Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
🎙 Manisa Basket galibiyetinin ardından Erdem Can:
🗣 "İzin verirseniz iki kelam etmek istediğim bir konu var. Ülkemizin gençlerine, onların varlıklarına çok teşekkür ediyorum. Şunu unutmayalım: bize mavi gözlü, sarışın bir yiğit çok önemli bir kılavuz verdi. O da Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi. Onu takip edelim."
Harç değil, haraç!
Harç, Devletin belirli somut hizmetlerinden yararlanlardan bu hizmetlerin karşılığı alınan ödentidir. Örneğin; tapu harcı, tapuda yapılan işlemler ve Devletin güvenli bir şekilde tapu kayıtlarını tutması karşılığı olarak yapılan ödemedir. Yurtdışına çıkan vatandaşlardan alınan harç hangi hizmetin karşılığı alınmaktadır? Pasaport kontrolünün karşılığında alınıyorsa neden yabancılardan alınmamaktadır? Dünyada yurtdışına çıkan vatandaşlarından vergi alan İran ve Filipinler var. Bunlar da ‘dua edin yurtdışına çıkışınıza izin veriyorum’ diyen ülkeler belli ki.. Türk vatandaşları ülkelerinden çıkabilmelerinin karşılığında bu parayı ödüyorlarsa bu harç değil, düpedüz haraçtır. Haraç; güç sahibinin, gücüne dayanarak, meşru gerekçesine bakılmaksızın saldığı salmalardır. Demokratik ülkelerde alınan vergilerin mutlaka meşru bir gerekçesi, belirli bir hizmetin karşılığı olması beklenir. Doğrudan vergi toplamayı beceremeyen vergi idaresi, koca koca şirketlerden, gayrimenkul zenginlerinden, rantçılardan vergi toplamayı beceremeyen vergi idaresi bordrolulardan, sigaradan, alkollü içeceklerden, araçlardan, akaryakıttan, yurt dışına çıkan vatandaştan topladığı dolaylı vergilerle güya iş yapmaktadır. Bu uygulamanın gelir adaletsizliğine neden olduğu, zenginden fakirden aynı miktarda alınan dolaylı vergilerin adaletsiz olduğu herkes tarafından kabul edilmesine rağmen yıllardır bir değişiklik yapılmamaktadır. Günü kurtarmaktan başka derdi olmayan AKP iktidarı yargıda olduğu gibi vergide de adaleti sağlayamamaktadır. Türkiye bu vergi adaletsizliğini düzeltmeden gelir dağılımındaki adaletsizliği de, yargıdaki adaletsizliği de düzeltemez.