@huser@ardabalkandev Yok bir an benim 2001 model HP Omnibook XE3 ile ekstra bir donanım kullanmadan halledebilirim sandım da onun s-videosu sadece çıkışmış
@huser@ardabalkandev VHS'nin doğrudan s-video çıkışı mı var? Onu bilmiyordum, eski kasetleri bilgisayara aktarma işi sandığımdan daha kolay olabilir o zaman.
İfademdir:
1990 yılından beri, yani 36 yıldır, mizah benim mesleğim.
Toplam 10 yıl boyunca Olacak O Kadar programının yazarlardan biriydim.
Sayın Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı sıfatıyla gelip, sosyal siyasal taşlamalar içeren Üç Baba Hasan isimli oyunu izleyip alkışladığında oradaydım. Çünkü yazarlarından biriydim.
36 yıldır Hiçbir esprim, şakam hakkında suç duyurusunda bulunulmadı.
Dolayısıyla bugüne kadar ifade vermek zorunda kalmadım. Bu yüzden şaşkınım.
Nasreddin Hoca şenlikleri 65 yıldır yapılıyor. 65 yıldır hiçbir Temsili Nasreddin Hoca hakkında dava açılmamış suç duyurusunda bulunulmamış.
Bu sene temsili Nasreddin Hoca seçilince gurur duydum. Nasreddin Hoca’ya ve torunlarına layık olmaya çalıştım.
Zira Nasreddin Hoca’dan Neyzen Tevfik’e,
Karagöz’den Ziya Paşa’ya Anadolu mizahı, sosyal içeriklidir.
Toplumsal Meselelerle ilgilidir. Nasreddin Hoca’nın sosyal mesaj içermeyen hiçbir fıkrası bugüne taşınmamıştır.
Bizim mizahımızı,
hiçbir mesaj kaygısı içermeyen vodvil, fars, clown gibi dış mihraklı mizahtan ayıran budur. Sosyal, siyasal içerikli mizahı eleştirmek, en hafif tabirle yerli ve milli bir tavır değildir.
Bu nedenle şenliklerin açılışında, Nasreddin Hoca’ya layık bir konuşma yaptım.
Bir kişi hariç bütün halkın ve hazirunun gülüp alkışladığı video kayıtlarıyla sabittir.
Mizahçıların en büyük kabusu esprisini, şakasını açıklamak zorunda kalmaktır.
Bu nedenlerle şakamı açıklamayı, savunmayı, zul ve zulüm sayarım.
Müştekiyi tanımam.
Orada görmedim, herhangi bir şekilde muhatap olmadım. Yerel basından okuduğuma göre yaptığım espriyle “Muhatapları rencide ettiğimi beyan etmiş.”
Ben “ Nasreddin Hocan’nın eşeğine kayyum atandım” dedim.
Bu cümlede muhattabım eşşektir.
Müşteki eşşeği rencide ettiğimi mi düşünmektedir.
Avukat olduğunu öğrendiğim müşteki, eşeğin manevi ve mecazi avukatlığına mı soyunmuştur.
Bu konuda ifadesine başvurulmasın temenni ediyorum.
Şaka yapmıyorum. Temsil Nasreddin Hoca olma teklifi geldikten sonra, eşeğin yükünü azaltmak için tam 8 kilo verdim. Bir hayvan ve eşşeksever olarak eşeği rencide etmemeye özen gösterdim.
Bu konuyla, emniyetin ve adli makamların ciddi gündemini ve Ciddi dertlerle muhattap olan kamuoyunu meşgul ettiğim için, varsa kusurum kendi payıma özür dilerim.
Başka sözüm yoktur.
Hukuki bir savunma yapmayacağım.
Hukuki boyutunu sayın savcıya, dava açılırsa sayın hakime, tarih nezdinde de
halkımızın, milletimizin takdirine bırakıyorum.
Başka diyeceğim yoktur.
@beatrice000 Şöyle bir destekleyici veri paylaşabilirim: İlk (ve muhtemelen son) baskısı 5000 adet basılan "Sokak Kodcusu", aylarca Amazon'da programlama teknikleri ve bazen de teknoloji kategorisinde çok satanlarda bir numara olarak kaldı. Çok satmak galiba epey göreceli bir şey :)
Genç nesilde “kral” diye bir hitap şekli var, bu ne zaman türedi bilmiyorum ama çok tuhaf geliyor bana.
Bana yazan birinin samimi hissediyorsa “abi” resmi hissediyorsa “Arda bey” diye hitap etmesini tercih ederim.
