecek mücadelesini birlikte yükseltelim!
🔗https://t.co/lxjRTMZTYZ
Sıra Arkadaşlarımıza…
Geçtiğimiz gün Manisa’da yaşanan saldırı hepimizi sarstı. Her birimiz aynı sıralarda oturuyor, aynı koridorlardan geçiyor, aynı kaygıları taşıyoruz.
Yaşanan her saldırının ardından nedenleri tek tek olaylarda, kişilerin davranışlarında ya da yalnızca güvenlik eksikliklerinde aranıyor. Oysa yaşadıklarımızı birbirinden kopuk olaylar olarak gördüğümüzde, bizi bu noktaya getiren koşulları da görmemiz zorlaşıyor.
Bugün okullarımızda şiddet, baskı ve geleceksizlikle karşı karşıyayız. Bir yandan eğitim hakkımız her geçen gün daha fazla sınavlara ve ekonomik koşullara sıkıştırılırken, diğer yandan MESEM’lerde arkadaşlarımız eğitimden koparılıp güvencesiz çalışma koşullarına itiliyor, hatta hayatlarını kaybediyor.
Bütün bunlar birbirinden bağımsız değil.
Bir öğrencinin kendisini okulda, sokakta güvende hissedebilmesi; yalnızca okul kapısındaki önlemlerle sağlanamaz.
Bugün bizlere yaşananların tek tek olaylardan ibaret olduğu söyleniyor. Fakat yaşadığımız sorunlara bütünlüklü baktığımızda, karşımızda çok daha büyük bir tablo olduğunu görüyoruz.
Bu tablo karşısında birbirimizden uzaklaşmak, korkuya hapsolmak ve umutsuzluğa teslim olmak zorunda değiliz.
Çünkü yalnız değiliz.
Çünkü sorunun bu düzenin temellerinde olduğunu ve bu gidişatı kabul etmediğimizi biliyoruz.
Aynı sıraları paylaşan bizler, yaşadığımız sorunları konuşabilir, birbirimizin sesini duyabilir ve geleceğimiz hakkında söz söyleyebiliriz.
Ve bugün umutsuzluğu değil, umudu büyütmek zorundayız.
Bu sistem bizi çeteler, tarikatlar, MESEM’ler eliyle sindirmek istiyor. Bu üçgene sıkışmak zorunda değiliz çünkü korkunun değil dayanışmanın, çaresizliğin değil birlikte vereceğimiz mücadelenin belirlediği bir gelecek mümkün olduğuna inanıyoruz.
Sıra arkadaşlarımızla yan yana geldiğimizde, birbirimizin sesine ses olduğumuzda, korkularımızın karşısına dayanışmamızı koyduğumuzda değişmeyecek hiçbir şey yok.
Biz geleceksizliğe, gericiliğe, umutsuzluğa karşı, geleceğimize ve ülkemize sahip çıkıyor, büyük bir mücadeleye hazırlanıyoruz. Seni de bu mücadeleye güç katman için yan yana gelmeye çağırıyoruz.
Gelecek ellerimizde ve o geleceği birlikte kuracağız.