Atanamayan İngilizce öğretmeni Rümeya Güven’in cansız bedeni Manavgat Irmağı’nda bulundu.
Çiğli'de, atanamayan coğrafya öğretmeni İbrahim Yeşildağ intihar etti.
Birecik'te atanamayan öğretmen Mustafa Kaya intihar etti.
Kastamonu'da atanamayan 21 yaşındaki matematik öğretmeni Kevser Abdülkadiroğlu intihar etti.
Aydın’da, 4 senedir iş bulamayan 25 yaşındaki sosyal bilimler öğretmeni Merve Çavdar intihar etti.
Giresun'da, ataması yapılmayan edebiyat öğretmeni Emine Sarıaydın intihar etti.
Liste uzayıp gidiyor.
10 yılda atanamadığı için intihar eden öğretmen sayısı 300 civarı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin zamanında, öğretmenler okulları doldurmak yerine mezarlıkları dolduruyor.
Gencecik çocuklar, eğitimli pırıl pırıl öğretmenler, hayattan ümidini kesmiş öğretmenler intiharı seçiyor.
Her vicdan sahibinin bu tablo karşında oturup hüngür ağlaması gerekirken, vicdanı olmayanlar seyrediyor.
Milli eğitimin ne kadar güzel, ne kadar başarılı, ne kadar harikulade olduğunun edebiyatını yapıyorlar.
Hayatlarının baharında hayatlarına kıyan bu gencecik evlatlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Onlara bu sonu hazırlayanların sonu inşallah daha kötü olur.
“Kitap okuyarak, şiir okuyarak, şarkı dinleyerek ya da bir fincan kahve içerek keyfi yerine gelen bir kadın; kimse tarafından yenilmez. Hayat bile onun karşısında kaybeder.”
— Halil Cibran
Meryem Suresi'ndeki en derin ders şudur: Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah'a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.
Geciken anahtar, kapının kıymetindedir.
Herkesin ömür akış aralığı farklıdır.
Sen istediğine 35 yaşında kavuşursun, sana 80 yıllık bir yol yazılmıştır.
Bir başkası 25’inde sahip olur ama ömrü 40 yıl sürer.
Hayat kimseye geç kalmaz;
Herkesin akışı kendine hayırlıdır.