@melisizm0 Fotoğrafta uyuşturucu maddeyi, hapı, kapsülü veya elektronik sigara parçasını açıkça düşündürecek belirgin bir unsur göremiyorum. Ancak tek bir fotoğraf üzerinden bunların zararsız olduğunu da kesin söyleyemem.
@melisizm0 CGPT'nin yanıtı: Bu paylaşımdaki kişinin endişesini anlayabiliyorum, ancak yalnızca fotoğrafa bakarak kesin bir şey söylemek mümkün değil.
Görüntüdeki nesneler, laboratuvar tipi küçük plastik tüplerin içine konmuş çok küçük tohumlara benziyor....
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hz. Musa gibi denizi yarmak istedi.
Ama kamera icat olduğu için başarısız oldu..
Kızıl deniz Musa müslüm sarı murat emir mahir polat kılıçdaroğlu tamar sallandık şovmen muharrem ince özgür özel deprem
#Giresun da yaşanlar üzerine Bulancak haber ile söyleşi yapacağız.
Verimli bir görüşme ve çok önemli konuları sizlerle paylaşmak üzere sizleride bekliyoruz.
İzlemeniz ve katılımınız dileğiyle.!
#TeşhirEdiyoruz
📢TEŞHİR EDİYORUZ:
#Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği (@Giresunilmud) Giresun İl Müdürü @CavuntMurat, Doğankent Kaymakamı (@tcdogankent) Deniz Yıldırım, Doğankent Belediye (@dogbel28) Başkanı Rüşan Özden (@rusan_ozden) düzenledikleri "muhtarlar toplantısı" ile, Doğankent muhtarlarını "ikna odasında" ü konusunda ikna etmeye çalıştılar.
İşte toplantının detayları:👇
Toplantı daveti Kaymakam Deniz Yıldırım tarafından yapılıyor ve toplantı konusunun “kaçak yayla evleri” olduğu söyleniyor.
Normalde muhtarlar toplantısı Kaymakamlık Toplantı Salonunda yapıldığı halde Kaymakam, bu toplantı için muhtarları Kaymakamlık binasında değil, Doğankent Belediyesi’ne çağırıyor.
Muhtarlar çağrılırken onlara toplantıda Alagöz Madencilik konusunun da konuşulacağı önceden söylenmiyor.
Kaymakam, muhtarlarla yaylacılık konusunu konuşurken Alagöz Madenciliğin Ankara’dan gelen Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, muhataralarla görüşme yapmak ve ikna etmek için yan odada hazır bekletilmiş.
Toplantıda yaylacılık konusu konuşulup bittiğinde, muhtarlar toplantının bittiğini sanırken Belediye Başkan Rüşan Özden, Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt’u, Ankara’dan gelen Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’ı ve Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat'ı, yan odadan toplantı salonuna alıyor.
Belediye başkanı Rüşan Özden, (muhtemelen görüntü veya ses kaydı alınmasın diye) toplantıdaki herkesin telefonlarını toplatıyor.
Sonrasında Şirket Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Kaymakamın çağrısı üzerine toplanmış olan muhtarlarla konuşup onları Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin zararsız olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyorlar.
İşletme Müdürü Umut Polat toplantıda Alagöz Madenciliğin kirlettiği dere için derede canlı yaşam var diyerek derenin kirletilmediğini iddia ediyor.
Toplantıda Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin dereye hiçbir zarar vermediğini, sadece derenin suyunun bulanıklığından şirkete ceza yazıldığını söylüyor.
ŞU SORULARIN YANITLANMASI ZORUNLUDUR:
1- Muhtarlar çağrılırken toplantının gündemi neden önceden tam olarak bildirilmedi? Neden gündemle ilgili eksik bilgi verildi?
2- Daha önceki toplantılar Kaymakamlık Toplantı Salonunda yapıldığı halde bu muhtarlar toplantısı neden Doğankent Belediyesinde yapıldı?
3- Muhtarlar toplantısında yaylacılık konusunun yanı sıra Alagöz Madenciliğin faaliyetleri ile ilgili konuların da görüşüleceği neden gizlendi?
4- Yaylacılık konusu için çağrılan muhtarlarla toplantı yapılırken yan odada Ankara’dan gelen Alagöz Madencilik Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’ın ve Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat’ın ne işi vardı? Neden o sırada Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt ile birlikte toplantı yerinde hazır bekliyorlardı?
5- Toplantıda özel ve gizli bir görüşme yapılmayacaksa neden herkesin telefonları toplatıldı? Telefonları toplatmak bir usul ise bu işlem, neden toplantının başında değil de Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin konuşulmaya başlanması sırasında uygulandı? Kamuoyuna yansıması istenmeyen konular mı konuşulacaktı?
