Yine İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırılar başlamış. Tarihte yedi büyük Haçlı seferi doğudaki medeniyetleri yıkıma yöneldi..
İkinci Dünya Savaşından buyana bu kadar büyük yıkım yaşanmadı. Bu gün Küremizde Gazze, Ukrayna, Sudan, Ruanda ve İran gibi bir çok ülke arasında 165 aktif büyük savaş devam ediyor ve sadece 2025 yılında 38 bini çocuk 247 nin insan çatışmalarda ölmüş..
Yeni bir Dünyanın eşiğindeki manzaramız bu.
“Dünyanın Çivisi Çıkmış”
Bu gün maalesef bir darbeninde yıl dönümüdür.
Bu vesile ile 27 Mayıs 1960 darbesini; millet iradesine, demokrasiye ve özgürlüklere karşı yapılmış karanlık bir müdahale olarak telin ediyoruz.
Askeri vesayetin ve dönemin CHP sinin desteklerinin gölgesinde gerçekleştirilen bu süreç, Türkiye’nin demokratik hafızasında derin yaralar bırakmıştır.
27 Mayıs’ın bıraktığı acı mirasın yasını tutmak; demokrasiye, milli iradeye ve özgürlüklere sahip çıkmanın bir vicdan borcu, bir erdem ve toplumsal hafızayı diri tutma ödevidir.
Darbeleri meşrulaştıran anlayışlara karşı durmak ise yalnız geçmişe değil, geleceğe karşı da sorumluluktur.
Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanan Trabzonspor’umuzu kutluyorum.
Trabzonspor yöneticilerinin, futbolcularının, teknik adamlarının ve bütün taraftarın bu güzel sevincini ve heyecanını paylaşıyorum.
#BizeHerYerTrabzon
Gaziosmanpaşa Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde, Önceki Dönem İçişleri Bakan Yardımcımız Sabri Erdil ve İlçe Kadın Kolları Başkanımız Sevda Aşkın ile birlikte kıymetli komşularımızla bir araya geldik. Bizleri gönülden karşılayan, samimiyetleri, misafirperverlikleri ve hoş sohbetleriyle gönüllerimizi ısıtan tüm komşularımıza teşekkür ediyorum. Her birine muhabbetleri ve içtenlikleri için şükranlarımı sunuyorum.
Bugün 14 Mayıs. Türk milletinin çok partili demokratik düzene geçişinin 76. yıl dönümü.
Uzun süren CHP li tek partili baskıcı rejim 14 Mayıs 1960 de Demokrat Partinin seçim zaferi ile sona ermişti.
Demokrasi Bayramımız Kutlu Olsun.
TV100 yayınına telefonla bağlandım.
Hakkımda ortaya atılan iddialara, Gülistan Doku kızımız, mecliste Now TV muhabiriyle yaşananlara kadar merak edilen her şeye eğip bükmeden, tüm açıklığıyla cevap verdim.
Sadece dedikoduları değil, “gerçekleri ve doğruları bilmek isteyenler" için karnımdan değil açık açık konuştuğum bu yayının tamamını buraya bırakıyorum.
Not: Biraz uzun ve detaylı bir yayın oldu, vaktinizi almamak için izlerken video hızını 2x yapabilirsiniz.
🔗 https://t.co/UDKsiKCr3b
Devlet yönetmek; tarihsellik terbiyesi, aklıselim, sabır, irfan ve çelikten bir irade ister.
Bunlardan yoksun olan düşük irtifalı insanlar ise yalnızca yararlanabileceklerini düşündükleri, havayı ve suyu bulandıran küçük krizler üretirler.
Milli Gazeteciler!
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.
Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır.
Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan "sipariş haberlerle" kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir.
Bilesiniz…
Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır.
Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…
Çift çekirdekli zihinle ikiye ayırarak düşünmek iki yüzlülüğü oluşturur. Dünyevi ve uhrevi veya beşeri ve teknik ayrımı bırakarak bütüncül değerlendirmek gerekiyor.
“Her insan kendini eğitmek
zorundadır; çünkü en büyük düşman, kontrolsüz bir zihin, eğitilmemiş bir karakter ve alışkanlıkların kölesi olmuş bir ruhtur.”
Adalat, güvenlik ve istikrar merkezli derinlik ve ihtiyat kapasitesine sahip gurur kaynağımız Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümünü ve 10 Nisan Polis Haftası’nı kutluyorum.
#TürkPolisTeşkilatı181Yaşında
Batı’nın sahnesi kapanıyor.
Dünya yeni bir dengeye gidiyor.
Güneş yeniden Doğu'dan doğuyor.
Gazze’den İran’a uzanan ateş, yarının krizlerini büyütüyor.
Türkiye ise bu yangında güveni ve dengeyi temsil ediyor.
İnsan bakar kördür.. bilmediğini bilmez.. ısrarla bildiğini sanır.. buna “boş başak sendromu” derler. Dolu başağın biraz eğik mütevazi.. boş başağın dik durması gibi.
Maalesef son dönem bürokrasinin hali buna benziyor.
Yeni hükümet sisteminin alt yapısı iyi kurgulanamadığı için maalesef bürokratik oligarşi hortladı, en parlak dönemini yaşıyor.
Siyaset kurumu ise kötürüm vaziyette, politikalara etkisi neredeyse sıfırlandı.
O nedenle, bir bürokrat kalkıp küstahça, siyasi otoriteye meydan okurcasına ‘seçim dönemi beni sıfır ilgilendiriyor, maliye genişlerse ben daha fazla sıkılaştırırım’ diyebiliyor.
Bir: ‘Ben’ diyorsun, sahiden sen kimsin? Başkanın var, başkanının başkanı var.
İki: Siyasi otoriteye meydan okumaya nasıl cüret ediyorsun?
İki yıldır zaten çuvalladınız, ekonominin içine ettiniz, enflasyonu önleyemediniz, bir de vır vır konuşuyorsunuz.
Haddini bil, işine bak.
Siyasete ayar vermeye kalkma.