Alet çok güzel gerçekten, elinize sağlık
Bunları zamanında Türkiye'deki ilk Raspberry Pi topluluğu olan Raspberry Pi Türkiye'nin kurucusu olarak diyorum.
Donanımın da açık kaynak olması kutu, veya tamir işleri için çok önemli, ki zaten açmışsınız.
https://t.co/m3YtRvxmBT
Lakin, bunda geliştirme veya tamir için kullanılacak komponentleri, geliştirilecek tasarladığımız boardları artık alamıyoruz.
#30euro ve önceki 150, 1500 vs. ithalat yasağından dolayı hobi elektronik kısmı da bitti memlekette. 3 tane kapasitör için müşavirle hiç kimse uğraşmıyor, pek çok satıcı da ülkeye satışı kapadı haklı olarak bu sebeple. Kararı yeniden değerlendirmenizi rica ediyoruz.
Tasarladığımız PCB'leri getiremiyoruz, olmayan komponentleri alamıyoruz. Çok ufak parçalarla kendi tamir edebileceğimiz ürünlerimiz çöpe gidiyor. Yazıktır, günahtır.
Bu parçaların hiçbiri Türkiye'de üretilmiyor.
Ülke içinde teminatı olan, eski stok olan, nispeten artık eski teknoloji kalmış parçalar için de 3-4 kazıkçı satıcıya da 10 katı paralar ödemek zorunda kalmak istemiyoruz, hem ekonomiye hem cebimize yazıktır. Lütfen burayı değerlendirin.
Ürünlerimizi tamir edememek milli servetin çöpe gitmesi demek. Bu basitleştirilmiş ithalat kotası ilk etapta en azından yine 30 Euro'ya çekilsin. Zaten ayda 5 limiti de vardı. Hiçkimseyi zengin de etmez, ülke milli servetini de diğer şeylerin yanında etkilemez bu limit.
Parçaların çoğu dediğim gibi yok, olan parçada da kazıkçı aracı yine alıyor, para yine yurt dışına çıkıyor, ama olan misliyle satın almak zorunda olan vatandaşa oluyor.
Olur da okursanız da teşekkür ederim.
Yazılım dünyasında bir dizinin ilk elemanı 0. elemandır. Türkiye'nin ikinci seviyedeki futbol liginin adı 1. ligdir, ve bir apartmanın merdivenle ulaşılan ilk katı 2. kat olarak anılır (ama asansörde ve tapuda 1. kat olarak geçer).
TR’de yer alan 2 katlı bir evin üst katı, evin kaçıncı katıdır? 1. katı mı 2. katı mı? Bence 1. katıdır. Pamuk’u, 2 katlı evin üst katına 2. kat dediği için çok eleştirdim ne var ki bugün aynı tercihi (veya yanılgıyı) İ.O. Anar’ın Kitab-ül Hiyel’inde de gördüm. Siz ne dersiniz?
@beatrice000@_Perfect_Days Herkes istediği kadar yavaşlasın ama bu kamusal kesişim noktalarımızda olmasın mümkünse. Kaldırımda 5 kişi yan yana yavaşlamayı çok seviyor bizim milletimiz mesela. Sinir sistemimi yatıştırıcı bir etkisini görmedim. 😀
İnşallah kapitalist piyasayla eklemlenen dijital mecraların insan duygularını metalaştırma pratiklerini Marksist bir perspektiften ifşa eden bir sanat performansıdır.
@ardabalkandev Evdekiler için de çıldırtıcı. Misafir veya kargocu geliyor mesela, balkondan göz teması kuruyoruz, adam da diyor ki nasıl olsa gördü açar kapıyı. Açamıyorum. Önce zili tuşlaması gerekiyor. Sonra benim zilin iki defa çalmayı bitirmesini beklemem gerekiyor. Tamamen saçmalık.
@beatrice000 (Bu vesileyle "Bay Kemal" hitabıyla Erdoğan'ın CHP liderini kendi kitlesi nezdinde nereye oturttuğunu da ayaküstü tahlil etmiş olalım... :)
@beatrice000 Bir de şu var, Türkçede bay unvanı gayrimüslim azınlık için kullanılırdı. Yani "Ali Bey"dir ama "Bay Sion"dur mesela. Böyle bir durum varken "bayan"ın dile böyle yerleşmesi baştan saçmaydı. Ama bu kelimeye sonradan bu kadar baskın bir antifeminist kimlik verilmesi de bir garip.