6- İşletme Müdürü Umut Polat derede canlı yaşamın devam ettiğini hangi bilimsel dayanaklara ve hangi raporlara göre ileri sürdü?
7- Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin çevrede kirlilik yaratmadığını ileri sürdüğüne göre, geçtiğimiz günlerde işletmeye verilen 2,5 milyon TL’lik ceza hangi gerekçeyle kesildi?
8- Sadece derenin suyu bulandığı için mi işletmeye 2,5 milyon TL ceza kesildi? Dere suyunun bulanması ile işletmenin faaliyetleri arasında bir bağ var mı? Derenin suyu yağmur sırasında da bulanabilir. Bunun için de işletmeye ceza kesilmekte midir? Daha önce sadece derenin suyu bulandığı için işletmeye kaç kez ceza kesildi?
Soruların muhatapları ve tüm sıralı sorumlular bu konuyu tüm boyutlarıyla ve şeffaf şekilde açıklığa kavuşturmak zorundadırlar.
@TC_icisleri@csbgovtr@murat_kurum@mustafaciftcitr
#Amedspor’un her türlü siyasi baskıya ve sahalarda maruz kaldığı ırkçı saldırılara rağmen büyük bir direnişle Süper Lig’e yükselmesi, sadece bir spor başarısı değil, bir halkın kimliğine ve iradesine sahip çıkma kararlılığının zaferidir.
Amedspor, bugün sadece bir futbol kulübü değil; adaletin, eşitliğin ve halklar arası köprünün yeşil sahalardaki temsilcisidir. Deplasman yasaklarıyla, tribün baskılarıyla ve ayrımcı dille sindirilmeye çalışılan Amedspor ruhu, bugün Süper Lig'e yükselerek tüm bu kuşatmaları parçalamıştır.
Amedspor’un Süper Lig’deki varlığı, hepimiz için gurur vericidir. Bu tarihi zaferi; takımı hiçbir deplasmanda yalnız bırakmayan, barışın ve kardeşliğin sesini yükselten onurlu halkımıza armağan ediyoruz.
Bijî Amedspor, bijî tekoşîna gelê me.
Doğadan uzaklaşan ve hatta onunla mücadele eden canlı, refleklerini ne kadar kaybederse kaybetsin, genetik olarak taa derinlerde vicdan kırıntısı vardır. Sistem bu insanları bu hale ne zaman getirdi, bir insandan bir canavarı nasıl inşaa etti...
— Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt Kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.
— Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek nasıl ki, doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK, PKK’nın uzantıları veya sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip onları düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir.
— “Terörist”likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş’Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?
— Arakan’daki, Myanmar’daki, Somali’deki, Filistin’deki, özetle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların derdi ile dertlenen, Gagauz yerindeki Hristiyan Türklere “soydaş” diye kucak açan Türkiye Cumhuriyeti ve onun muhafazakâr hükümeti, on yıllarca Baas Rejimi altında inim inim inletilen, en temel insanî haklarından mahrum bırakılan Suriye Kürtlerini hangi insaf, hangi vicdan, hangi akıl ile, sahiplenmek bir yana, nasıl düşman ilan eder?
— Üstelik Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile…
— Bu insanlarla onların duygudaşlığını bile bile….
— Daha da ötesi, Millî Savunma Bakanlığı’mız, Suriye Hükümeti’nin istemesi halinde, Halep’teki çatışmalarla ilgili olarak onlara destek verebileceğini ilan ediyor.
— Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ve Türk Milleti’nden beklenen ve yakışacak olan şey, Suriye’deki çatışan gruplar arasında arabuluculuk yapmak ve hakem rolü üstlenmektir.
— Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz.
— Kuzey Irak’taki Kürtlere de yıllar yılı düşmanlık edildi ama günün sonunda Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti son derece iyi komşuluk ve dostluk münasebetleri içindedir.
— Japon atasözü der ki, “arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma ola ki geri dönme ihtimalin olur.”
— Suriye Kürtleri ’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla “Terörsüz Türkiye” süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez.
Benden söylemesi…
@solhaberportali@nevzatevrimonal Klasik fizik ćöktü, görelilik teorisini kuantum mekaniği dama atmak üzere.Klasik fizik büyük yara aldığına gòre üzerine inşaa edilen felsefeler yara almaz mı? Marx döneminin en büyük sosyolog/kuramcılarından biri.Ama Marx zamanında atomun parçalanacağı bilgisi yoktu yav. Vs vs